
Thommy Berggren
Erik Bergman

Little Pu spends a summer in Norrland with all his relatives. He and his brother get to hear the story about the watchmaker who hung himself, learns to shoot with a bow and follow his father on a bicycle trip.

Thommy Berggren
Erik Bergman

Henrik Linnros
Pu Bergman

Lena Endre
Karin Bergman
Jacob Leygraf
Dag
Anna Linnros
Lillan

Malin Ek
Märta

Marie Richardson
Marianne

Irma Christenson
Aunt Emma

Birgitta Valberg
Grandmother

Börje Ahlstedt
Uncle Carl

Maria Bolme
Maj
Majlis Granlund
Lalla

Birgitta Ulfsson
Lalla

Carl Magnus Dellow
Watchmaker

Melinda Kinnaman
Blind girl


Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

Ödüllü Brothers / Kardeşler adlı filminden sonra Susanne Bier'i sinemaya döndüren Düğünden Sonra, Danimarka'nın Oscar adayı oldu. Son James Bond filmi Casino Royale'deki kötü adam Le Chiffre'i oynayan Mads Mikkelsen, Hindistan'da kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bir yetimhanenin yöneticisi Jabob Petersen'i canlandırmaktadır. Jacob, Danimarkalı işadamı Jorgen'den yüklü bir bağış alır, ama sözleşme imzalamak üzere Danimarka'ya gitmesi gerekmektedir. Jacob'un Danimarka'ya gelişi Jorgen'in kızının düğünüyle çakıştığı için o da davet edilir. Ancak Jacob'u bir sürpriz beklemektedir: Jorgen'in eşi, Jacob'un gençlik aşkı Helene'den başkası değildir.

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Senaryosu Susan McMartin tarafından kaleme alınan Cook, bir yanda yakın zaman ölen sevgilisini unutmak isteyen Henry Church adlı orta yaşlı adam, bir diğer yandan ise kanserli bir annenin küçük kızı Charlotte’ın, dostluk öyküsü ele alınmaktadır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Rational, exacting, and self-controlled theater director, Henrik Vogler, often stays after rehearsal to think and plan. On this day, Anna comes back, ostensibly looking for a bracelet. She is the lead in his new production of Strindberg's A Dream Play. She talks of her hatred for her mother, now dead, an alcoholic actress, who was Vogler's star and lover.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

After a suicide attempt, Lane has moved into her country house to recuperate. Her best friend, Stephanie, has come to join her for the summer. Lane's mother, Diane, has recently arrived with her husband Lloyd, Lane's stepfather. Lane is close to two neighbors: Peter, and Howard. Howard is in love with Lane, Lane is in love with Peter, and Peter is in love with Stephanie.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.


Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanmaktadır. Anne ve babası (Julie Walters ve James Cromwell) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (James McAvoy), zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (Maggie Smith) yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi? Film, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.


Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Dakota Fanning ve Queen Latifah, aile, özgürlük ve sevginin üstün gücüne dair etkileyici bir hikaye. Öfkeli ve zalim babasından kaçmak ve annesi hakkındaki gerçekleri öğrenmek isteyen 14 yaşındaki Lily Owens (Fanning), bakıcısı ve arkadaşı Rosaleen (Jennifer Hudson) ile arıcılıkla uğraşan Boatwright kardeşlerin (Latifah, Alicia Keys ve Sophie Okonedo) Güney Carolina'daki kasabalarına gider. Beklenmedik bir sevgi ve merhametle sarmalanan Lily, bu eşsiz kadınların arasında, insanın yuvasını bulmak için bazen uzaklaşması gerektiğini farkeder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir