
Ramon Novarro
Jamil El Shehab


Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.

Faced with the suspicious death of their father, two brothers must motivate one another to get back on their bikes and take the Las Vegas Motocross Championships by storm.

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Loretta Castorini, utangaç nişanlısını bekleyen, biraz da evde kalmış, duygusal bir kadındır. Loretta beklediğinin gerçekleşmemesi sonucunda kapıldığı umutsuz duygular sonucunda nişanlısının biraz yabani gibi gözüken erkek kardeşi Ronny'e (Nicolas Cage) aşık oluyor. Ronny bir fırın işçisi olup, operaya ve hayata düşkün bir adamdır...

Psikolojik sorunları olan genç Ricky, saplantıyla aşık olduğu uyuşturucu müptelası porno yıldızı Marina'yı kaçırır. Tek amacı, güzel kadının kendisine aşık olmasıdır. Bu arada Marina'nın son filmini çeken yönetmen Maximo da kendisini genç kadının güzelliğine kaptırmıştır. Marina'nın yine uyuşturucu yüzünden başını belaya soktuğunu düşünen kardeşi Lola onu aramaya başlar. Zaman geçtikçe, Marina, kaçma isteği ve kendisini kaçıran adama aşık olması yüzünden ikileme düşer. Ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın, erotizm, gerilim ve romatizm içeren bu başyapıtında Antonio Banderas güçlü oyunculuğu ile dikkatleri üzerine topluyor.

Üniversitedeki ilk günlerinde tanışan Jeremy ve Melissa kısa süre içinde birbirlerine deliler gibi aşık olur. Ancak bir süre sonra Melissa’nın yakalandığı amansız hastalık, gençleri ciddi bir sınavdan geçirirken, aşka ve umuda sıkı sıkı tutunmalarını sağlayacaktır.

Sinbad hikayesiyle örtüşen bu filmde, Fairbanks başına buyruk bir hırsız olarak bağdatta dilediğince yaşamaktadır. Bir gün gizlice girdiği sarayda prensesle karşılaşması hayatını değiştirir. Kendini prens gibi gösteren hırsız prensesle evlenmek ister. Sonunda Prensesle evlenmek isteyen diğer 3 soylu prensle bir yarışa tutulur. Buna göre prensese en inanılmaz hediyeyi getiren onunla evlenebilecektir.

Prens Ahmed, Bağdad'ın meşru kralıdır, ancak kör edilmiş ve dilenciliğe kadar düşmüştür. Büyük Vezir Cafer'in esiri olarak hapishanede Abu ile tanışır, ki Bağdad'ın en meşhur hırsızıdır Abu. Bu ikili birlikte Cafer'in hapishanesinden kaçarlar ve bir dizi ilginç maceraya atılırlar. Maceralarının arasında şişedeki cinden, uçan mekanik bir halıya, her şeyi gören büyülü bir mücevherden güzel bir prensese pek çok şeyle karşılaşmak da var... Pek çok filme ve animasyona ilham veren meşhur kült film.

Avustralyalı azimli bir genç kız, tek başına yelkenle dünyayı dolaşan en genç kişi olma hayalinin peşinden giderken korkularıyla yüzleşir.

The Austrian Secret Service sends its most seductive agent to spy on the Russians.

Üç mahkum hapisten kaçarlar, içlerinde en masumu henüz 23 yaşındaki Bowie’dir, masumiyetini kanıtlamak için çabalamaktadır. Ancak diğer firari arkadaşları tek gözlü Chickamaw ve T-Dub onun hayatını olumsuz yönde etkileyeceklerdir. Kaçtıktan sonra sığındıkları evde, Bowie tanıştığı Keechie’ye aşık olur. Banka soygununuda gerçekleştirirler, Bowie, Keechie ile evlenirde fakat sorunlar bitmez onlar için.

A group of archaeologists asks Tarzan to help them find an ancient city in a hidden valley of women. He refuses, but Boy is tricked into doing the job. The queen of the women asks Tarzan to help them.

The queen of Egypt barges the Nile and flirts with Mark Antony and Julius Caesar.

Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Aladdin, zamanını Agrabah şehrinde pazardan yiyecek çalarak geçiren fakir bir gençtir. Gecelerini, şehrin farklı bölgelerinde uyuyarak geçirirken, gündüzlerini ise hırsızlığa ayırmaktadır. Ancak yaşam tarzına rağmen aslında Aladdin'in altın gibi bir kalbi vardır. Onun macerası, tuhaf babası tarafından zorla evlendirilmeye çalışılan bir genç kızla tanıştığı zaman başlar. Bu genç kız aslında ülkenin sultanının kızı olan Prenses Jasmine'dir. Aladdin'in şansı, Harikalar Mağarası'ndan sihirli bir lamba aldığında aniden değişir. Bilmeden aldığı bu lambada, eğlenceye düşkün, neşeli ve 3 dileğini gerçekleştirme şansına sahip olan bir cin vardır. Aladdin'in lambanın cini sayesinde sevdiği kıza ulaşmaya çalışırken bilmediği şey ise Sultan'ın danışmanı Jafar'ın hem Aladdin hem de lamba için kendi planları olduğudur...

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir