
ऐश्वर्या राय बच्चन
Mansi Shankar

Manav, önde gelen bir politikacının romantik varisi. Babası Hindistan Başbakanıdır. Adam babasıyla birlikte güzel vakit geçirdiği bir dağ köyüne gelir ve pitoresk çevrede yürür. Mansi ile görüşme hızla romantik bir ilişkiye dönüşür. Kız, bir halk topluluğundan bir şarkıcının kızıdır. Manav hafızası olmayan aşıktır ve bu nedenle Mansi ayrılmadan önce bir evlilik teklifi yapar.

ऐश्वर्या राय बच्चन
Mansi Shankar

Anil Kapoor
Vikrant Kapoor

Akşaye Hanna
Manav Mehta

Amrish Puri
Jagmohan Mehta

Alok Nath
Tara Babu
Jividha Astha
Ila Shankar
Tanya Mukherji
Shanno Shankar

Mita Vashisht
Prabha Shankar

Saurabh Shukla
Banerjee

Supriya Karnik
Shakuntala

Prithvi Zutshi
Shakuntala's husband, Jagmohan Mehta's brother, Manav's uncle
Puneet Vasishtha
Shaukat
Akash Karnataki
Siddhu

Menuc Pahve
Santram

Rajesh Khera
Mohan Mehta

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.

Paul Javal isimli bir senarist Fritz Langin yeni filmi için bir senaryo yazması için işe alınır. Maddi sıkıntılar nedeniyle hayatını düzene oturtmakta zorlanan Paul, genç ve güzel karısı Camilee'i çok sevmektedir. Homeros'un Odysseia eserinden uyarlanacak olan filmin senaryosu için aldığı sipariş bir süre sonra Paul'ün hayatını allak bullak eder ve karısı ile olan mutluluğu da bozulmaya başlar. Üstelik bunda en büyük sorumluluk da filmin yapımcısındadır. Filmde Alman sinemasının büyük ismi Fritz Lang kendisini canlandırmaktadır. Camille Javal, ismi ise Bardotun gerçek adıdır. Godard'ın seyircilerle en fazla yakınlık kuran filmlerinden biri de denilebilir. Filmdeki senarist, bir zaman sonra kendi yazdığı filmin başkahramanına dönüşürken Godard sinema dili üzerine yine özgün fikirler vermektedir.


Bu, Hint ordusunda istihkam müfrezesinden bir binbaşı olan Samar Ananda'nın hikayesidir. Herkes, hayatından bir damla korkmadan bombaları etkisiz hale getirmesine şaşırıyor, ölümden hiç korkmuyor. Bir gün boğulmakta olan Discovery Channel muhabiri Akira'yı kurtarır ve kazara ceketini onunla birlikte unutur. Akira içinde günlüğünü bulur ve Samara'nın, tek aşkı Mir'in ve tüm hayatını alt üst eden tek yeminin hikayesini öğrenir.

3 sıkı arkadaş.. 3'ününde aşk'a farklı bakışları vardır.. Biri her gördüğü kıza aşık olduğunu sanır ( Sameer ), biri aşka inanmaz hep çapkınlık peşindedir ( Akash ) diğeri ise aşk hakkında pek konuşmaz.. ( Siddharth ) Günün birinde kader hepsine öyle bir oyun oynar ki aşk hepsine bir ders verir.. İçinde aşkı, dostluğu, ayrılığı, yalnızlığı, sevinci, hüznü bulabileceğiniz bir baş yapıt.

Mili bir grupta dans eder ama bu onun hayali değildi. Rüyası gerçek bir filme dönüştürülür. Görünüşe göre kader onu duydu ve ona bir hediye verdi. Deniz kıyısında dans ederken, ünlü aktör Rajkamal'ın onu izlediğini fark etmedi. Miles'ın filme alınmasını ayarlar. Ayrıca Rajkamal'ın kendisi de güzel dansçıya kayıtsız değil. Şimdi Mili'nin hayatında her şey hayal ettiği gibi şekilleniyor: Bir film çekmek, ünlü bir aktörün sevgilisi var ama... Ama yine de onun için bir şeyler eksik, üzgün. Muhtemelen, kalbindeki özlem, neşeli Munna'ya karşı duyguların hala ruhunda yaşadığı gerçeğinden kaynaklanmaktadır.

Mevlana her zaman patlayıcı ve hatta asi bir karaktere sahip olmuştur. Bir gün Vicki ile tanıştı ve ona aşık oldu. İlginçtir ki, Vicki karakter olarak Rumi'ye çok benzer, çünkü o da duygularını sık sık dışa vurur. Filmin kahramanları birbirlerini seviyorlar ama düğüne hiç hevesleri yok. Sonunda, Rumi'nin ebeveynleri inisiyatif almaya ve kızlarının Londra'da yaşayan zengin bir genç adam olan Robbie ile nişanını ayarlamaya karar verirler. Kız, elbette, ailenin bu kararından memnun değildir ve şimdi, bilinmeyen bir kişiyle evlenme ihtiyacı karşısında, Vicki'ye karşı duyguları yoğunlaşmaktadır. Rumi nasıl bir seçim yapacak? Londra'da yaşama fırsatı onu baştan çıkaracak mı yoksa yine de sevdiğine yakın olmayı mı tercih edecek?

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Köy çocuğu Madhav, güzel kız Riya'ya aşık olur. Onu kız arkadaşı olmaya davet ediyor, ancak böyle bir ilişkiyle ilgilenmiyor, sadece bir arkadaş olmak istiyor .. Ama Madhava basit arkadaşlıktan memnun değil. Riya bir uzlaşma teklif eder ve "yarı kız arkadaşı" olmayı teklif eder.

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Raj and Priya are newly married. Priya is heavy with children, but due to unexpected circumstances, she loses her child and is unable to conceive again. Enter Madhoo, a prostitute who is willing to become surrogate mother for the couple. Their relationship becomes entangled with love triangle when Madhoo falls in love with Raj.

Beklenmedik bir aşk üçgeni, başarısız bir baştan çıkarma tuzağı ve yanlış anlaşılma sonucu yaşanan bir karşılaşma. üç kadın karakteri tasvir etmek ve seçimleri ile pişmanlıkları arasındaki yörüngeleri izlemek için üç bölüm halinde anlatılıyor.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

Travmatik bir çocukluğun üstesinden gelerek Boston'da yeni bir hayata başlayan ve kendi işini kurma hayalinin peşinden koşan Lily Bloom'un hikayesini konu alan filmde, Bloom büyüleyici beyin cerrahı Ryle Kincaid ile şans eseri karşılaşır. Kısa sürede aralarında yoğun bir bağ oluşur ve derin bir aşk başlar. Ancak bir süre sonra ilişkilerinde sorunlar ortaya çıkar.

Yaşadığı sakatlığın sonrasında tenisi bırakmak zorunda kalan Tashi, kendisini bir aşk üçgeninin içerisinde bulur.

Kamila her şeyi kontrol altında tutar: dersleri, sosyal hayatı, imajı... Yedi yıl aradan sonra komşuları Di Bianco kardeşlerin beklenmedik dönüşü hariç her şeyi. Thiago ilk öpüştüğü kişiydi ve Taylor en iyi arkadaşıydı, ama şimdi onların dönüşü Kami'nin dünyasını alt üst edecektir. Üçü, onları birbirine bağlayan geçmişi aşabilecek mi? Yoksa her şey bir kez daha paramparça mı olacak?

Profesyonel evlilik danışmanı Lucy, aşk hakkında her şeyi bildiğine inanmaktadır. Usta bir şekilde kalpleri birleştirirken kendisi kararlı bir şekilde bekar kalmayı sürdürür. Ta ki karizmatik milyoner Randy, ona kur yapmaya başlayana ve yakışıklı eski sevgilisi John, yeniden hayatına girinceye kadar. Lucy, gerçek aşkın hiçbir formüle ve hesaba sığmayacağını anlar.

Aşk ve savaş üzerine alışılmadık derecede sevimli, zeki ve komik bir film. “Guguk Kuşu”, Rus askerlerin Finli keskin nişancılara taktığı addır. Eylül 1944. Finlandiya, SSCB ile bir ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekilir. Ama nefretin anlamsızlığının büsbütün ortaya çıktığı bir yerde, gözden ırak bir çiftlikte kıstırılmış olan filmin ana karakterleri bu gerçekten haberdar değildir. Gizli servisin tutukladığı Rus yüzbaşı İvan ile Finli keskin nişancı Veiko talihin bir cilvesi olarak aynı yere sığınmak zorunda kalır; burası, onlara düşman değil de birer erkek gözüyle bakan Anni adlı genç Lapon kadının çiftliğidir. Üçü, birkaç gün aynı yerde birlikte yaşamak zorunda kalır. Herbiri yalnızca kendi anadilini (Fince, Rusça, Laponca) konuşabildiği için, kimi komik, kimi trajik müthiş yanlış anlamalar ortaya çıkar.

14 yaşındaki kızı Grace'in, çok sevdiği atının sırtındayken kaza geçirmesi üzerine, bir dergi editörü olan annesi Annie, kızının kaderinin atıyla ayrılamaz biçimde bağlantılı olduğunu fark eder ve Atlara Fısıldayan Adamlar olarak bilinen sorunlu atları tedavi etmeleriyle tanınan at uzmanı seyislerden birini bulabilmek amacıyla bir kampanya düzenler. Sonunda Tom Booker (Robert Redford) adlı bir seyisin Montana'da bu işi yaptığını ve çalışmalarıyla adeta efsaneleştiğini öğrenir. Bunun üzerine kızı Grace ile Pilgrim adlı atını yanına aldığı gibi karavanıyla Montana'ya doğru yola çıkar.Tom Booker, bu kaza sonucunda darmadağın olan hayatları kurtarmak için çaba gösterirken şefkatli at bakıcısıyla kızın annesi arasında sevgi çiçekleri filizlenmeye başlayacak ve bunun sonucunda hem harika hem de trajik sonuçlara yol açacak bir aşk doğacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir