
Wallace Beery
Andy 'Champ' Purcell


Wallace Beery
Andy 'Champ' Purcell

Jackie Cooper
Dink Purcell

Irene Rich
Linda Carleton

Roscoe Ates
Sponge

Edward Brophy
Tim

Hale Hamilton
Tony Carleton
Jesse Scott
Jonah

Marcia Mae Jones
Mary Lou Carleton

Dannie Mac Grant
Boy Taunting Dink (uncredited)

Frank Hagney
Mexican Champ Manuel Quiroga (uncredited)

Dell Henderson
The Doctor (uncredited)

Tom McGuire
Los Angeles Promoter (uncredited)
Bob Perry
Referee (uncredited)

Lee Phelps
Louie the Bartender (uncredited)

Andy Shuford
Boy at Racetrack (uncredited)

Ben Crane, yara almış olan yarış atlarının bir şans daha hak ettiklerine inanmaktadır. Kızı Cale ile birlikte bir atın bakımını üstlenerek önceki sahibi tarafından kurban edilmesine engel olurlar. Söz konusu kısrağın çiftliğe gelmesi aslında baba ve kızı için yitirmiş oldukları aile bağlarını yeniden inşa etmek için büyük bir fırsattır. Bacağı kırık kısrak Sonya, belki de yarış pistine dönmek için bir şansa daha sahip olabilir. Elbette Cale, Ben ve babasının çabaları ile gerçek anlamda mucizeler bile yaratılabilir.

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.

Rüyaların gerçek olması için hiç bir zaman geç olmadığını kanıtlayan bir beysbol coach’unun öyküsü...Jim Morris parlak bir beysbol oyuncusuyken omzundan ağır biçimde sakatlanarak emekliye ayrılmak zorunda kalır. Evlenip çoluk çocuğa karışan Morris küçük bir kentte kimya öğretmenliği ve beysbol antrenörlüğü yapmaya başlar.Morris’in çalıştırdığı kaybetmeyi adet edinmiş, vasatın çok altında bir takımdır. Oysa Morris sakatlanınca yarım bırakmak zorunda kaldığı bir işi bu takım ile tamamlamayı hayal etmektedir.

Young Cedric Errol and his widowed mother live in genteel poverty in 1880s Brooklyn after the death of his father. Cedric's grandfather, the Earl of Dorincourt, has long ago disowned his son for marrying an American. But after the death of the Earl's remaining son, he decides to accept Cedric as his heir.

Nick parçalanmış bir ailenin çocuğudur. Annesi Vicki ile babası David boşanmıştı ve mahkeme onun velayetini annesine vermiştir. İyi bir baba olan David boşanmanın ardından oğlundan uzak kalsa da onunla ilgilenmeyi ihmal etmez. İyi bir çocuk ve başarılı bir öğrenci olan Nick’in hayatındaki değişim kısa sürede ailesinin de dikkatini çeker. Oğlundaki değişimlerin nedenini anlamaya çalışan David acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Nick, kristal meth bağımlısıdır. David, oğlunu iyileştirmeye kararlıdır ve her ne olursa olsun onu içine düştüğü bataklıktan kurtaracaktır.

I.Dünya Savaşı sıralarında, Cal Trask, babasının sevgisini kazanmak için kardeşi Aron'la yarış halinde.. Ancak Cal, karakteri açısından savaşla, işiyle ve kendisiyle iyi bir ilişkisi olmayan annesiyle devamlı kavga etmeyi yeğliyor. "Cennetin Doğusu", ünlü yazar John Steinbeck'in aynı adlı romanından Elia Kazan tarafından yapılmış bir uyarlama... Cennetin Doğusu, (East of Eden) yönetmenliğini Elia Kazan'ın yaptığı, 1955 yapımı bir ABD filmidir. John Steinbeck'in aynı adlı romanından, Paul Osborn tarafından senaryolaştırıldı. Başlıca rollerini James Dean, Julie Harris ve Raymond Massey'nin paylaştığı film, Jo Van Fleet'e En iyi yardımcı kadın oyuncu oscarını kazandırdı. Ayrıca film, en iyi aktör, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo oscarlarına da aday gösterildi. Film, Golden Globe, Cannes film festivali gibi birçok törenden ödülle dönmüştür...

Oscar ödüllü oyuncu ve yönetmen Robert Redford'un yaşanmış bir öyküden yola çıkarak çektiği bu film, babalar ve oğullarını konu alır. Sevginin varolduğu ama duyguların açığa vurulmadığı bir ailede yetişen iki erkek kardeş, Norman ve Paul, kendilerine farklı yollar çizme çabasındadırlar. Kuralcı bir din adamı olan babalarıyla çıktıkları balık avları onları doğaya yakınlaştırsa da birbirlerini tam olarak anlamalarına yardımcı olamaz. Sonunda iki genç babalarına baş kaldırır; Norman eğitimine evden uzakta bir üniversitede devam eder, Paul ise Montana'da kalır ancak içki ve kumar dolu yıkıcı bir yaşam sürer. Aradan geçen yıllar aile bağlarını zayıflatsa da, onların hikâyesindeki ipuçları hala balık avlama sanatının gizeminde yatar. Montana'da büyüleyici manzaralar eşliğinde anlatılan bu şiirsel öykü, hayatın ritmini yakalıyor. Yönetmen Redford, kendi duygularının derinliğini yansıtamayan insanların hislerini bu filmde başarıyla aktarıyor.

Savcı yardımcısı bekar anne Jackie'nin, büyük bir davayı sonlandırıp Noel'i kızı ile geçirme planları, pek görüşmediği babasının ziyareti ile alt üst olur.

Başrollerinde Brenda Blethyn ile Marianne Jean-Baptiste’in oynadığı film, başarılı bir Afrikalı-Britanyalı olan Hortense Cumberbatch’in ailesinin tarihini araştırdığında annesinin işçi sınıfından beyaz bir kadın olan Cynthia Rose Purley olduğunu öğrenmesiyle yaşananları anlatır.

Gelmiş geçmiş en iyi western filmleri arasında gösterilen filmde, Şerif John T. Chance ve iki yardımcısı kasabada işlenen cinayetlerin peşine düşerler. Ancak yardımcılarının birinin çok genç, birinin de alkolik olması onun başına türlü belalar açar...

The story of boxer Rocky Graziano's rise from juvenile delinquent to world champ.

Yıllar önce ringlerden uzaklaşmış olan eski boks şampiyonu Billy karısından ayrılmış ve kendisine adeta tapan küçük oğluyla birlikte yaşamakta önemsiz maçlara çıkarak içki parasını denkleştirmektedir. Bu esnada ortaya çıkan eski karısı çocuğun vekaletini isteyince iyice yaşlanmış ve çaptan düşmüş bu eski boksör oğlunu tekrar kazanmak için ringlere geri dönecektir.

Frantisek Louka (Zdenek Sverak), Çekoslovakya'da devlet konservatuarında çello çalan bir bekardır. Orkestradaki işini kaybedince para kazanmak için cenazelerde çalmaya ve mezar taşlarını boyamaya başlamıştır. Ancak borcu gittikçe büyüyünce arkadaşı Mr.Broz (Ondrej Vetch), Rus bir kadınla evlenmesi için onu ikna eder. Kadın Louka'yla Çekoslovakya vatandaşı olabilmek için evlenir ancak evlendikten sonra Batı Almanya'daki sevgilisine kaçar. Geride bıraktığı beş yaşındaki oğlu Kolya (Andrej Chalimon)'nın anneannesi ölünce, Kolya üvey babasıyla yaşamak için Çekoslovakya'ya gelmiştir. Huysuz ihtiyar Louka ile sevilmeyip de ne yapılası Kolya'nın öyküsü..

An unscrupulous boxer fights his way to the top, but eventually alienates all of the people who helped him on the way up.

Charley Davis, against the wishes of his mother, becomes a boxer. As he becomes more successful the fighter becomes surrounded by shady characters, including an unethical promoter named Roberts, who tempt the man with a number of vices. Charley finds himself faced with increasingly difficult choices.

Estranged siblings reunite after years apart, forced to confront unresolved tensions and reevaluate their strained relationships with their emotionally distant parents.


40'ına yaklaşmış olan Johanna Perry , 14 yaşından beri yanında yaşadığı ve bakıcılık yaptığı kadın ölünce, yeni bir ailenin yanına gelir. Zengin bir avukat 16 yaşındaki torunuyla beraber yaşamaktadır ve Johanna'dan torununa bakıcılık yapmasını ister. yıllardır bir rutin içerisine ve asosyal olarak devam eden Johanna'nın hayatı bu ailenin yanına gelince kökten değişir.

Her hafta Los Angeles'ta zırhlı kamyonlarla yüz milyonlarca dolar taşıyan bir firmanın en yeni üyesi kendini kısaca H olarak tanıtan esrarengiz bir adamdır. Bir soygun sırasında kontrolü ele alıp durumu kolayca çözen H ekip arkadaşlarını şaşırtır. Soygun girişimi karşısında soğukkanlılığı ve silah kullanımında sergilediği ustalık, geçmişine dair kimi soruların sorulmasına yol açar.

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir