
Sheridan Smith
Lisa Lynch


Sheridan Smith
Lisa Lynch

Paul Nicholls
Pete Lynch

Rebekah Staton
Gabby

Michael Maloney
Ian McFarlane

Susannah Fielding
Abigail

Stephanie Vogt
Sara
Tom Hutch
Jack

Haydn Gwynne
Jane McFarlane
Chrissie Cotterill
Nurse

Silas Carson
Professor Kefah Mokbel

Orla Fitzgerald
Mary - Chemo Nurse

Marcus Griffiths
Pete's Colleague

Jamie Baughan
Sam

Peter Landi
Anaesthetist
Michael Heath
Wig Man

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Nick parçalanmış bir ailenin çocuğudur. Annesi Vicki ile babası David boşanmıştı ve mahkeme onun velayetini annesine vermiştir. İyi bir baba olan David boşanmanın ardından oğlundan uzak kalsa da onunla ilgilenmeyi ihmal etmez. İyi bir çocuk ve başarılı bir öğrenci olan Nick’in hayatındaki değişim kısa sürede ailesinin de dikkatini çeker. Oğlundaki değişimlerin nedenini anlamaya çalışan David acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Nick, kristal meth bağımlısıdır. David, oğlunu iyileştirmeye kararlıdır ve her ne olursa olsun onu içine düştüğü bataklıktan kurtaracaktır.

Borderline kişilik bozukluğu tanısıyla ailesinden koparılarak “Claymoore” adlı psikiyatri kliniğine yatırılan yazar adayı genç Susanna Kaysen’in (Winona Ryder) buradaki personel ve hastalarla yaşadığı hüzünlü, heyecan verici, iç burkucu ilişkinin hikayesini anlatan film yazar Susanna Kaysen’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanmıştır.

1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

James ve ömür boyu en yakın üç arkadaşı, Batı Galler'deki çarpıcı kıyı bölgesi Barafundle Körfezi'ne akıl almaz bir geziye çıkarlar. Ardından dostluk, kahramanlık ve aşkla ilgili dokunaklı ve komik bir macera var.

20. yüzyılın başlarında, Fransa’da, bir çocuğun hayatından kesitler sunan filmde, Marcel, hayranlık duyduğu öğretmen babası ve ukala Jules Eniştesi’nin başarılarına tanıklık ederek büyümektedir. Marcel, ailesiyle birlikte, bir yaz tatilini Provence kasabasındaki yazlık evde geçirirken, kendisine Provence dağlarının sırlarını öğretecek olan, yaşıtı bir köylü çocuğuyla arkadaş olur.

James White is a troubled twentysomething trying to stay afloat in a frenzied New York City. As he retreats further into a hedonistic lifestyle, his mother's battle with a serious illness faces a series of setbacks that force him to assume more responsibility. With the pressure on him mounting, James must find new reserves of strength or risk imploding completely.

Truffaut’nun sağır ve dilsizler için kurulan bir enstitüde çalışan doktor Itard’ı canlandırdığı filmde, ormanda bulunan ve konuşmayı bilmeyen Victor adlı bir ‘vahşi’nin uygarlığa döndürülme macerası anlatılıyor. Enstitünün sert yöntemlerinin Victor’u daha da uzaklaştıracağını düşünen Itard onu evine almaya karar veriyor.

Köklü ve zengin bir aileden gelen Oliver Barrett IV,aile geleneğini devam ettirerek kendisinden öncekiler gibi Harvard Üniversitesinde hukuk okumaktadır.Bir gün Radcliffe Kolejinde müzik öğrencisi olan işçi sınıfından Jennifer Cavalleri 'ye aşık olur.Çift evlenmeye karar verir,ancak Oliver'in babası Oliver Barrett III bu evliliğe onay vermez ve oğlunun harçlığını keser ayrıca onu mirasından da mahrum edeceğini söyler.Oliver'ın babasının maddi desteği olmadan Harvard'a devam etmesi çok zordur.Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan yeni evli çift Oliver'in okul masraflarını karşılamak için farklı işlerde çalışmaya başlarlar.Bu arada çocuk istedikleri halde gebe kalamayan Jennifer'in yapılan tetkikler sonucunda lösemi hastası olduğu anlaşılır.


The story of a New York pro baseball team and two of its players. Henry Wiggen is the star pitcher and Bruce Pearson is the normal, everyday catcher who is far from the star player on the team and friend to all of his teammates. During the off-season, Bruce learns that he is terminally ill, and Henry, his only true friend, is determined to be the one person there for him during his last season with the club. Throughout the course of the season, Henry and his teammates attempt to deal with Bruce's impending illness, all the while attempting to make his last year a memorable one.

Ünlü bir stand-up ustası olan George Simmons, kan dolaşımındaki bir sorun nedeniyle ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. George'un bir yıldan az ömrü kalmıştır. Ira ise ümit vaadeden ve George'u örnek alan bir stand-up komedyenidir. Ira ve George günün birinde aynı klüpte sahne alırlar. Ira'nın yeteneğini fark eden George, onu asistanı olması için ikna eder. Ira’nın hayatına girmesi ile George bir çalışandan çok, bir arkadaş edinmiştir.


Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?

Tanrıkent filmiyle dikkatleri üzerine çeken Fernando Meirelles, John Le Carre’ın çoksatan romanından uyarladığı Arka Bahçe’yi; yine kendine has, eşsiz bir üslupla sinemaseverlerle buluşturuyor. Arka Bahçe, Kenya’da vahşice öldürülen aktrist Tessa Quayle’in ölümünün ardındaki esrar perdesini kaldırmak isteyen kocası Justin Quayle’nin bireysel çabalarıyla ortaya çıkardığı büyük bir komployu anlatıyor.

Tayland'ın en ünlü hapishanelerinden birinde 3 yıl hapis yatmış genç İngiliz boksör Billy Moore'un, gözlerinize inanamayacağınız anılarından uyarlanan gerçek bir hikaye. Bir anda kendisini uyuşturucunun ve hapishane içi çete savaşlarının içinde bulan Moore, hapishane yönetimi Muay Thai boks turnuvalarına katılabileceğini söylediğinde, bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşünür. Billy, özgürlüğünü kazanmak için bir dövüşten başka bir dövüşe savrulduğu, aksiyon ve yumruklarla dolu, sonunda da özgürlüğünden başka kaybedecek bir şeyi olmadığı bir maceraya sürüklenir.

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir