
Michael Elphick
Fisher

"Suç Unsuru hangi ülkede olursa olsun en içi geçmiş izleyicileri bile serseme çevirecektir" diye yazıyor Variety dergisi. Danimarkalı sinemacı Von Trier'in ilk filmi, fütüristik bir gerilim, Avrupa üçlemesinin de ilk filmi. Kahire'de sürgünde yaşayan Fisher adında bir İngiliz dedektif, hipnoz altında son görevini hatırlar. Anılarındaki Avrupa çok değişmiştir; bir terk edilmişlik ve çürümüşlük içindedir. Dedektif genç kızları öldüren Loto Katili'ni yakalamakla görevlendirilir.

Michael Elphick
Fisher

Esmond Knight
Osborne

Me Me Lai
Kim

Jerold Wells
Kramer

Ahmed El Shenawi
Therapist

Astrid Henning-Jensen
House Keeper
Janos Hersko
Coroner

Stig Larsson
Coroner's Assistant
Harry Harper
Portier 1
Roman Moszkowicz
Portier 2

Lars von Trier
Schmuck of Ages
Frederik Casby
White Policeman
Duke Addabayo
Black Policeman

Jon Bang Carlsen
Angry Policeman

Leif Magnusson
Hotel Guest

Paris’te bir apartmanda, iki adam arasında yaşanan şiddetli bir tartışmadan sonra, bir silah patlar. Kurban daireden çıkıp kısa bir süre sonra ölür. Saldırgan polise teslim olmayı reddeder. Etrafı sarılır. Gece boyunca, polisin kendisine saldırmasını beklerken, meydana gelen bu dramdan önceki olayları anımsar. Önce, genç ve güzel çiçekçi Françoise’la karşılaşması…Marcel Carné’nin savaş öncesinde çektiği son filmi Gün Ağarıyor, neredeyse geleceği gören bir kötümserliğe sahip bir yapıt. Her şeyin baştan inşa edildiği, hedeflenen heyecanı yaratmak üzere milim milim hesaplandığı stüdyo filmlerinin zirvesi. Aynı zamanda Fransız “şiirsel gerçekçiliği”nden büyük ölçüde etkilenen Amerikan film-noir’larında flash-back’in önemli bir yer tutacağını da haber veriyor.


Birbirlerini tanımayan ve kariyerleri çok farklı ilerleyen üç polisin kaderi dramatik bir şekilde buluşur. Emekliye ayrılmayı düşünen Eddie Dugan, suçluluk duygusundan sıyrılamayan ve çözümü alkolde bulan deneyimli bir polis memurudur. Evliliğinde sorunlar olan yedi çocuk sahibi Sal ise, hayatını düzene sokmak için artık herşeyi göze almıştır. Gizli kimlikle görev yapan Clarence "Tango" Butler, hapisten yeni çıkmış kanundışı arkadaşı Caz için sadakat sınavından geçmektedir.


Küçük bir kasabada sıradan bir hayat süren Clay Bidwell, beklenmedik olayların merkezine çekilir. Yeni tanıştığı gizemli bir yabancı ve kasabaya gelen bir FBI ajanı ile birlikte, Clay’in çevresindeki dünya hızla değişmeye başlar. Kara mizahın ve gerilimin iç içe geçtiği bu hikâye, sırların ve tesadüflerin gölgesinde ilerlemektedir.

Korkusuzlar, 1962 yapımı ABD filmi. Hapse girmesine yardımcı olduğu bir suçlu tarafından ailesi tehdit altında olan bir avukatın anlatıldığı filmdir.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.

Bir kadının öldürülmesini soruşturan bir polis ve başlangıçta sıradan bir fahişenin öldürülmesi gibi görünen bir vakadır. Fakat bu olanlar mısır'ın seçkinlerini ilgilendiren karmaşık konudur. Tarik Saleh'in yazıp yönettiği film 2016 Sundance Film Festivali'nin yarışma filmleri arasındadır. Oyuncu kadrosunda ise Fares Fares, Ger Duany,Slimane Dazi ve Mohamed Yousry yer alıyor.

Joe Deacon, Los Angeles'ı terörize eden bir seri katili bulmak için Jim Baxter ile güçlerini birleştirir. Suçluyu takip ederken, Baxter, soruşturmanın Deke'in geçmişinden yankılar uyandırdığının ve davasını tehdit edebilecek rahatsız edici sırları ortaya çıkardığının farkında değildir.

16 Haziran 1959... "Süpermen'in Maceraları" filminin Çelik Adamı George Reeves (Ben Affleck) için Hollywood'un görkemli günleri ölümüyle sona erer. Hollywood Tepeleri'ndeki evinde bir kurşun yarasıyla ölü bulunan Reeves ardında genç yıldız adayı bir nişanlı, milyonlarca acılı hayran ve bir anne bırakır. Ölümünün peşinden sadece annesi Helen Bessolo (Lois Smith) gidecek ve cevapsız sorulara yanıt arayacaktır. Helen bunun için özel dedektif Louis Simo (Adrien Brody) ile anlaşır. Simo, hiçbirşey göründüğü gibi olmadığını ve korkunç bir senaryo oynatıldığını keşfeder.

San Diego'lu bir genç, Euripides'in Orestes tragedyasından esinlenerek antika bir kılıçla annesini öldürdükten sonra iki kişiyi kendi evinde rehin alır. Yüksek lisans öğrencisi Brad McCullum'ın şehrin kıyısında geçen bu cinai öyküsü, iyi bir dedektif ve genç adamın arkadaşlarının olayı çözme çabalarıyla sürer. Amaç hem McCullum'ın niyetini anlamak hem de rehineleri kurtarmaktır.

Bir parlamento üyesi, Cassius adlı Sovyet casusun izlerini taşıyan cinayete kurban gider. CIA, genç ajan Ben ile hayatını Sovyet casusu yakalamaya adamış dedektif Paul’den bir ekip oluşturur. Master tezini Paul’un Sovyet katili takibi üzerine hazırlayan genç Ben, Cassius’un tekrar ortaya çıktığından emindir. İkili suçları incelerken, Cassius’un hep olduğunu sandıkları kişi olmayabileceği fark ederler.

After a former model is drowned in her bathtub, Detective James Halloran and Lieutenant Dan Muldoon attempt to piece together her murder.

Cinayet masası dedektifi John Hobbes, seri katil olan Edgar Reese'in idamına tanık olur. İdamdan kısa bir süre sonra tekrar cinayetler işlenmeye başlar ve Reese'in tarzına çok benzerler.

Kiralık katil olan Kai Kahale, Bangkok’a gider. Burada bir silah alan ve araba kiralayan Kai, profesyonel bir kadın sürücüyle tüm gece şoförlüğünü yapması için anlaşır. Birçok yere uğrayan Kai, her durakta acımasız cinayetler işler. Şoför, Kai’nin işlediği cinayetleri fark ettiğinde ise artık kaçmak için çok geç olur. Bu arada sıradışı bir polis, daha fazla kan dökülmeden önce cinayetlerin gizemini çözmek için zamana karşı yarışır.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

Dedektif Dave Robicheaux, bir dizi cinayetin arkasındaki sırrı aralamaya çalışırken; film yapımcısı gangster Balboni’nin olaylarla bağlantısı olduğunu anlar. Dedektif, güneyde yaşayan bir komutanın yardımıyla ölenlerin gizemi de aralanacaktır.

John Berlin, Kuzey Kaliforniya'daki küçük bir kasabada korkunç bir cinayetler zincirini çözmek için görevlendirilmiştir. Polis dosyalarında, kimlikleri belirlenemediği için "Jennifer" kod adıyla anılan sekiz kör kadının öldürüldüğü bu cinayetler kasabaya dehşet saçmaktadır. John bir yandan bir sonraki kurban olduğu düşünülen Helena Robinson'u korumaya çalışırken bir yandan da katilin izini sürmeye başlar...

Yakın bir gelecekte insanların gözlerine yerleştirilen bir alet sayesinde artık suç diye bir şey kalmamıştı ve eğer birisi suç işlerse, suç işleyen kişi artık işlediği suçu saklayamıyordu. Fakat bu yeni teknolojik alet sadece insanların işledikleri suçları değil onların yaşadığı her anı kayıt ediyordu. Bu yüzden de artık insan mahremiyeti diye bir şey kalmamıştı. Her ne kadar suç ile savaşta büyük bir başarı elde edilse de bir anda artan cinayetler ve bir türlü bulunamayan bir seri katil bu yeni düzeni tehdit etmeye başlamıştı. Bunun üzerine işinde deneyimli olan dedektif Sal bu gizemli davanın başına getirildi. Sal kısa bir süre içinde tüm bu cinayetler ile bağlantısı olduğunu düşündüğü bir kadını tespit etti. Ancak kadının ne bir kaydı, ne bir kimliği ne de bir ismi bulunamıyordu...Hikaye burada başlamaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir