
Penélope Cruz
Carmen Ramos

Sin noticias de Dios, bir boksörün ruhunu kendi tarafına çekmek için biri cennetten diğeri ise cehennemden iki meleğin hikayesini konu ediyor. Bir boksör olan Manny, aldığı ağır darbe sonucu oluşan beyin hasarı ile mücadele etmektedir. Hayati tehlikesi olan Manny, bu sırada ruhunu metafizik bir kavganın ortasında bulur. İki doğaüstü ajan, Manny’nin ruhunu kendi tarafına çekebilmekle görevlendirilir. Ajanlardan biri tıpkı bir Paris kadar güzel olan meraklı biriyken diğeri ise Manny’nin yaşamını hapishanede geçirmesi için plan yapan cehennemden gelen bir garsondur. İki ajan da Manny’yi kendi safına çekebilmek için zorlu bir mücadeleye girişir.

Penélope Cruz
Carmen Ramos

Victoria Abril
Lola Nevado

Gael García Bernal
Jack Davenport

Demián Bichir
Manny

Elsa Pataky
Camarera

Elena Anaya
Pili

Luis Tosar
Police Officer

Peter McDonald
Henry

Bruno Bichir
Eduardo

Gemma Jones
Nancy

Cristina Marcos
Police Officer

Emilio Gutiérrez Caba
Police Chief

Juan Echanove
Supermarket Manager

Fanny Ardant
Marina D'Angelo

Javier Bardem
Tony Graco

Küstah ama karizmatik bir çapkının para, güç ve günübirlik ilişkilerle dolu hayatı, kadınların egemenliğindeki paralel bir dünyada uyanınca altüst olur.

Gizli ve son derece önemli bir belgenin yıllardır koruyuculuğunu üstlenen gizemli keşiş için artık görevini başka birine emanet etme vakti gelmiştir. Bu kutsal görevi teslim edebileceği doğru kişiyi bulabilmek için dünyayı gezmeye başlayan keşiş New York şehrine vardığında doğru kişiyi burada bulabileceğini hisseder. Sokaklarda yaşayan Kar isimli gencin yolu rastlantı eseri keşişle kesişir ve ona bir konuda yardımcı olur. Keşiş artık uygun adayı bulduğuna emindir. Birlikte atılacakları mücadele zorlu düşmanları da peşi sıra getirecektir.

Cennetten dünyaya sürgün edilmiş iki meleğin, kendini yenilemiş katolik kilisesinin kapısından girip suçlarını restore etmek suretiyle Tanrı'nın arzusuna karşı gelmek ve dünyayı bir paradoksa yol açıp yoketmek arzusunun önünde sadece bu uyumsuz çete durmaktadır. Yeni bir kiliseye girerek ruhun restore olması Katolik Dogma'nın bir parçasıdır ve bu yolla kanundışı melekler cennete geri dönmenin bir arkakapısını bulmuş olacaklardır. Bu şekilde Tanrı'nın kusursuz olmadığını kanıtlayarak tüm yaradılışı sıfırlanmaktan kurtarmak mümkün olacak mı?

Alman çoban köpeği Charlie, başarılı bir kumarhanenin sahibiydi ancak hayatı pek de iyi gitmiyordu. Rakibi Carface, kumarhanesini yok edip onu öldürünce Charlie köpek cennetine gider. Tüm köpekler öldükten sonra buraya gittiği için cennette olsa da, hileyle yaşam saatini çalıp dünyaya geri döner. Artık neredeyse ölümsüzdür ama bu yaptığının cezası cehenneme gitmek olacaktır. Dünyada sadık ama pek de zeki olmayan arkadaşı Itchy ve kimsesiz bir kızla buluşan Charlie, Carface'den intikam almak için para toplamaya başlar. Bu, bir köpek çeteler savaşına yol açar. Charlie yaşam saatini korumaya çalışırken, Itchy ise küçük kızın ve Charlie'nin etkisiyle hayata farklı bir bakış açısı kazanır.

Cantinflas, on a drunken night, becomes Army soldier. Soon, he meets the Devil who tries to make it an evil being.

Film gelecekte, 2173 yılında, bir atom bombası savası sonucu yok olmus olan eski Amerika Birleşik Devletleri karşılığı, bir amerikan üssünde geçer. Artık yönetim tek bir liderin elindedir, bir diktatörün. 1973 yılında yasamiş, bir vejeteryan restorani sahibi olan jazz klarnetçisi Miles Monroe’nin vücudu bir grup bilim adamı tarafından bulunur. Aslında sadece ülser hastası olan ancak bir hata sonucu ameliyatı sonrası kış uykusuna yatırılmış olan Monroe bilim adamları tarafından 200 yıllık uykusundan soruşturmaya tutulmak üzere uyandırılır. Monroe’nin kimliksiz olması ve diktator tarafından uygulamaya geçirilecek olan Ires projesinde de kaydının bulunmaması, onu yönetimi kurtarmak için ideal kişi kılar. Woody Allen, kendine özgü mizahıyla bu kez de bilimkurgu türüne el atıyor ve yine kahkahaların ardı arkası kesilmiyor.

To inherit his mother-in-law's colossal fortune, a hard living gambling addict must change his unhealthy ways before it gets the best of him.

A commitment-phobic 27-year old’s relationship is put to the test when she and her boyfriend attend 7 weddings in the same year.

Dublin'in pek iyi şöhretli olmayan bölgelerinden biri olan Barrytown'da, müzik dünyasında isim yapma hayalleri kuran genç Jimmy Rabbitte, Soul çalan bir müzik grubu kurup zirveye tırmanmak üzere kolları sıvar. Yakın dostları Derek ve Outspan'la birlikte yetenekli müzisyen avına girişirler. Solistleri Deco'yu bir düğünde keşfederler. Vokalist kızları ise Jimmy'nin arka bahçesinde. Bir gazete ilanı onlara, kaşarlanmış trompetçi Joey Fagan'ı getirecektir. Grup yola çıkar. Ufaktan isimlerini duyurmaya başlarlar. Her ne kadar cover yapsalar da, artık Dublin'in de bir Soul grubu ya da deyim yerindeyse bir ruhu(!) vardır. Ne var ki Deco çekilmez birisidir, Joey ise gruptaki her kızı baştan çıkaran işe yaramaz bir serseri. Her konserleri olay olur. Egolar çatışır ve sona yaklaşırlar. Yine de gerçek bir grup olduklarını göstermek için tek bir geceleri vardır.

Çocukluğunda saçlarını kesen güzel kuaföre karşı hastalıklı bir tutkuya kapılan Antoin'in en büyük hayali bir kuaförle evlenmektir. Nihayet bu hayale tıpatıp uyan bir kadınla evlenir ve tüm vaktini onun dükkanında oturup, onun her hareketini izlemekle geçirmeye başlar...

Hayal gücü sınır tanımayan modern yönetmen Terry Gilliam, küçük bir kızın tuhaf ve korkutucu hikayesinin anlatıldığı bu unutulmaz filmle tekrar aramızda. Şiirsel, karanlık görüntüler ve inanılmaz performanslarla dolu bu eşsiz film kuşkusuz Terry Gilliam'ın en iyi filmi. Hikayesi kendisi kadar tuhaf olan Jeliza-Rose'un dünyasına hoşgeldiniz. Onunki, sincapların konuşabildiği, ateşböceklerinin isimleri olduğu ve en yakın arkadaşlarının bebeklerin kafaları olduğu bir dünya. Jeliza-Rose (Jodelle Ferland) annesinin aşırı dozdan ölmesiyle, babası (Oscar® ödülü Adayı - Jeff Bridges) ile birlikte son derece ısız bir çiftlik evine yerleşir. Çocukluğunun hiç de hoş olmayan gerçekliklerinden kaçmak isteyen Jeliza, çok geçmeden kendini, kafasında yarattığı fantastik bir dünyanın derinliklerinde bulur.


'Yerinde Olsam', ayakkabı numaralarından başka hiçbir ortak yönü olmayan iki kardeşin çok neşeli ve aynı zamanda yürek parçalayıcı hikayesini anlatıyor. Maggie ve Rose Feller siyah ve beyaz gibi birbirinden farklı kendi tarzı ve amaçları olan iki kız kardeş. Maggie tam bir parti kızıdır. Liseden mezun olduktan sonra birçok iş değiştirmiştir, ve tek yeteneğinin karşı cins üzerinde yarattığı etki olduğunu düşünmektedir. Rose ise Princeton'da eğitim görmüş bir avukattır. Philadelphia'nın en büyük hukuk firmalarından birinde muhteşem dekore edilmiş bir ofiste çalışmaktadır. İyi bir evi vardır ama dış dünya ile arası gerçekten iyi değildir, sürekli şikayet etmektedir. İki kız kardeş, birbirlerine saygı göstermeyi ve yeniden kardeş olmayı öğrenerek birlikte yolculuk yapacaklardır. Yolun sonunda öldüğünü düşündükleri büyükannelerine ulaşacaklar ve ondan büyük hayat dersleri alacaklardır...

Jay, kötü giden bir evliliğin ardından karısını terk eden ve barmenlik yaparak yaşamını sürdüren yalnız bir adamdır. Jay bir gün tek başına yaşadığı evinde tanımadığı, adını bile bilmediği bir kadınla birlikte olur. Başlarda sadece bedensel arzulara dayalı olarak başlayan bu ilişki zamanla birbirlerine aşık olmalarıyla yön değiştirir. Bu gizemli kadın hakkında her şeyi bilmek isteyen Jay, onu günlerce yaşadığı yer başta olmak üzere birçok yerde takip eder. Sonunda keşfettiği gerçek, ilişkilerini ne gibi bir noktaya taşıyacaktır?

Uzun mesafeli bir tren yolculuğunda bir adam romantizm bulur ama aynı zamanda öldürülme veya en azından trenden atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Christopher Walken, bu filmde Başmelek Gabriel'i canlandırıyor: Tanrı'ya isyan eden ve insanlara ruh bahşedildiği halde kendisine aynı lütuf gösterilmeyen meleklerin lideri! Bir gün, bu savaşı Dünya'ya taşıyarak yaşayan en kötü insanın karanlık ruhunu ele geçirmeye çalışır. Öyle karanlık bir ruhtur ki bu, Tanrı'ya sadık kalan melek ordusuna karşı zaferin anahtarı olacaktır. Ancak Tanrı'nın sadık meleklerinden Michael, Gabriel'den önce davranarak bu ruhu ele geçirir ve onu küçük bir kızın bedeninde saklar... Ta ki Gabriel tarafından öldürülene kadar.

İlk filmin üzerinden birkaç yıl geçmiştir. Mafya babası Paul Vitti (Robert DeNiro) hapishanededir ve orada öldürülmekten korkmaktadır. Aklına deli numarası yaparak hapishaneden kurtulmaktan başka çözüm yolu gelmez. Onunla ilgilenen psikiyatrist Ben Sobol (Billy Crystal) da deli raporu verince Paul hapisten çıkartılır. Artık şimdi bir televizyonda mafyalar üzerine yapılan bir araştırma için çalışmaya başlamıştır...

Hayranların gözde şampiyonları, Dünya Alemi'nin ve savunucularının varlığını tehdit eden Shao Kahn'ın karanlık yönetimini devirmek için nihai, kuralsız, kana bulanmış bir savaşta karşı karşıya gelir.

Earthrealm'i ele geçirmeye kararlı olan Kano, üç soğukkanlı Black Dragon askerinin yardımıyla kasabalara acımasızca saldırır. Boyun eğmeyenler yok edilir ama genç bir adam Kano'ya diz çökmez: Kenshi.

Eski bir MMA dövüşçüsü olan Cole Young kendisine kalan mirastan habersiz, Dış Dünya’dan gelen İmparator Shang Tsung'un en iyi savaşçısı olan Sub-Zero'nun saldırısına uğrar. Sub-Zero'nun onu yakalaması için neden gönderildiğini öğrenmek için çıktığı macerada, kendini bir anda Dünya'nın en iyi savaşçıları ile birlikte Dış Dünya’dan gelen savaşçılara karşı ölümcül bir dövüşe hazırlanırken bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir