
Theresa Russell
Lottie Mason

"Aslında sivil bir polisti... Ama lüks bir fahişe rolünü oynamak, ona dayanılmazcasına çekici geliyordu!"
Sivil polis Lottie'nin (Theresa Russell) görevi, önemli bir gangsterlik olayının kayıp tanığını bulmaktı. Aralarındaki elektriklenmenin aşka dönüşmekte olduğu savcı yardımcısı, Tony Peron'u bulması için ona üç hafta tanıyabiliyordu. Bir tesadüf, yolda lastiği patlayan, alımlı polisimiz Lottie, kontrolünü kaybederek kendini bir bara attı. Ve orada tıpkı fahişeler gibi davrandı. O bardan, fizik olarak tanımadığı Peron'la çıkarak adamın evine gitmesi, olayların akışına bambaşka bir boyut kazandırdı. Lottie'nin bulunmadığı bir sırada Peron odasında öldürülecek ve şüpheler genç kadın üzerinde yoğunlaşacaktı. Gerçek katilin açığa çıktığı sahne ise, filmin en sürprizli anını oluşturmakta....

Theresa Russell
Lottie Mason

Jeff Fahey
Stan

George Dzundza
Lt. Joe Morgan

Alan Rosenberg
Charley Katz
Nicholas Mele
Rossi

Eli Danker
Dimarjian

Charles McCaughan
Frank Munoff

Lynne Thigpen
Dr. Gardner

Shawn Elliott
Tony Peron

Angelo Tiffe
Luke

Christopher Lawford
Steve
Nick Savage
Edge

Dan Bell
Anson
Tom Dahlgren
District Attorney

Daniel Quinn
Ted Gates

Esrarengiz bir yabancı olan Alex'le tanışan Michael'in hayatı adeta bir kabusa döner.

Polis San Pedro'da patlayan bir tekneyi araştırdığında 27 ceset ve 91 milyon dolarlık uyuşturucu parası bulur. Olaydan kurtulan iki kişi, yanıklarla dolu vücuduyla korkmuş bir Macar terörist ve Verbal Kint adında bir tetikçidir. Polisteki sorgusunda Kint, 6 hafta öncesinden başlayarak olayları anlatır.

Charlie, barlarda piyano çalarak hayatını kazanmaya çalışan bir piyanisttir. En büyük sorunlarından biri mafyayla başı derde giren kardeşi Chico'dur. Kardeşini bu belalı adamlardan kurtarmak için ona yardım eden Charlie, bu sefer de kendisini büyük bir belaya bulaştırır. Kardeşine yardım etmesinden dolayı, bu sefer de mafyanın kendi peşine düşmesi ile sıkı bir mücadelenin içine girer. Bu mücadelede ona en çok desek veren de piyano çaldığı barda çalışan Lena'dır. Lena'nın Charlie'ye duyduğu büyük aşk, tüm tehlikelerine rağmen sevdiği adamın yanında olmasını sağlar. İkilinin gittikçe artan yakınlaşması ile Charlie'nin geçmişi hakkındaki bazı gerçekler de ortaya çıkacaktır. Charlie, acaba gerçekten Charlie değil midir?

Muhafazakar bir yargıç, ABD başkanı tarafından uyuşturucuya karşı verilen savaşa öncülük etmek görevine atanır. Bu yeni misyonu sırasında, savcı kendi kızına ait çarpıcı gerçeklerle de yüzleşecektir.Uyuşturucu trafiğini farklı cephelerden ele alan ve bir biçimde bu işe bulaşmış insanların kendi küçük öykülerini iki saati aşan bir süreçte toplayan TRAFİK, İngiliz Channel 4 televizyonunda dört bölüm halinde yayınlanmış aynı adlı mini diziden esinle Alman - ABD ortak yapımı olarak gerçekleştirildi.

Son derece sakin gözüken bir Amerika kasabasında yaşayan Beaumont ailesi, babalarının geçirdiği krizle sarsılır. Oğul Jeffrey, babasını götürdüğü hastanenin dönüşünde eve doğru ilerlerken çimlerin üzerinde bir cisimle karşılaşır: Bu, bir insan kulağıdır. Kulağın kime ait olduğunu bulmaya çalışan ve bunu bir takıntı haline getiren Jeffrey'in yolu, histerik ama son derece etkileyici bir kadın olan Dorothy'ye çıkacaktır. Bir gece klubünde şarkıcılık yapan Dorothy, Jeffrey'e olayların düğümünün yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Frank ile çözüleceğini gösterecektir. Ancak Dorothy ne kadar güvenilirdir?

Black police officer Russell Stevens applies for a special anti-drug squad which targets the highest boss of cocaine delivery to LA—the Colombian foreign minister's nephew. Russell works his way up from the bottom undercover, until he reaches the boss.

Gece Şahini, Paris ve Londra’da başlayan gerilim ve entrikanın New York sokaklarında doruğa ulaşacağı sert ve eskimeyen bir hikaye anlatıyor. Avrupa’nın en acımasız teröristi Wulfgar New York’ta olduğunu duyurur ve bomba etkisi yaratır. Sivil polisler, Deke DaSilva ve Willis Fox’a neredeyse imkansız olan Wulfgar’ı yakalama ve durdurma görevi verilir.

Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.

Sevimli siyah bir kadın, sevgilisini öldüren haydutları intikam almak için üst sınıf bir fahişe olarak çalışıyor.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Dedektif Wes Block(Clint Eastwood), genç ve güzel kadınları öldüren bir seri katilin peşine düşer. Ancak katilin seçtiği kurbanlar Block’un tanıdığı ve hala yaşayan kadınlar olunca Block için bu dava kişisel bir hal alır zira artık kadınların hayatı da tehdit altındadır.

The Virtuoso, akıl hocasına olan borcunu ödeyebilmek için yeni bir görev üstlenen profesyonel bir suikastçıya odaklanıyor. Hedefinin izini sürmek ve öldürmekle görevlendirilen suikastçıya, diğer görevlerinin aksine bu görevi için fazla istihbarat verilmez. Hedefinin ne ismi ne de fotoğrafı verilir, yalnızca saat beşte küçük bir kasabadaki bir lokantada olacağı söylenir. Virtüöz, avını bulmak ve görevini tamamlamak için insan avına başlar. Hedefi, lokantadaki herhangi bir müşteri olabilir: Buna lokantanın gizemli garsonu da dahildir. Garson, suikastçının aradığı av olmasa bile görevi tehdit edebilecek ve adamın hayatını tehlikeye sokabilecek bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermektedir

Dört genç adam (Emilio Estevez, Cuba Gooding Jr., Stephen Dorff, Jeremy Piven), bir boks maçına giderken yanlış bir yola sapar ve acımasız bir uyuşturucu baronu olan Fallon’ın sadakatsiz bir adamını öldürdüğüne tesadüfen tanık olur ve kendilerini ölümcül bir kovalamacanın içinde bulurlar; gençler hayatta kalmak için ölümcül bir kedi-fare oyununa katlanmak zorunda kalır.

Güzelliğinin ardında büyük bir sır saklayan Eve, göründüğünden çok daha tehlikeli biridir. Genç kadının ona bakanlardan sakladığı başka biri yüzü vardır. Eve aslında bir suikastçıdır. Para karşılığında suikastler düzenleyen genç kadın, yüksek profilli, iyi para getiren işler için bütün dünyayı dolaşarak cinayetler işlemektedir. Yaşam tarzı şu an için ona iyi getiriler sağlamıştır ancak aldığı son işle birlikte her şey değişecektir. Eve'in son görevi hiç ummadığı şekilde ters gider. İşin geldiği son noktada Eve, kendini kaçmak zorunda bulur. Artık Eve bütün yeteneklerini hayatta kalabilmek için kullanmak zorunda kalacaktır...

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.

Doug ve ekibinin banka soygununda üzerlerine kimse yoktur; hem acımasız hem de dikkatlidirler. Soydukları son bankanın müdiresiyle aynı mahallede oturduklarını öğrendikten sonra kaçınılmaz olan gerçekleşir ve Doug, kadına aşık olur. Claire, onun soyguncu olduğundan şüphelenmezken Doug'ın kardeşi kadar yakın suç ortağı Jem, kuşku içindedir. Doug, iki taraftan birine ihanet etmeden bir seçim yapamayacaktır.

Emekli CIA ajanı Robert McCall, kendi bildiği şekilde adaletsizliklere son vermeye, başkalarına haksızlık yapanları cezalandırmaya devam etmektedir. Günün birinde en yakın arkadaşı Susan Plummer öldürülür. McCall, arkadaşının intikamını almak için sonuna kadar gitmeye hazırdır.

Efsanevi özel dedektif Philip Marlowe, karısını öldürmekle suçlanan bir arkadaşının olayıyla ilgileniyor.

Frankie Machine hapishanede ve rehabilitasyonda 6 ay geçirdikten sonra eski uyuşturucu satıcısı Louie ile aynı anda mahalleye döner. Frankie’nin Louie ile bir işi yoktur. Hatta artık uyuşturucu kullanmadığını ve buna asla para harcamayacağını duyurur. Hapishanede bateri çalmayı öğrenmiş olan Frankie’nin hayali profesyonel bir müzisyen olmaktır. Ancak bu zorlu bir mücadele olacaktır. Karısı Zosch ve patronu Schwiefka o kadar çok baskı yapar ki sonunda uyuşturucu alışkanlığına geri döner. Gerçekten sevdiği kız yani Molly Frankie’nin yanındadır. Ancak Louie öldürülünce polis bu cinayetin sorumlusunun Frankie olduğuna inanır ve Frankie için işler daha da sıkıntıya girer.

An unlikely Hollywood hooker helps a detective set a trap for a mutilator pimp.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir