
Naga Chaitanya Akkineni
Raju

Raju, balıkçılık tutkunu bir adam, Satya'ya aşıktır. Satya onun denize açılmasını istemez, başka iş bulmasını önerir. Raju onu dinlemez, denize açılır ve kendini Pakistan sularında bulur, tutuklanır.

Polis Sharon Pogue (Jennifer Lopez), görevi sırasında ölümcül bir tuzağa düşmek üzereyken, orada tesadüfen bulunan gizemli bir yabancı (Catch - Jim Caviezel) tarafından kurtarılır. Aslında bu Sharon ve Catch'in ilk karşılaşmaları değildir ve sonuncusu da olmayacaktır. Sharon ve Catch tesadüf ötesi iki karşılaşma ardından aşkı içlerinde hissederler. Hayatları ile ilgili gerçekleri birlikte keşfederken, geçmişten taşıdıkları sırlarla zorlu bir mücadele başlar.


1990’larda Sierra Leone’de gelişmekte olan kaos ve iç savaşın fon oluşturduğu Kanlı Elmas, Güney Afrikalı paralı asker Danny Archer ile Mendeli balıkçı Solomon Vandy’nin hikayesi. Her iki adam da Afrikalıdır fakat geçmişleri ve şartları olabildiğince farklıdır. Ne var ki hayatlarını değiştirebilecek pembe bir elması bulmak için çıktıkları serüvende yazgıları kesişir.

Kaptan Phillips, Amerikan bandıralı yük gemisi Maersk Alabama'nın, 2009 yılında Somalili korsanlar tarafından kaçırılmasını konu alan çok katmanlı bir incelemesidir. Film, olayın çok sayıdaki küresel etkisini hem çok heyecanlı bir gerilim olarak hem de karmaşık bir portre olarak sunmaktadır. Film, Alabama'nın kaptanı Richard Phillips ile onun Somalili muadili Muse arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır.

Pizza dağıtıcısı Victor, birkaç gün önce tanıştığı Elena'yla ateşli bir tartışma yapıyor. Çünkü Elena, Victor'la tanıştığında sarhoştur ve ayıldıktan sonra Victor'u istemediğini söylemiştir. Bu tartışma sırasında çıkan seslerden dolayı iki polis memuru sahneye giriyor ve kazara bir silah patlıyor… 4 yıl sonra genç olan polis David (Javier Bardem) tekerlekli sandalyede basketbol yıldızı oluyor ve Elena'yla evleniyor. "Nasıl oluyor da oluyor?" diye merak ediyorsanız "Çıplak Ten" tam size göre… Çılgın İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın 1997 tarihli filmi…

Inspired by true and harrowing events, an ordinary man finds his world suddenly torn apart as devastating wildfires rip through the surrounding countryside. With precious moments ticking by, he must flee with his son and pregnant wife if they have any hope of surviving the rapid forces of mother nature.

1950'lerde İtalya'daki küçük bir adadayız. Dünyaca ünlü Şilili komünist şair Pablo Neruda, siyasi sebeplerle ülkesi dışında yaşamak zorunda kaldığı sürenin küçük bir kısmını burada geçirir. Mektuplarını taşımakla görevli postacı naif Mario, Neruda'yla kısa zamanda mesafeli bir dostluk kurar. Usta ozanın verdiği tüyolarla hem içindeki şairi ortaya çıkarır hem de esmer güzeli Beatrice'nin kalbini kazanır. Neruda genç adama sosyalist fikirlerini aşılar ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olduğu Mario'nun gözünde giderek ilahlaşır. Ama usta ozanın peşindeki siyasi rakipleri bir yerde çok uzun süre kalmasına engel olmaktadır. Ayrılık vakti yaklaşır.

Eski bir hükümlü, zengin bir vârisi bir sapıktan korumak için işe alındığında yeni bir başlangıç yapar; ancak giderek yakınlaştıkça aralarındaki çekim karşı konulmaz bir hâl alır.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Baker Dill, tropikal Plymouth Adası'na tur gezileri yapan bir balıkçı teknesinin kaptanıdır. Ancak bu sessiz ve huzurlu hayatı, eski eşi Karen'ın çaresizce istediği bir iyilik ile paramparça olur. Onu ve genç oğullarını, yeni ve şiddet yanlısı kocasından kurtarması için yalvaran Karen'ın isteği, Dill'in, yeni eşini balık avı bahanesiyle denize çekmesi ve onu orada köpekbalıklarına atıp ölüme terk etmesidir. Karen'ın ortaya çıkışıyla birlikte unutmak istediği bir hayata geri dönen Dill, doğru ile yanlış arasında bocalarken Karen'ın yarattığı gerçekliğin fire vermeye başladığını fark eder.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Kuzey Minnesota'nın karla kaplı topraklarında tek başına seyahat eden dul bir balıkçı kadın, genç bir kızın kaçırılmasına engel olur. En yakın kasabaya saatlerce uzaklıkta ve telefonun çekmediği bir noktada, genç kızın tek umudunun kendisi olduğunu fark eder.

Bir süre önce Diana adlı masum bir kadın, bulunduğu lokantada başlayan bir çatışmada kaza kurşunu sonucu hayatını kaybetmiştir. Diana'nın nişanlısı olan Joe bu acı olay sebebiyle Diana'nın anne babasının yanında yaşamaya başlar. Aile içinde bu trajeidiyi herkes içine atarak olmamış gibi göstermeye çalıştığı için, sorunlar başka şekilde dışarı vurulmaktadır. Yazar olan anne Jojo, artık yazamamakta, babası Ben ise herşeyi görmezden gelmeye çalışmaktadır. Bir taraftan eşinin nişanlısının katilinin ceza alması için çaba gösteren Joe da başka bir kadına ilgi duymaya başlar.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir