
Katharine Hepburn
Trigger Hicks


Immanuel Rath, yaşlı ve bekar bir profesördür. Öğrencilerinden duyduğu "Mavi Melek" adlı gece kulübüne onları yakalamak amacıyla gider. Gizlice gittiği gece kulübünde Lola Lola adlı dansçıya herkes gibi o da tutulur. Artık her akşam Lola'yı ziyaret etmeden duramaz hale gelir. Gece hayatı tıpkı bir girdap gibi onu içine çeker. Sürekli bir hayal alemi içinde derslerde bile Lola'yı düşünerek kendinden geçer. Lola'nın başka erkeklerle olmasından ölümüne rahatsız olduğu için onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu onun giderek çöküşüne yol açmaya başlar.

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

DreamWorks Pictures gerçek olaylardan esinlenilmiş dram komedi filmi People Like Us'ı gururla sunar... Filmde Chris Pine babasının aniden öldüğünü öğrendiği gün son anlaşması da çöken hızlı konuşan yirmili yaşlarını süren bir satış elemanı Sam rolünde. İstememesine rağmen, Sam eve geri dönmek zorunda kalır çünkü babasının mallarını bir düzene sokacak ve ailesiyle yeniden bağlantı kuracaktır. Babasının son dileklerini yerine getirmeye çalışan Sam dünyasını alt üst eden bir sır keşfeder: şimdiye kadar bilmediği 30 yaşında Frankie adında bir kız kardeşi (Elizabeth Banks) vardır. İlişkileri geliştikçe, Sam ailesiyle ilgili bildiği her şeyi yeniden düşünmeye ve bu süreçte kendi hayatında yaptığı seçimleri yeninden gözden geçirmeye zorlanır...

İrlanda'nın Wexford Kontluğu'ndaki küçük bir kasabada Noel'e yaklaşılan 1985 yılı. Bill Furlong, kendisi, karısı ve beş kızının geçimini sağlamak için kömür tüccarı olarak çalışmaktadır. Bir sabah erken saatlerde yerel manastırda kömür dağıtırken, geçmişiyle ve Katolik Kilisesi tarafından kontrol edilen bir kasabanın suç ortaklığı sessizliğiyle yüzleşmesini gerektiren bir keşif yapar.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

40'ına yaklaşmış olan Johanna Perry , 14 yaşından beri yanında yaşadığı ve bakıcılık yaptığı kadın ölünce, yeni bir ailenin yanına gelir. Zengin bir avukat 16 yaşındaki torunuyla beraber yaşamaktadır ve Johanna'dan torununa bakıcılık yapmasını ister. yıllardır bir rutin içerisine ve asosyal olarak devam eden Johanna'nın hayatı bu ailenin yanına gelince kökten değişir.

Ondokuzuncu yüzyılın başında , İsveç taşrasını dolaşan küçük bir tiyatro gubu Stockholm’un giriş kapılarından birinde resmi görevliler tarafından alıkonulur. Amaçları Dr Vogler adlı sihirbazın gösterilerini sergileyen grubun foyasını ortaya çıkarmaktır. Görevliler dilsiz olduğu söylenen Dr Vogler’den özel bir gösteri isterler. Böylelikle yaptıklarının toplum sağlığına zararlı olup olmadığını denetleyeceklerdir.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Tom Powers, Chicago’nun arka sokaklarında yavaş yavaş yükselmeye ve daha tehlikeli suçluların dikkatini çekmeye başlamış bir kabadayıdır. Ancak kısa süre sonra yaşanacak bir gangster cinayeti bu karışık ortamda çok daha büyük bir mafyatik savaşın fitilini ateşleyecektir. William A. Wellman’ın 1931 tarihinde peliküle döktüğü The Public Enemy, modern gangster filmlerinin köklerini de bünyesinde barındırır. Film “En İyi Senaryo” dalında da bir Oscar adaylığı kazanmıştır.

"Cujo" adlı dost canlısı bir St. Bernard kuduz hastalığına yakalanır ve küçük bir Amerikan kasabasında terör estirmeye başlar.

When Sara hears a preacher say faith can move mountains, she starts praying. Suddenly people in her town are mysteriously healed! But fame soon takes its toll – can Sara’s family save her before it’s too late?

Kaykaycı Kız öz güven, cesaret ve kendi yolunu çizmenin yarattığı büyük etkiyi konu alan bir yetişkinliğe geçiş hikâyesi. Hindistan'ın Racastan bölgesindeki ücra bir köyde geçen film, burada geleneklere ve ailesine karşı sorumluluklarına bağlı bir hayat yaşayan genç Prerna'nın (ilk oyunculuk deneyimiyle Rachel Saanchita Gupta) öyküsünü aktarıyor. Bir gün, Londra'da büyüyen ve bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Jessica (Amy Maghera), vefat eden babasının çocukluğunu araştırmak için köyü ziyaret eder. Jessica ve köye kaykayıyla gelen eski arkadaşı (Jonathan Readwin) sayesinde Prerna ve köydeki diğer çocuklar, heyecan verici yeni bir macerayla tanışır.

'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.

On dokuzuncu yüzyılda ekonomik açıdan başarılı olmak için şeytanla anlaşan New Hampshire'lı bir çiftçi, anlaşmayı bozmak için Daniel Webster'ın desteğini alma hikayesi...Fantastik ögeler barındıran ,yapıldığı yıla göre ortalamanın üzerinde bir film.

The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.

William, babası amansız bir hastalık nedeniyle ölüm döşeğinde olduğu için, evine geri döner. Babasını yakından tanımak için, renkli bir kişiliği olan adamın gençliğinde yaşadıklarına dair öyküler toplamaya başlar. Babasının, gençliğinde gezgin bir satıcıyken yaşadıkları bir bulmacanın parçaları gibi yerine oturacak ve anlaşılması güç olan adamın yaşamını en masalsı yönüyle zaferleri ve zaaflarıyla ortaya çıkaracaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir