
Jean Hersholt
Dr. Emil Brandt

Driven to desperation by his young and extravagant wife, alienist Dr. Emil Brandt has arranged a perfect crime; now he begs the police to lock him up before he can commit it.

Jean Hersholt
Dr. Emil Brandt

Wynne Gibson
Mrs. Frieda Brandt

Stuart Erwin
Dan McKee

Frances Dee
Doris Brandt

Gordon Westcott
Gilbert Reid

Robert Elliott
Captain Tim Riley

David Landau
Lieutenant Frank Martin

William Janney
James Brandt

Bodil Rosing
Hilda Ericson

Torben Meyer
Eric Ericson

Samuel S. Hinds
Philip Ames

Eddie Baker
Detective (uncredited)

Marion Byron
Bridge Player (uncredited)

Harry Depp
Police Stenographer (uncredited)

Arthur Hohl
Announcer (uncredited)

Agatha Christie'nin 1929 tarihli kısa hikayesi The House of Lurking Death’ten uyarlanan filmin başrolünde Fransız sinemasının usta aktörü André Dussollier var. Prudence (Catherine Frot) ve Belisaire Beresford (Andre Dussollier) amatör dedektiflik yapan, yaşı geçkin bir çifttir. Babette Hala (Annie Cordy) ziyarete geldiğinde onlara trende camdan bakarken bir cinayete tanık olduğunu anlatır. Ancak ortada hiçbir delil yoktur. Yaşlı çift olayı araştırmak için hemen kolları sıvar ve olay mahaline gider.

Geçirdiği ağır bir kalp krizi sonrası, doktorların tüm karşı çıkışlarına rağmen hastaneyi terk eden Avukat Sir Wilfrid Robarts evine döner. Henüz ilk günden davalar kapısına yığılmıştır. Fakat bunlar arasında bir cinayet davası vardır ki, adeta Robarts’ı yeniden hayata döndürür. Leonard Vole adındaki bir adam, yaşlı bir kadını öldürmekle suçlanmaktadır. Fakat uzun yılların verdiği deneyimle Robarts genç adamın masum olduğuna inanmaktadır. Davayı üstlenir, fakat tam her şey sonuca bağlanacakken beklenmedik bir şey olur. Davalının eşi Christine Helm, kendisine karşı tanıklık etmeye başlamıştır. Fakat neden?

Charlie amcanın, akrabalarını ziyaret etmek için sakin Santa Rosa kasabasına gelmesi, Hitckcock'un bu en ilginç ve gerilim dolu yolculuklarından biri olan filminin temelini oluşturur. Joseph Cotton, Philadelphia'dan Kaliforniya'ya ülkenin dört bir yanını dolaşıp, kanundan bir adım önde giden, yakışıklı ve çekici Charles amcayı canlandırıyor. Ama kısa süre içinde, başlangıçta hiçbir şeyin farkında olmayan adaşı, "Kuzen Genç Charlie" (Teresa Wright) amcasının, Neşeli dul katili olduğundan kuşkulanmaya başlayacak ve aralarında ölümcül bir kedi-fare kovalamacısı başlayacaktır. Hitchcock'un kişisel olarak en çok beğendiği filmlerden biri olan Shadow of a Doubt, senaryoyu yazan, Amerikan oyun yazarı Thorton Wilder ile yapılan işbirliğinin sonucunda ortaya çıkmıştır. İki ustanın birlikte yarattığı bu çarpıcı psikolojik gerilim filmi için, Hitchcock kısaca "Cinayet ve şiddeti evlerimize, gerçekten ait oldukları yere geri getirdi." demişti..

Paris'in varlıklı isimlerinden Benjamin Ballon'un hizmetçisi Maria Gambrelli, aşığının cesedi başında elinde bir silahla yakalanınca, esrarı çözmek üzere Pembe Panter vakâsıyla meşhur müfettiş Jacques Clouseau, yanlışlıkla da olsa göreve getirilir. Her türlü delil tersine işaret ettiği halde Clouseau genç ve güzel Maria'nın büyüsüne kapılmış bir halde gerçekleri görmek istemez. Bunlar olurken Baş Müfettiş Dreyfus, neden bir türlü kendisi dışında kimsenin Clouseau'nun tam bir baş belası ve beceriksizin teki olduğunu farkedemediğini düşünüp kendi kendini yemektedir. Maria bir kez daha bir cinayet mahallinde, Ballon'un bahçıvan'ının cesedinin başında yakalandığında da; evin bir diğer hizmetçisi Dudu'nun cesedi bulunduğunda da tüm gözler genç kadına dönecek, gelin görün ki Clouseau ısrarla burnunun dikine gidecektir.

Irwin bir gazeteci mi yoksa bir dedektif mi? Bu soruya cevap vermek zor… Los Angeles’lı gazeteci Irwin Fletcher (Chevy Chase) nam-ı diğer “acar hafiye,” kendini mesleğine adamış gerçekler ve adalet için çalışan iyi huylu bir gazetecidir. Kaleme almış olduğu birçok köşe yazısı ile birçok kişinin ipini çekmiş ve suçluların hüküm giymeleri için büyük bir çaba harcamıştır. Şimdilerde uyuşturucu konusunda bir araştırma yapan Irwin uyuşturucu trafiğini takip edebilmek için kimlik değiştirir. Görevi esnasında kemik kanseri yüzünden ölüme mahkum Stanwyk ile tanışır. Stanwyk, Fletch'den onu öldürmesini ister.... Bu “acar hafiyenin” kaç tane kimliği olduğunu tahmin bile edemezsiniz.

İngiltere… 1953 yılı… Küçük bir kasaba olan St. Mary Mead, sinema dünyasının kraliçesi Marina Rudd’un muhteşem dönüşüne hazırlanmak üzere, bu kasaba da bir ev satın almasıyla olaylar başlar. Bir süre sonra kasabaya gelen film yapımcıları, ünlü oyuncular ve set ekibi nedeniyle adeta bir festival yaşanmaktadır. Fakat verilen bir partide , içine zehir katılmış bir kokteyli hayranlarından birinin içmesi ve zehirlenerek ölmesiyle. Marina kendisini, amatör dedektif bayan Marple’ın da içinde bulunduğu gerçek bir gizemin içinde bulur…

Yönetmen Kurt Kuenne'in 25 Eylül 2001’de Latrobe, Pennsylvania'da, eski sevgilisi Shirley Turner tarafından vücudunun beş yerinden vurularak öldürülen arkadaşı Andrew Bagby anısına önce Shirley Turner'dan doğacak oğlu Zachary için başladığı, sonra ise Andrew'in ailesi David-Kathleen Bagby için tamamladığı tamamen gerçek kişi ve olayları konu edinen belgesel türündeki filmi.

Siyah beyaz bir gerilim klasiği. Yıllar önce öldürülen teyzesinin uğursuz evine geri dönen bir kadının, kendisinden bir şeyler saklayan kocasının garip davranışları neticesinde deliliğin sınırına geldiği bu atmosferik gerilim, tahmin edeceğiniz gibi başroldeki Ingrid Bergman‘a En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını getiriyor. Evin siyah-beyaz atmosferinin başarısı nedeniyle film En İyi Sanat Yönetimi (Siyah-Beyaz filmde) Oscar’ını alıyor.

Kütüphaneci ve gerçek suç avcısı Aurora Çavuş Jack Burns'u hiç sevmez, ve aynı zamanda onu görmek istemez. Çavuş Jack'ın ölü bedeni Aurora'nın evinin dışında bulunca, o zaman Aurora ana şüpheli olur. Katili bulmaya ve adını silmeye kararlı olan Aurora, bir kez daha maceraya dalar...

Hercule Poirot uzun süredir beklediği tatili yapmak için Devon sahillerindeki Kaçakçılar Adası’nda bulunmaktadır. Her şey yolunda giderken ünlü bir aktris olan Arlena Stuart denizde boğulmuş olarak bulunur. Cinayet soruşturması başlatılınca aktrisle aynı otelde kalan tüm konukların bir şekilde Arlena ile bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Ama asıl cevap bulması gereken soru şudur: Ailesi dahil bu konuklardan hangisi Arlena’yı öldürecek kadar ondan nefret etmektedir.

After being run out of Las Vegas, reporter Carl Kolchak heads for Seattle and another reporting job with the local paper. It's not long before he’s on the trail of another string of bizarre murders. It seems that every 21 years, for the past century, a killer murders a certain number of people, drains them of their blood, and then disappears into the night. Kolchak is on his trail, but can he stop him?


Tamamen yeni sezona hazırlık için bir ara bölüm olarak düşünülmüş ve seyircilere sunulan yılbaşı jest bölümüdür.

Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor. Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır.

Zengin dul Violet Venable'ın tek oğlu kuzeni ile tatildeyken ölür. Kız gördüklerinden sonra delirir ve Bayan Venable gerçeklerin ortaya çıkması için Catherine 'e lobotomi yapılmasını istiyor...

Eski eşinin evlilik dışı ilişkisinin ardından cesareti kırılan Grace Waters, yeni bir aşk sayesinde öz güvenini tekrar kazanır. Ancak sırların açığa çıkmasının ardından, Grace'in hassas yanı yerini şiddet eğilimine bırakır.

Hokey yöneticisi Benoit Brissel’in cesedi, Quebec ve Ontario sınırındaki tabelada bulunduğu zaman, suçla ilgili yasal yetki iki tarafın polis gücü tarafından paylaşılır. Montrealli David Bouchard ve Torontolu Martin Ward birlikte çalışmak için görevlendirilirler.

Keith Ripley, usta bir soyguncudur. Hırsızlığı kurallarına uygun olarak yapıyordur. Polisle iş birliği yapmaz, teslim olmaz, ortağını korur. Ripley'in son ortağı da bu kuralları bozduğu için ölmüştür. Jack Gabriel, New York becerikli bir sokak hırsızıdır ve bir o kadar da karizmatik ve yakışıklı. Keith bir gün Jack'in kendisinin de peşinde olduğu bir mücevher satıcısını soyarken gördüğünde yeni ortağını bulur. Birlikte büyük ve tehlikeli bir soygun yapacaklardır. Böylece Keith eski ortağının Rus mafyasına olan borcunu ödeyecek ve vaftiz kızı Alex'in hayatını kurtaracaktır. Bu plan hazırlanırken Keith istemese de Alex ve Jack yakınlaşırlar. Fakat iş bundan daha da karmaşık bir hal alacaktır; birisi hırsızlığın kuralını bozmuştur.


Küçük sakin bir kasaba olan Grovetown genç bir çiftin garip intihar olayıyla sarsılmaktadır... Başka intiharlar da ortaya çıkınca dinine bağlı protestanlardan oluşan kasabalılar kilisenin ve inançlarının korumasına sığınırlar. Kasabanın vaizinin oğlu ile arkadaşlık eden Lindsay (Elizabeth Rice), ise kasaba halkı kadar rahat değildir ve olanları aklından çıkaramamaktadır. Olayın gizemini araştıran Lindsay dini inancı olmayan bir aileden gelen Aidan (Thomas Dekker), ile arkadaş olur. Genç kız daha sonra şeytani ve açıklanamaz bir varlığın tüm bu olayların sebebi olduğuna kanaat getirir. Sanki gizli bir katil bir kurbandan diğerine dolaşmaktadır... Korku içindeki kasabalılar olan olayların intikamını kimden alacağını bilmez haldeyken Lindsay bilinmezlerin çözümünün Aidan’da olduğunu düşünür... İntiharlar bir veba salgını gibi artmaktadır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir