
Malcolm McDowell
Colonel Saville

Malta vatandaşları 1919'da İngiltere'den bağımsızlık için nasıl savaştı. Ordu ayaklanmaları bastırmak için gönderildiğinde ve İngiliz hükümeti kanlı çatışmayı örtbas ettiğinde, 100'den fazla Maltalı şiddeti kışkırtmakla suçlandı ve hapse atıldı.

Malcolm McDowell
Colonel Saville

Harvey Keitel
General Hunter Blair

Tom Prior
Private Love

Ian Virgo
Corporal Bell

Erica Muscat
Maria Abela

Benedick Blythe
Major Ritchie

Leeshon Alexander
Private Colebrooke

Chris Dingli
Superintendent Anton Busuttil

Mikhail Basmadjian
Carmelo Abela

Marc Cabourdin
Joseph Hamilton

Henry Zammit Cordina
Politician

Robert Grose
Governor's Valet

William Belchambers
Captain Ferguson
Kyle Borg
Luigi Collins
Lewis Michael John Grech
Vincenzo Bugeja

1971 yapımı aynı adlı romandan bir anti-savaş filmi. Joe Bonham, Dünya savaşının son gününde bir top tarafından yaralanmış halde hastanede yatmaktadır.Gözlerini,ağzını,burnunu ve kulakların kaybetmiş olduğunu farkeder.Daha sonra doktorlarla mors alfabesiyle ölmek istediğini anlatmaya çabalar yada savaşın dehşetinin yıkımının sergilendiği bir ucube şovuna koymalarını ister.Ancak sonunda ordu onu yaşayan bir ölü olarak kendi haline bırakır.

Yıl 1936. Filistin'deki köyler İngiliz sömürge yönetimine karşı ayaklanırken, Yusuf kırsaldaki evi ile Kudüs'ün huzursuz enerjisi arasında gidip gelir, artan huzursuzluğun ötesinde bir gelecek özler. Ancak tarih acımasızdır. Avrupa'daki antisemitizmden kaçan ve bazıları kötü niyetli siyonist ve sömürgeci emellerle gelen Yahudi göçmenlerin sayısı artarken, Filistin halkı İngiltere'nin 30 yıllık egemenliğine karşı en büyük ayaklanmada birleşirken tüm taraflar kaçınılmaz bir çatışmaya doğru sürüklenir. Bu an, İngiliz İmparatorluğu ve tüm bölgenin geleceği için belirleyici bir andır.

2. Dünya Savaşı sırasında Amerikalılar ve Fransızların beraber düzenledikleri Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün olan D-Day'de geçiyor film. Bir düzine karakter eşliğinde müttefik kuvvetlerin yaşadığı en uzun günün hikayesi. Filmin en büyük özelliği birbirinden ünlü pek çok oyuncunun yer alması...

Gerçek olaylara dayanan bu biyografik epik filmde, 1929 yılında İtalya’da iktidarda olan Faşist diktatör Benito Mussolini’nin Büyük Roma İmparatorluğu’nu yeniden kurma planlarının bir parçası olarak Libya’yı sömürgeleştirmek üzere bu Kuzey Afrika ülkesine gönderdiği güçlü ordularının, Ömer Muhtar liderliğindeki Libya halkının inatçı direnişi karşısında hiç ummadıkları ağır kayıplara uğramaları anlatılmaktadır.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Dağlı bir keskin nişancı birinci dünya savaşında bir Alman noktasını hindi avlarken ki stratejisini kullanarak tek başına saldırıp ele geçirir ve en ünlü Amerikan kahramanlarından biri olur...

V. Henry William Shakespeare’in ayni adli oyunundan uyarlanan 1944 yapimi bir Laurence Olivier filmidir. Yönetmenliğini yapan “Laurence Olivier”, ayni zamanda başrolü de oynamıştır. Senaryosunu Olivier, Dallas Bower ve Alan Dent ile birlikte uyarlamıştır.

Kore Savaşı sırasında iki seçkin ABD Donanması savaş pilotunun üzücü gerçek hikayesi. Kahramanca fedakarlıkları nihayetinde onları donanmanın en ünlü ekürileri yapacaktı.

In the winter of 1944, the Allied Armies stand ready to invade Germany at the coming of a New Year. To prevent it, Hitler orders an all-out offensive to re-take French territory and capture the major port city of Antwerp.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

As the world teeters on the brink of annihilation, Dietrich Bonhoeffer joins a deadly plot to assassinate Hitler, risking his faith and fate to save millions of Jews from genocide.

18 Ocak 1943 yılında Nazi orduları Varşova Gettosu'na doğru yol almaktadırlar, Görevleri uzun zamandır yaptıkları gibi yine yahudileri Treblinka'daki ölüm kampına götürmektir. Fakat bu sefer her şey farklıdır. Yahudi Savaş Örgütü'ne mensup silahlı kadın ve erkekler de bunların arasına karışır. Sinyal verildiği zaman hepsi özgürlükleri için savaşmaya başlarlar. Ayaklanma ikinci dünya savaşı esnasında Nazilere karşı yapılan en büyük Yahudi örgütlenmesini olağanüstü bir şekilde anlatmış bir filmdir. Savaş zamanında sıradan insanlar hayatlarını kurtarmak için düşmanla kendi başlarına savaşmaya karar verirler.

Film, 1943 yılında iki istihbarat ajanının, müttefiklerin planladıkları saldırıyı dezenformasyon yöntemiyle önlemeye çalıştıkları absürt savaş stratejisini anlatıyor.

1918 Mart'ında bir bölük subay kuzeydoğu Fransa'da cephe sıralarına gelmiştir. Alman saldırısının yakında gerçekleşeceği haberini alında bölüğün lideri genç subay Stanhope kendini içkiyle sakinleştirmeye çalışırken, geri kalan subaylar ve aşçı ise savaş öncesi zamanlardan konuşarak sığınakta zaman öldürmektedir. Bir süre sonra aralarına, eğitimini yeni tamamlamış ve ilk görevinde yer almak konusunda oldukça heyecanlı olan genç subay Raleigh de katılır. Bölük ölüm kalım savaşının ortasında, korku ve strese rağmen ayakta kalmak zorundadır...

Tarihin en büyük hazine avının gerçek hikayesinden uyarlanan The Monuments Men tuhaf bir 2. Dünya Savaşı müfrezesini anlatıyor. Bu müfrezedekiler FDR tarafından sanat eserlerini Nazi hırsızlarından kurtarmak ve sahiplerine ulaştırmak için Almanya’ya gitmekle görevlendiriliyorlar. Ancak bu imkansız bir görevdir: düşman hattının arkasında kalan sanat eserleri ve her şeyi yok etme emir almış Alman ordusuyla, bu adamlar – hiç askeri deneyimi olmayan yedi müze müdürü, koleksiyon yöneticisi ve sanat tarihçisi- nasıl başarılı olabilir ki? Ancak Monuments Men olarak bilinen bu adamlar kendilerini 1000 yıllık kültürün yok olmasını önlemek için zamana karşı yarışırken, insanoğlunun en büyük başarılarını korumak için hayatlarını da riske atacaklardır..

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

George Segal, Robert Vaughn, Ben Gazzarave E.G. Marshall gibi yıldızlardan oluşan bir kadro, savaşın tüm ihtişamını ve ıstırabını nefes kesici bir şekilde hayata geçiriyor. Ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nın en stratejik darbesi olarak kabul edilen mücadeleye yoğun, heyecan verici ama eşsiz derecede insani bir bakış açısı getiriyor. "Olağanüstü özel efektler, görkemli görüntüler ve güzel aksiyon sahneleri" (Motion Picture Exhibitor) sizi muharebenin ön saflarına, savaşan cesur askerlerin yanına çekiyor. Yıl 1945. Müttefikler Alman bölgesine son hücumlarını yapar ve yalnızca Rhine Nehri'ndeki tek bir stratejik köprü Nazilerin elinde kalır. İki tarafın da kazanacağı çok şey vardır: Almanlar için, köprünün yanlış tarafında konuşlanmış 50.000 askerin hayatı; Müttefikler için ise savaşın daha az can kaybı ile daha çabuk bitmesi. İki ordu da cesaretle savaşsa da, yalnızca bir tanesi Remagen Köprüsü uğruna yapılan yürek parçalayıcı muharebeyi kazanabilecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir