
George O'Hanlon
Joe McDoakes

Joe McDoakes, trafikte suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken kendini absürt bir şekilde büyüyen bir hukuki karmaşanın içinde bulur. Ufak bir ceza, mahkeme salonunda yaşanan yanlış anlamalar ve peşini bırakmayan talihsizlikler yüzünden kısa sürede dev bir cezaya dönüşür. Mizah dolu anlatımı ve ironik karakterleriyle, adalet sisteminin tuhaflıklarını eğlenceli bir dille tiye alan bu yapım, absürt mizah sevenler için gerçek bir klasik niteliğinde. Joe’nun başına gelenleri izlerken gülmekten kendinizi alamayacaksınız. 1950’lerin toplumsal atmosferini yansıtan film, zamanın mizahi anlayışına ışık tutuyor.

George O'Hanlon
Joe McDoakes

Phyllis Coates
Alice McDoakes (uncredited)

Douglas Fowley
Convict (uncredited)

Don C. Harvey
Officer Flanagan (uncredited)

Fred Kelsey
Police Turnkey (uncredited)

Kenner G. Kemp
Juror (uncredited)

Nolan Leary
Judge (uncredited)

Frank Marlowe
Joe's Cellmate (uncredited)

Jack Mower
Bailiff (uncredited)

Paul Panzer
Juror (uncredited)

Ralph Sanford
Prison Warden (uncredited)

Ted Stanhope
Battin, Joe's Defense Attorney (uncredited)

Willard Waterman
Prosecutor (uncredited)


Dave Buznik sakin huylu, suya sabuna dokunmayan, peygamber gibi bir iş adamıdır. Bir uçak yolculuğu esnasında meydana gelen bir olay, yaşamını altüst eder. Sinirli bir insan izlenimi veren Buznik, öfkeyi konrol edebilmeye yönelik bir programa katılmak durumunda kalır. Fakat programı yürüten hocanın, kendi öfkesine hakim olabilme yönünde bazı sıkıntıları vardır.

Olabilecek bütün aksaklıkların gerçekten olduğu bir film setinde geçen bir günlük bir çekimi anlatıyor film. Yönetmeni, oyuncuları, teknik ekibi ve de seyirciyi çıleden çıkaran aksaklıklar bunlar, patlayan lambalar, atlanan replikler, kayıp kameraman, sete giren huzsuz cüce, daha neler neler... Bir yandan çekimin kontrolden çıkmasıyla gelişen absürd olaylara gülerken; bir yandan da bu yetenekli genç ekibe sempati duymamak, herşeye rağmen belki de başarabileceklerini anlayınca kapıldıkları müthiş heyecanı paylaşmamak elde değil. Sürreal ve çok hoş, ama hep beklenmedik olaylarla dolu, manik tarzda, sofistike güldürüyle el şakalarının karışımı bir komedi....

McTeaguslarla tanışmaya hazır mısınız? Bütün işe yaramayanların sonuncusu bu ailede. Hepsi marangozluktan yetişti ve zengin amcalarının malvarlığını sahiplenmek istiyor...ancak o henüz ölmedi! Michael J. Fox, Kirk Douglas ve Nancy Travis yaramazlıklarıyla sizleri çok güldürecek. Ailesi eski usülle zengin olmaya çalışan Joe Amca (Douglas) banka yolunda gülme krizi geçiren bunamış ve çok rahat kandırılabilen biridir. Öbür yandan da muhteşem pizza dağıtıcısı bir kız Joe'nun hemşiresi olur ve onun bu hastaya karşı gösterdiği tutum tehdit edici bir hal almaya başlar. Bunun üzerine uzun zamandır kayıplarda olan kuzen Danny'i (Fox) ararlar ancak Joe'nun gözleri bir kere açılmıştır ve bu yaşlı adamın kalbini ısıtacak yolu bulmuştur. Ama Danny'nin kız arkadaşı (Travis) onu bu kötü durumdan kurtaramaz. Danny çok yakında bir grup akbabanın öncüsü olacaktır.

Sevimli sokak serserisi Eddy hayatının kumarına üç arkadaşı ile zar zor kazandıkları 100 000 paundu yatıracaktır. Tom, Bacon ve Soap aralarında onu seçmişlerdi. Masadaki en kurt oyuncu oydu. Ama ne yazık ki tüm oyun önceden ayarlanmış bir düzenden başka bir şey değildir. Oyunun sonunda Hatchet Harry’e yarım milyon paund borçlanarak masadan kalkar. Harry Eddy’e bocunu ödemesi için bir hafta süre tanır. Aksi halde para yerine parmaklarını alacaklardır. Eddy ve arkadaşları gerekli parayı acilen bulabilmek için türlü yollara başvururlar. Bunlardan biri Eddy’nin babasının antika tüfeği ile hırsızlığa bile yeltenmektir. Hepsi başarısızlıkla sonuçlanır. Oysaki ellerindekinin kıymetini bilmemektedirler...

The Last Detail, her daim başarılı performanslara imza atmış Jack Nicholsonın çarpıcı oyunculuğuyla öne çıkan güçlü bir film. Filmde küçük bir hırsızlığa teşebbüs suçu yüzünden 8 yıla mahkum olan genç bir asker ile onu cezaevine götürmekle görevli iki denizcinin yaşadıklarını anlatıyor. Denizciler, ona güzel bir macera yaşatmak isterken, hiç de tahmin etmedikleri bir noktaya sürüklenirler.

Savaşçı ama meteliksiz bir avukat, aşkı bulma garantisi veren bir tanışma sitesini dava etmek isteyen yakışıklı birini savunmayı üstlendiğinde kıvılcımlar havada uçuşur.

Mahallesindeki Huckabeess marketler zincirinin daha fazla büyümesini engellemek için eylemler yapan çevreci Albert bir yandan da şiirlerini okuma çabasındadır. Bu çabaları pek de iyi karşılanmaz insanlar tarafından çünkü ne yazık ki kötü bir şairdir...

Kocasından ayrılan Terry kızları ile beraber yaşamaya devam eder. Hayatı artık eskisi gibi değildir. Tek dostları sakinleşmek için içtiği içki ve bunu yaparken de yanında olan komşusu Denny’dir. Aralarındaki ilişki romantizme doğru ilerlerken bir yandan da kızlarının sorunları ile boğuşan Terry kendini karmakarışık bir hayatın içinde bulur.

İki suçlu (Robert De Niro, Sean Penn), polisten kaçarken kendilerini bir anda kilisede rahip olarak buluyorlar. Kilise, beklediği iki rahibi bu suçlular zannederek, onlara kalacak yer veriyor. Burdan da kaçmayı planlayan suçlular planlarını bir türlü gerçekleştiremiyorlar. Onlara yardım edebilecek tek kişi ise Molly (Demi Moore)'dir.


Birbirinden farklı üç karakter olan Zack, Jack ve Roberto, bir hapsihane hücresinde biraraya gelirler. Roberto'nun hiçbir şeyi kafasına takmayan sevimli halleri, ilk başlarda Zack ve Jack'in çok sinirine dokunsa da aynı hücrede kalmak zorunda olmalarından dolayı bu duruma katlanmak zorunda kalırlar. Hapisten kaçmayı kafalarına koyan ikiliye, Roberto yardım edebileceğini söyleyince üçü birden bir kaçma planı yaparlar * John Lurie, Tom Waits ve kendisine hayran kaldığım Roberto Benigni ile bir başka Jarmusch filmi. başlarda can sıkıntısı üzerine başka bir film gibi görünse de Benigni'nin aynı koğuşa düşmesiyle film biraz neşe bulur * Espiri ve çekişme dolu bir kaçış ve yol hikayesi olan film usta yönetmen Jim Jarmusch imzası taşıyor.

Donald Duck's gluttonous cousin, Gus Goose, comes for a visit and practically eats him out of house and home. When the direct approach to getting rid of his voracious houseguest fails, Donald resorts to desperate measures to dislodge him.

Stuber, son derece kendi halinde yaşayıp giden ve arkadaş canlısı olan bir Uber şoförünün başına gelenleri konu ediniyor. Stu adındaki bu sürücünün aracına bir gün bir polisin binmesi üzerine olaylar birbirine girecektir. Stu'nun aracına görev için binen bu polis, zaman geçtikçe daha kötü işlere bulaşmaya başlayacak ve en sonunda ise azılı bir katilin peşine düşecektir. İkilimiz birlikte giriştikleri bu tehlikeli kovalamacadan nasıl kurtulmayı başaracaktır?

Outlaw and self-appointed lawmaker Judge Roy Bean rules over an empty stretch of the West that gradually grows, under his iron fist, into a thriving town, while dispensing his his own quirky brand of frontier justice upon strangers passing by.

Donald's sister Dumbella sends her three sons Huey, Dewey, and Louie to visit their uncle Donald. They prove to be quite a handful for Donald, even with help from his book on child rearing.

Genç bir kaçış şoförü, eski işvereninin kendisine kronik olarak güvenilmez eski erkek arkadaşının hayatını kurtarma şansı vermesiyle utanç verici geçmişine geri döner.

Soyguncularla çatışmada hayatta kalan tek polis olan Jack Cates, sert ve sıkı birisidir ve katilin peşine düşerken hapiste olan Reggie Hammond adındaki sabıkalıyı 48 saatliğine dışarı çıkarır. Bu sırada katil saklı olan nakit paranın peşindedir. 80'lerin sonlarına damgasını vuran aksiyon/komedi sinemasının önemli örneklerinden '48 Saat' filminin gişe başarısı üzerine aynı kadroyla yapılmış devam filmi.


Erin Grant (Demi Moore), FBI'da bir sekreter olarak çalışırken işinden atılır, artık çocuğunun velayetini kaybetmemek için paraya, hem de çok paraya ihtiyacı vardır. En uygun ve kolay çözüm, bir centilmenler kulübünde striptizci olarak işe başlamaktır... Kısa süre içerisinde işinin ehli haline gelen Erin' in peşine, onu saplantı haline getiren Amerikan Kongre Meclisi üyesi bir erkek (Burt Reynolds) düşer. Nakit para, şantaj, cinayet, hepsi bu devlet adamının çok iyi bildiği oyunlardır. Acaba sonunda kazanan, tüm oyunlarda üstte olmayı seven Erin mi olacaktır?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir