
Niecy Nash-Betts
Gloria Williams


Niecy Nash-Betts
Gloria Williams

Garfield Wilson
Charles

Everick Golding
Oskie

Miranda Edwards
Angie

Jennifer Oleksiuk
Detective L. Wilson

Alvin Sanders

Marci T. House
Rev. Sherrie White

Natalie Malaika
Arika Williams

Megan Danso
Susie
Kareem Tristan Alleyne
Swerve
Mika Mitchell
Shannon

Lauren Bradley
Reporter

Rayven Symone Ferrell
Kamiyah Mobley

Candus Churchill
Nana / Glo

Jeff Gonek
Lawyer

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.

Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.

At the age of 17, Griselda Blanco, made her way to the U.S. with a fake passport with her first husband Carlos. Living in Queens with her three sons, Griselda became enticed by the money the drug world offered, and quickly became embroiled with local drug runners. Griselda masterminded the use of beautiful women, the elderly and children as the mules and created false-bottom suitcases to smuggle cocaine from Colombia.

Butch Haynes ve partneri Terry Pugh, Huntsville Hapishanesi’nden kaçtıktan sonra, girdikleri evdeki Philip Perry ismindeki çocuğu rehin alırlar. Terry, çocuğa kötü davranınca Butch Terry’i öldürür ve çocuğu da alıp kaçar. Butch ve Philip, beraber seyahat ettikçe birbirlerini tanıyacaklar ve Butch, ailesi tarafından hemen hemen eğlenceli hiçbir şey yapmasına izin verilmemiş Philip için daha önce sahip olmadığı bir rol modeli olacaktır. Bu arada peşlerinde de Texas Korucusu 'Red' Garnett ve suç bilimci Sally Gerber vardır. Kusursuz Dünya, Clint Eastwood’un etkileyici anlatımı ve Kevin Costner ile küçük oyuncu T.J. Lowther arasındaki uyumla en iyi Eastwood dramlarından birine dönüşüyor. Eastwood’un baştan filmde oynamak gibi bir niyeti olmadığını ve Butch rolü için başta Denzel Washington’ı düşünmüş olduğunu da belirtelim.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Lee Chung-Chi 16 yaşındaki küçük kızının Tayland’ta kaybolduğunu öğrenir ve Tayland’a gidip Çinli yetkililerle bir araya gelerek kızını bulmak için uğraşır. Olayı çözmeye başladıklarında ise karşılarında bir gangsterin olduğunu öğrenirler.

Altı yaşındaki kızı kaçırıldıktan sonra, soruşturmayı yürüten dedektife olan inancını kaybeden çaresiz bir baba adaleti kendi elleriyle aramaya karar verir; arayış saplantıya ve ahlaki tavizlere dönüştükçe bu durum her iki adamı da kaçınılmaz bir çatışmaya doğru sürükler.

İlgi çekici, iyi oyunculuklarla öne çıkan, Amerikan yapımı bir Japon gangster filmi. Robert Mitchum, yakuza tarafından kaçırılan Amerikalı bir kızı kurtarmak üzere Japonya’ya giden özel dedektif rolünde, efsanevi Japon yıldız Ken Takakura ona yardım eden eski bir gangster. Kishi Keiko ise Mitchum’un İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya’da görevliyken bir aşk yaşadığı ve şimdi tekrar karşılaştığı kadın. Paul Schrader’in, kardeşi Leonard’ın bir hikâyesinden sinemaya uyarladığı Yakuza, Japon tür sineması geleneklerinin Amerikan seyircisine tanıtımı açısından kayda değer bir girişim. Halâ geçmişin değerleri ile yaşayan ve kapitalist Japonya’da var olmaya çalışan modası geçmis¸ bir yakuza olan Ken karakteri (kardeşi ona “yalnız kurt” diyor), eski ritüel ve geleneklerle çağdas¸ değerleri, ilgi çeken bir biçimde karşılaştırma imkanı sunuyor.

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.


İki maskeli adam akıllara zarar bir hazırlık aşamasından sonra genç bir kadını kaçırıp eve kapatırlar. Önceden her detayı düşünmüşlerdir, kadının kaçırma operasyonundan hapis tutulacağı eve kadar her nokta ayrı ayrı düşünülmüştür. Adamlardan biri orta yaşlı, sert ve kaba. Diğeri ise genç, heyecanlı ve çekingen. Uzun bir süre kadının neden kaçırıldığı belirsiz kalır, sonradan adamların fidye koparmak maksadıyla bu işe giriştiklerini anlarız.

Avery'nin kız kardeşi kaçırılmış, 2 milyon dolar fidye istenmektedir. Aralarında kız kardeşinin sevgilisi de olan üç arkadaşı ile bir plan kurarlar. Eski mafya babası Carlo Bertalluci'i (Christopher Walken) kaçırıp arkadaşları Ira'nin evine getirler. İra'nın olaydan haberi bile yoktur ve evde dörtlünün poker oynayacağını düşünmektedir ancak gelince gerçeklerle karşılaşır. Bu arada ciddi olduklarını göstermek için Carlo'nun parmağını keserler. Carlo'dan istekleri ya parayı ödemesi ya da fidyecileri bulmasıdır. Carlo kendi avukatını bu fidyecilerle ilgili bilgi toplamak için arar. Ve sağ kolu aynı zamanda da şöförü olan Lono Veccio ise (Denis Leary) bu dörtlünün kim olduğunu, neden Carlo'yu kaçırdıklarını öğrenmeye ve Carlo'yu kurtarmaya çalışmaktadır. Bu arada Carlo avukatından ilginç bir bilgi alır: Avery'nin kız kardeşinin kaçırılmasında içerden birinin parmağı vardır.

Profesyonel bir çetenin kızlarını kaçırmasıyla hayatları altüst olan bir çift, farklı konumlarda tutsak edilerek köşeye sıkıştırılır. Zamana karşı yarışan karı koca, kendilerini hedef alan bu kusursuz planı bozmak için tüm sınırlarını zorlar.

Dedektif ve Müfettiş Lee, Hong Kong polisine bağlı uzak doğu dövüşleri konusunda rakip tanımayan son derece başarılı bir polis memurudur. Hayatta en çok değer verdiği varlık ABD'ye Çin Konsolosu olarak atanan çok saygı duyduğu bir bürokratın 11 yaşındaki kızı Soo Yung'dur. Soo Yung içinde Lee, en iyi dostu ve koruyucu meleğidir. Fakat, Çin Konsolosu, ABD'ye gidip yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Soo Yung kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Bunun üzerine Lee, Amerika'ya gönderilerek Soo Yung'u bu kişilerin elinden kurtarmakla görevlendirilir. Lee, Amerika'da hiç ummadığı bir durum ile karşılaşır. FBI, LAPD dedektiflerinden biri olan James Carter'ı (C. Tucker) da bu iş için görevlendirmiştir. Carter, sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı ile çalıştığı kişiler için bir kabustur. Fakat FBI'ın amacı bir yabancı olan Carter'ı kendi işlerine karıştırmamaktır.

Psikolojik sorunları olan genç Ricky, saplantıyla aşık olduğu uyuşturucu müptelası porno yıldızı Marina'yı kaçırır. Tek amacı, güzel kadının kendisine aşık olmasıdır. Bu arada Marina'nın son filmini çeken yönetmen Maximo da kendisini genç kadının güzelliğine kaptırmıştır. Marina'nın yine uyuşturucu yüzünden başını belaya soktuğunu düşünen kardeşi Lola onu aramaya başlar. Zaman geçtikçe, Marina, kaçma isteği ve kendisini kaçıran adama aşık olması yüzünden ikileme düşer. Ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar'ın, erotizm, gerilim ve romatizm içeren bu başyapıtında Antonio Banderas güçlü oyunculuğu ile dikkatleri üzerine topluyor.

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.

Seyahat eden bir çiftin arabası büyük bir çölün civarında bozulur. Umutsuzca yardım bekleyen ikili yardım bulmak amacıyla birbirlerinden ayrılırlar. Yokluğun ortasında, birbirlerinden dakikalar geçtikçe daha da uzaklara doğru yol alan çift, kendilerini ne gibi sorunların beklediğinden habersizdir. Karısını çölün ortasında yitiren Jeff, onun izinden gitmeye çabalayacaktır.

Robert Redford, Willem Dafoe ve Helen Mirren gibi yıldızların bulunduğu heyecanlı bir gerilim. Wayne ve Eileen Hayes (Redford ve Mirren) Amerikan rüyasını tam anlamıyla yaşamaktadırlar. Fakat bu güzel görüntü Wayne, beklenmedik şekilde huzurlu evlerinden kaçırılınca paramparça olur. Kurmazlığı ve uzlaşma becerileri ile övünen Wayne birden kendini, kaybedecek hiçbirşeyi olmayan ama herşeyi kazanabilecek bir caninin (Dafoe) elinde rehine olarak bulur. Acaba Wayne "hayatının" en önemli müzakeresinde başarılı olabilecek midir?

İşine tutkuyla bağlı olan Julien, sık sık yurt dışına çıkmaktadır. Evde hiç bulunmayışı, bir kaç yıl önce evliliğinin mahvolmasına yol açmıştır. Fransa'daki bir mola sırasında, telesekreterde eski karısından bir mesaj olduğunu görür: Okul gezisi ile dağa kamp yapmaya giden oğlu ortadan kaybolmuştur. Derhal oğlunu aramaya koyulan Julien'i hiçbir şey durduramayacaktır.

Film, Hollandalı bira devi Heineken'in sahibi Alfred "Freddy" Heineken'in kaçırılıp fidye istenmesi sürecini tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Heineken'i efsane Galli aktör Anthony Hopkins canlandırıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir