
Roger Federer
Self

The film intertwines Roger Federer and Rafael Nadal's lives with their famed 2008 Wimbledon championship - an epic match so close and so reflective of their competitive balance that, in the end, the true winner was the sport itself.

Sovyetler Birliği'nın ünlü Kızıl Ordu hokey takımının hikayesini, takım kaptanı Slava Fetisov'un gözünden anlatan bir belgesel.

En ünlü futbolculardan Cristiano Ronaldo'nun hayat hikayesinin işlendiği belgeselde başrolü kendisi oynuyor. Şimdiye kadar ilk kez bir futbolcunun hayat hikayesi bu kadar yakından ele alınmakta. Futbolseverlerin kapalı kapılar arkasında neler döndüğünü, neler yaşandığını öğrenebileceği bir yapım izleyiciyi bekliyor.

The history of cinematic sound, told by legendary sound designers and visionary filmmakers.

1936 Olimpiyat oyunlarının Berlin'de yapılması kararı alındıktan sonra, Almanya'daki Olimpiyat Komitesi oyunların perdeye aktarılacağı bir belgesel yapılması kararı alır. Yönetmen Leni Riefenstahl'ın yönetimindeki ekip, Olimpiyatlar süresince yarışmaları ve atletleri kameraya alır. Nazi yönetimi döneminde yapılan filmlerden biri olan belgesel, teknik alanda, özellikle de yakın çekim planlar anlamında önem atfedilen belgesellerden biri.

Berlin Olimpiyatları üzerine uzun metrajlı bir film yaratması için 1936 Olimpiyat Komitesi tarafından görevlendirildikten sonra Riefenstahl, hareket halindeki vücutların şiirselliği ile koşu yarışındaki atletlerin yakın plan çekimlerini birleştirerekinsan vücudunu öven bir belgesel çekmiştir. Yapım genç erkek bedenini göklere cikarmakta ve, bazılarına göre, atletik hünere yönelik Nazi bakış açısını ifade etmektedir. Riefenstahl, çim hokeyi, futbol, bisiklete binme, binicilik, su sporları ve jimnastik sporları yarışları sırasındaki atletlerin erdemlerini sunmaktadır. Hatırda kalıcı sahneler Amerikan Glenn Morris tarafından kazanılmış Pentatlon ve Dekatlon’dur. Film oyunların kapanış coşkusuyla sona erer.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Birçok insana göre Roger Ebert, Amerika'nın en etkili sinema eleştirmenlerinidir. Dünyanın da en tanınmış sinema yazarlarından biri olan Ebert, 4 Nisan 2013 tarihinde, uzun zamandır savaştığı kansere yenik düşüp hayata veda etti. Chicago Sun-Times'da sürdürdüğü 45 yıllık yazarlık ve televizyonda Gene Siskel ile yürüttüğü programcılık kariyerlerininin yanı sıra Pulitzer Ödülü sahibi de olan Ebert, 2011 yılında otobiyografisi 'Life Itself'i yayınlamıştı. Yönetmen Steve James bu kitaptan uyarladığı filminde ünlü eleştirmenin hayatı ve kariyerini beyazperdeye aktarıyor.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

This sports documentary tells the story of the Williams Formula 1 team founded by the legendary Sir Frank Williams

Marina Abramovic yaklaşık kırk yıldır sanatı yeniden tanımlıyor ve kendi bedenini bir araç olarak kullanıp, meydan okuyan, şok eden ve düşündüren performanslar sergiliyor. 1995 İstanbul Bienali’nin de katılımcılarından biri olan sanatçı, günümüzün en etkili ve tartışmalı sanatçıları arasında yer alıyor. Bu belgeselde Marina’nın, New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) gerçekleştirilecek retrospektifine hazırlanma sürecini izlerken, MoMA’da bir sandalyede hareketsiz olarak 736 saat boyunca oturduğu performansının da dahil olduğu gösterisinin üç aylık dönemine de şahit oluyoruz.

A heartfelt documentary focusing on the day-to-day lives of professional wrestlers, some on the rise, some on the wane, and others fighting for their lives.

Originally a home video never intended for public viewing, this film captures the final chapter in Roger Federer's legendary tennis career, featuring Roger, his family, and his three main rivals: Rafael Nadal, Novak Djokovic, and Andy Murray.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

Sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında gelen Son İmparator destansı bir öyküdür: 2 yaşında tahta çıkan Çin'in son imparatoru Pi Yi'nin gözünden 60 yılın öyküsü. Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film çok şık ve estetik bir görkemli yapımdır. Bertolucci sinemasının izlerini de taşır: Yasak Kent'in avlusunda binlerce figuranla çekilen sahnelerden ipek çarşafların altında belli belirsiz sevişen üç bedene kadar... Son İmparator aynı zamanda Bertolucci'nin Oryantal Üçlemesi'nin ilk filmidir. Bu seri daha sonraki yıllarda çekeceği Çölde Çay ve Küçük Buda ile tamamlanır.

20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'da geçen film, bağımsızlık mücadelesi için İngiliz yönetimine karşı "Pasif Direniş"i örgütleyen Mahatma Gandhi'nin hayatından bir kesit anlatıyor. En iyi biyografik çalışmalardan biri olarak kabul edilen Gandhi, 11 dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden "en iyi film" ve "en iyi yönetmen" dahil tam 8 ödülle döndü. Gandhi rolünde sinema tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan usta oyuncu Ben Kingsley'nin ise "en iyi erkek oyuncu" dalında heykelciğe uzanmasıysa pek zor olmadı. Cenaze sahnesinde yaklaşık 300.000 kişinin yer almasıyla da bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu da elinde bulunduran film, çarpıcı sahneleriyle hafızalardan silinmeyecek bir yapıt. Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi'nin gerçek hayatından sinemaya aktarılan bu gerçekçi yapım, ülkemizde yıllarca yasaklanmış ve gösterime girememişti..

Yıl 1942. Naziler Rusya'da ölümcül bir harekata girişmiştir. Kruschev'in liderliğindeki Stalingrad vatandaşlarıysa cesur bir direnişe geçmiş, yerel halk kahramanı Vassili Zaitsev'in ışığıyla tek yumruk haline gelmiştir. Uzman bir keskin nişancı olan Vassili'nin gösterdiği kahramanlıklar en yakın arkadaşı politik subay Danilov tarafından yürütülen bir propaganda sayesinde efsaneleşmiştir. Vassili'yi durdurmak için Almanlar en iyi keskin nişancıları olan Albay Konig'i Stalingrad'a gönderirir...

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow'dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester'ın evine birşey çalmak amacıyla girer. Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci Dünya Savaşı'nda U-96 adlı tip 7 sınıfı Alman U bot mürettebatını konu alan film. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını, içinde bulundukları psikolojik durumları görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar. Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır. Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır. Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.

Vasat bir besteci olan Salieri ile rakip olan Wolfgang Amadeus Mozart, müzikal dehasıyla ölümsüzlük kazanıyor. Salieri'nin bu durumu hazmedememesi intikam isteğiyle dolmasına neden olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir