
Buster Keaton
The Boat Builder


Two families embark on a pleasant Sunday picnic but manage to run into a variety of issues with their temperamental automobile. Each incident requires repeated exits and reboardings by Laurel, Hardy, their wives and grouchy, gout-ridden Uncle Edgar.

Laurel ve Hardy bu kez balık işinde. Balık satmak için şehir geziyorlar. Stan, balıkları kendisinin yakalayabileceğini ve insanlara satarken kâr edebileceklerini söyler. Ollie bu fikirden hoşlanır, böylece hurdalıkta bir tekne alırlar ve bazen başarısızlıkla sonuçlanırlar. Sonunda tekneyi tamir ettiklerinde, tüm operasyon güneye kayar.

Charlie (Little Fellow), kırlarda dolaşırken bir ağacın altında oturup karnını doyurmak ister. Bu sırada oradan geçen bir aylak, ona çaktırmadan ekmeğini alıp yerine bir tuğla bırakınca aç kalan Charlie ot yemek zorunda kalır. Aynı hırsız biraz sonra yakınlardaki bir çiftlikten gelen Edna' ya saldırdığında Charlie yanındaki tuğlayı hırsıza vurarak kızı kurtaracak, bu esnada da ona aşık olacaktır. Hırsız yakınlardaki arkadaşlarını da çağırıp yeniden onlara saldırır; ama Charlie onları döverek göle atmayı başarır. Böylece Charlie, kendisine minnettar kalan Edna tarafından çiftliğe götürülür ve orada çalışmaya başlar. Sakarlıkları ile her yeri karıştırırken çiftliği soymak için gelen hırsızları yeniden alt eder ve bu esnada yaralanır; onun bakımını üstlenen Edna' nın da yakınlığını kazanır. Fakat bir gün Edna' nın bir nişanlısı olduğunu fark edecek ve onlara sorun olmak istemediği için kısa bir veda mektubu yazarak gizlice çiftlikten ayrılacak ve ait olduğu yaşama geri dönecektir

Bir zamanlar Hollywood'un ünlü ve aranılan bir yönetmeni olan Mel Funn (Mel Brooks) alkol sorunu yüzünden uzunca bir süredir mesleğinden uzak kalmıştır. Artık içkiyi bırakmış olan bu eski komedi filmleri yönetmeni, iki sadık yardımcısı, Marty Eggs (Marty Feldman) ve Dom Bell (Dom DeLuise)'le birlikte eski güzel günlere muhteşem bir dönüş plânlamaktadır: Sessiz bir film yapacaktır. Zarar etmekte olan bir film yapımcısına (Sid Caesar) bu teklifini götürür (tabii bütün bunlar ara yazıyla verilir, çünkü izlemekte olduğumuz konusu 1970'li yıllarda geçen bu renkli film sessiz ilerlemektedir, ancak yine de yer yer bazı ses efektleri ve müzik işitilir). Yapımcı önce saçma bulduğu bu öneriye güler geçer, çünkü yıl 1976'dır ve sessiz filmlerin devri çoktan kapanmıştır. Ancak çaresizdir, çünkü "Engulf ve Devour" adlı bir film şirketini satın almak üzeredir.Yapımcı filmde ünlü Hollywood oyuncularının da yer almaları koşuluyla projeye yeşil ışık yakar

Sherlock, bir sinema salonunda film oynatıcısıdır ama hayal dünyasında yaşar. Esas hayali sıkı bir dedektif olmaktır ve tabi bir de sevdiği kızla evlenmek. Ama beş parasızdır ve bu biraz zor gözükür. Derken dedektif olma fırsatı eline geçer. Ama gerçek hayatta değil rüyada. Çünkü Sherlock oynattığı bir gangster filminin içerisine girerek oradaki dedektif olmuştur...

Mickey, Donald ve Goofy bir kendin yap gemi seti alır. Gemiyi bir araya getirirler, Minnie bitmiş gemiyi suya indirirken gemi parçalanır ve suda kaybolur!

Kevin Durant’ın rol aldığı bu eğlenceli ve enerjik basketbol filminde, basketbolun yıldızı 16 yaşındaki bir hayranıyla yeteneklerini değiş tokuş eder. Genç hayranı Brian kahramanı Kevin Durant’ın yeteneklerini alınca, okul takımının yıldızı olur… Kevin Durant ise aniden atış yapamamaya başlar. Playoff karşılaşmaları yaklaşırken, Brian gerçek bir kazanan olmak için çok çalışmak gerektiğini öğrenir ve kahramanının kötü şeyler yaşamasını önlemek için işleri çok geç olmadan yoluna koymaya çalışır...

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!

Küçük Ferdinand bir boğadır. Arenaya girdiğinde, umursadığı tek şey, Matador'un elindeki çiçeklerdir.

Eğlenceyi seven deniz canavarı Alberto, tüm kalbiyle sabırlı akıl hocası Massimo'ya kendini kanıtlamak ister.

When a young girl’s sketchbook falls into a strange pond, her drawings come to life—chaotic, real, and on the loose. As the town descends into chaos, her family must reunite and stop the monsters they never meant to unleash.

Kaptan Korsan, "Yılın Korsanı" ödülünü almak için rakipleri Kara Bellamy ve Pala Bıyık Liz'i alt etmek zorundadır. Onları Kanlı Adalar'dan Viktorya İngilteresine uzanan zorlu bir yolculuk beklemektedir. Bu yolculuk boyunca Kaptan Korsan yanına şaşkın bir bilim adamını da alıp kötücül güçlere sahip bir kraliçeye karşı da mücadele veriyor. Ama bir korsanın en büyük tutkusunun macera olduğunu asla unutmadan!

Charlie Chaplin, son sessiz filminde yüksek tempolu işi sebebiyle çıldıran bir fabrika işçisini canlandırıyor. Hastane sonrası bir yürüyüşe karışan Küçük Serseri hapse düşüyor. Aşık olduğu kızı yetimhaneden kurtarmaya çalışan Küçük Serseri, bir çok işe girip çıkar ve mutlu bir hayat kurmaya çalışır.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

Prof. Barbenfouillis başkanlığında bir grup astronom Ay'a gitmek üzere planlar yaparlar. Sonuçta dev bir toptan gönderilen mermi şeklindeki uzay gemileri ile hedeflerine ulaşırlar. Ancak burada Aylılar tarafından kaçırılıp Ay kralının sarayına götürülürler... George Méliès'in çoğu Jules Verne'e dayanarak yaptığı yüzlerce kısa filmden bu en ünlüsü, -açıkça H.G.Wells'in First Men in the Moon'undan da esinlenerek- sinema tarihinin ilk bilim kurgu filmi olarak haklı bir üne sahiptir. Méliès'in filmleri janra ait klişelerin tümüne sahiptir neredeyse; çılgın bilim adamları, dehşet verici icatlar, roketler vs vs.. Roketin Ay'a varışını simgeleyen sempatik sekans, kuşkusuz sinemanın en bilinen sahnelerinden birine vesile olmuştur.

Buster, MGM Newsreels'in güzel bir ofis çalışanına delicesine aşık olduktan sonra ferrotipi portre fotoğraçılığını bırakıp elden düşme bir kamera alır ve çalışmalarıyla aşık olduğu kızı (ve MGM'yi) etkilemek için kameraman olarak işe başlar.

1920’li yılların sonunda Hollywood sinema sektörünü kökünden değiştirecek ’teknolojik’ bir devrim yaşandı. Ses, "henüz hiçbir şey duymadınız" repliği ile film pelikülüne bir daha hiç ayrılmamak üzere girdi. Fakat sinema sektöründe yaşanan bu devrim boyutundaki bu değişim pek çok insanın mesleğini ve kariyerini de derinden sarstı. Dönemin en karizmatik aktörleri arasında yer alan George Valentin de sesin beklenmedik biçimde sinema perdesine yansımasından payına düşeni alıyor. Yanı başında boy gösteren taze ve güzel oyuncu Peppy Miller’ın ise aklı fikri şöhrette.


Rollo, aşığı Betsy ile evlenip, gemi ile Honolulu'ya gitme kararı alır. Betsy teklifini reddedince, tek başına gitmeye karar verir ancak yanlış gemiye biner. Navigator adlı bu gemi Betsy'nin babasına aittir. Bundan bihaber Betsy'de babasını görmek için gemiye biner. Gemiyi ortadan kaldırmaya çalışan ajanlar gemiyi mürettebatsız serbest bırakır. İki şımarık aşık birbirlerinden ve gemide yalnız olduklarından habersiz okyanusa açılır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir