
Joel Courtney
Joe Lamb

Küçük bir Ohio kasabasındaki bir grup arkadaş 1979'un yazında bir süper 8 filmi yaparlarken felaket bir tren kazasına tanık olurlar ve bunun bir kaza olmadığından şüphelenirler. Kazadan kısa bir süre sonra kasabada sıra dışı kaybolmalar ve açıklanamayan olaylar meydana gelmeye başlar. Kasabanın şerif yardımcısı gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır. Hiçbirinin hayal edemeyeceği kadar dehşet verici bir şey vardır.

Joel Courtney
Joe Lamb

Elle Fanning
Alice Dainard

Riley Griffiths
Charles Kaznyk

Kyle Chandler
Jackson Lamb

Noah Emmerich
Nelec

AJ Michalka
Jen Kaznyk

Ryan Lee
Cary McCarthy

Ron Eldard
Louis Dainard

Gabriel Basso
Martin Read

Bruce Greenwood
Cooper

Zach Mills
Preston

Jessica Tuck
Mrs. Kaznyk

Joel McKinnon Miller
Mr. Kaznyk

Britt Flatmo
Peg Kaznyk

Glynn Turman
Dr. Woodward

Colter Stevens uyandığında kendini bir banliyö treninde, başkasının bedeninde bulur ve 8 dakika sonra tren infilak eder. Gözlerini açtığında yeniden kendi bedenindedir. Bunu sağlayan, hükümetin geliştirdiği 'yaşam şifresi' adlı bir programdır. Bu program bir başka kişinin kimliğine geçip onun hayatının son sekiz dakikasını yaşayabilmeyi sağlamaktadır. Stevens'ın görevi bombacıyı bulmak ve onun yapacağı ikinci eylemi engellemektir. Bunun için son 8 dakikayı defalarca yaşar ve her seferinde elde ettiği ipucları ile olayı çözmeye çalışır.

Gizemli bir kozmik olay Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşıdıktan sonra Platt ailesi, hayatta kalabilmelerinin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak olduğunu keşfeder. Artık tanınmaz hale gelen çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken aile bağları, onların en büyük gücü ve tek sığınağı olacaktır.

Üç arkadaş, geleceğin fotoğraflarını çeken bir zaman makinesi keşfederler. Bunu yarış bahislerini kazanmak için kullanmaya başlarlar ve biri diğerinden daha açgözlü olana kadar her şey yolunda gider. Fotoğraflarda daha çirkin gerçekler ortaya çıktıkça ve durum kısa sürede kontrolden çıktıkça, birbirlerine olan inançlarını kaybetmeye başlarlar ve arkadan bıçaklama hissi verirler.

Uzaylı varlığına dair gizli verileri ifşa eden bir siber güvenlik uzmanı, dev bir şirketin hedefi haline gelerek kaçmak zorunda kalır. Garip fenomenlerle karşılaşan bir meteorologla güçlerini birleştiren ikili, insanlığın kavrayışının ötesindeki bu gerçeği kanıtlamak için tehlikeli bir mücadeleye girişir.

Bir genç, eski doğum günü kayıtlarında bir anda olmaması gereken bir silüet görür. Biraz daha dikkatli incelediğinde bunun bizzat kendisi olduğunu fark eder. Kayıttaki görüntüsüne anlam vermeye çalışırken, bu olayı anlattığı arkadaşlarıyla birlikte babasının bodrumda saklı eşyalarını araştırmaya başlar. Meraklı gençler bir kutuda elektronik aletler ve bir yapım şeması bulur. İşlerini bitirdiklerindeyse ellerinde nasıl isterlerse öyle kullanabilecekleri bir zaman makinası vardır. Başta derslerden geçmek, kaçırdıkları konsere gitmek gibi masum "geri dönüşler" yapsalar da, kısa sürede işler çığırından çıkacaktır. İddiaları kazanmak için kullandıkları Almanac, tarihte sapma yapacak olaylara yol açacaktır.

Cosmos, üç astronotun uzaylı bir medeniyetinden gelen zayıf, kodlanmış bir sinyali yanlışlıkla yakaladıkları ve anlamaya çalıştıkları heyecan verici ilk temas saatlerini araştırıyor

Pek de uzak olmayan gelecekte, insan ve robotlar arasındaki bilinç yarışında, robotların bir adım öne geçtiği bir zamandayız. Öyle ki artık yapay zekanın, kendi kurallarını da yaratmaya başladığı bu zaman diliminde, robotlar da kendi türlerini kontrol altında tutmayı amaçlamaktadırlar. Diğer robotların uyması gereken prensipleri ortaya atan da yine bir robottur ve emsallerinin aksine; insanoğlunun asla ulaşamadığı bilgelik seviyesine adım atmalarına çok az kalmıştır.

Dedektifler Jake ve Mary, bir taklitçi katilin saldırması üzerine Sanatçı adlı hapsedilmiş bir seri katilden yardım isterler. Mary, Sanatçı'nın parlak ama çarpık ruhunda ipuçları ararken o ve Jake, şeytani bir kedi ve fare oyununun tuzağına düşer. Bu süreçte ikisi, Sanatçı ve onun taklitçisinden bir adım önde olmak için zamana karşı yarışır.

Eğer zamanda geriye gidip hayatınızı sonsuza kadar değiştiren bir olayı tersine çevirme şansınız olsaydı, bunu yapar mıydınız? Ve bu ne olurdu? Polis memuru John Sullivan'ın başına gelen bir mucize ona gizemli geçmişinin kapılarını aralar. John, 30 yıl önce ölen babası Frank ile iletişim kurabildiğini farkeder. Fakat geçmişi değiştirerek, annesinin, yani Frank'in karısının esrarengiz bir şekilde öldürülmesini de içeren bir seri gizemli ölüm zincirini tetikler. Şimdi baba-oğul zamanla yarışarak kendileri için varolan gelecek tamamen yok olmadan önce bu olaya bir son vermelidirler.

Michael Crichton’ın çok satan bilim-kurgu romanından beyaz perdeye uyarlanan The Andromeda Strain, Robert Wise’ın imzasını taşıyor. Bir araştırma uydusunun Arizona yakınlarındaki küçük bir kasabaya düşerek parçalanması beraberinde büyük tehlikeler getirir. Dünya dışından gelen ve son derece ölümcül olan bir virüs bu kaza sonrasında serbest kalır ve kasabadaki hemen herkes kısa bir süre içinde ölür. Olayı çözmek için getirtilen bir grup doktor ve bilim adamı virüsü yok etmek için zamana karşı zorlu bir yarışa girecektir.

2073 yılında, demokrasi ve kişisel özgürlüklerin tamamen yok edildiği, teknoloji hakimiyetindeki bir polis devleti olan Yeni San Francisco'da geçmektedir. Hikâye, tarihin akışını değiştirmek ve insanlığın geleceğini kurtarmak için hayatını riske atan bir zaman yolcusunu konu alır.

Yetenekli iki genç mühendis, bir garajda yürüttükleri deneyler sırasında kazara müthiş bir keşifte bulunurlar. Üzerinde çalıştıkları proje, onları zamanda geriye doğru yolculuğa çıkarabilmektedir. Sonsuz merakları nedeniyle, yolculuk deneylerini birbirlerinden habersiz yürüten mühendislerin bu deneyi çok ciddi sorunlara yol açacaktır.

İki çocuğuyla beraber hafta sonunu geçirirken gökyüzü aniden kararır ve şimşekler eşliğinde çok şiddetli bir fırtına patlak verir. Gökyüzünde tuhaf şeyler olmaktadır. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra evinin yakınındaki kavşakta sıradışı bir olaya tanık olur. Toprağın aniden yarılmasıyla yeryüzünün derinliklerinden üç bacaklı çok büyük bir savaş makinesi ortaya çıkar ve görünürdeki herşeyi yakıp yıkmaya başlar. Bu olay, uzaylıların dünyamıza saldırısının ilk hamlesidir. O andan itibaren herhangi bir gün gibi görünen günün akışı değişmiş ve bu sıradan insanlar hayatlarının en olağanüstü anlarını yaşamaya başlamıştır.

Cris’in özel yeteneği birkaç dakika sonra olacakları görebilmesidir. Onun bu gücünü kullanmak isteyen hükümetten kaçmak için, Vegas’ta takma bir ad hayatına sihirbazlık yaparak devam etmektedir. Bu özel yeteneği ona kumar masalarında da yardımcı olur. Anti - terör ajanı Callie, Cris’in bu özelliğini kullanmak ister. Tabi terörist grup da aynı nedenlerden Cris’i öldürmek istemektedir.

Uzayın derinliklerinden dönen astronot Sam Walker, NASA’nın gözetiminde yüksek güvenlikli bir tesise yerleştirilir. Ancak geceleri yankılanan garip sesler, görünmeyen gölgeler ve açıklanamayan olaylar, onunla birlikte geri dönenin sadece kendisi olmadığını düşündürmeye başlar. Dünya’ya gerçekten yalnız mı döndü, yoksa bilinmeyen bir varlık da peşine mi takıldı?

Mars görevine çıkacak uzay gemisine sızan kaçak bir yolcu, yanlışlıkla geminin yaşam destek sistemlerinde ciddi hasara neden olur. Kaynakların azalmasıyla birlikte uzayda ölümle burun buruna gelen mürettebatın alması gereken çok zor bir karar vardır.

Bir insan zihnini başarılı bir şekilde bilgisayara aktarabilmenin eşiğindeki adamın dünyası, ailesinin hayatını kaybettiği bir trafik kazası ile altüst olur. Onları diriltmek için çaresizce uğraşan Foster, ailesinin klonlarını yaratmak için meslektaşı Ed Whittle ile çalışmaya başlar. Ancak kaybettiği 4 kişilik ailesinden yalnızca 3 kişiyi geri getirebilme şansı olduğunu anladığında büyük bir karar vermek zorunda kalacaktır...

Tatil yapan bir aile, Kuzey Carolina'da, gerçek hayatta Brown Mountain Lights fenomeni olarak bilinen, bir uzaylı tehditi ile karşı karşıya kalırlar.

Dünyanın çeşitli yerlerinde sebebi açıklanamayan felaketler meydana gelmesi üzerine General Thomas Purcell, jeofizikçi Dr. Josh Keyes ile Fransız nükleer fizikçi Dr. Serge Leveque'i acilen Washington'a çağırarak bu trajedilerin arkasındaki sırrı çözmekte gecikmez. Ortada bir savaş tehdidinden çok daha kötü bir gelişme vardır: Dünyanın merkezindeki çekirdeğin dönüşü durmuştur. Güneşten gelen ölümcül radyasyon etkisine karşı koruyucu kalkan işlevini gören elektromanyetik alanın bozulması sonuçlarının korkunç olacağı açıktır. Bu problemin hemen çözülmemesi halinde uçaklar yere çakılacak, elektronik araçların devreden çıkmasıyla eşi görülmedik bir kargaşa yaşanacaktır. Atmosferdeki değişimler sonucunda yüzlerce şimşeğin aynı anda çakmasıyla "süper fırtınalar" oluşacak; hepsinden öldürücü olanı ise, mikrodalga radrasyon etkisiyle dünyamızın kavrularak yanması olacaktır...

Antarktika'da bir grup ABD'li bilim insanı Norveçli meslekdaşlarının boş ve yıkık araştırma üssünü incelerler, ancak buldukları avının şeklini alabilen dehşet verici bir canlıdan başka bir şey değildir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir