
Barbara Stanwyck
Selina Peake De Jong


Barbara Stanwyck
Selina Peake De Jong

George Brent
Adult Roelf Pool

Dickie Moore
Young Dirk De Jong

Bette Davis
Miss Dallas O'Mara

Mae Madison
Julie Hempel

Hardie Albright
Adult Dirk De Jong

Alan Hale
Klass Pool

Earle Foxe
Pervus De Jong

Robert Warwick
Simeon Peake

Dorothy Peterson
Maartje Pool

Noel Francis
Mabel

Dick Winslow
Young Roelf Pool

Max Barwyn
Bald Waiter (uncredited)

Lionel Belmore
Reverend Dekker (uncredited)
Wilson Benge
Paula's Butler (uncredited)

Mr.Dashwood yasalar gereği mirasını ilk karısından olan oğluna bırakmak zorundadır. Oğlundan ikinci karısı ve ondan olan kızlarına destek olmasını rica eder. Fakat oğlunun karısı bunun gerçekleşmesini engellemek için elini yapar. Biri tamamen duygularıyla, diğeri de sadece mantığıyla hareket eden iki kızkardeş, 19.yüzyılın erkek egemen ve ahlakçı dünyasında bir de ekonomik sorunlarla başetmek zorunda kalırlar. Tüm toplumsal ve ekonomik baskılara rağmen mantık ve duygu aşkla birleştiğinde, bu iki kızkardeşe güç verecek, onlara mutluluğun kapılarını açacaktır.

2007 OSCAR ödüllerinde Kanada adına yarışan bu film, 1938 yılında, sömürge halindeki Hindistan'da Mahatma Gandi'nin yükselişi sırasında, sekiz yaşında evlendirilen ancak dul kalan Chuyia'nın, geleneksel olarak dul Hindu kadınların ömürlerini geçirdikleri bir bakım yurduna gönderilmesini anlatıyor.

Taşrada tatil yapan kentli bir kadın, oralı genç ve evli bir çiftçiyle ilişki yaşar ve adamı karısını öldürüp onunla birlikte büyük şehre taşınmaya ikna eder. Adam, karısıyla beraber şehre giderken binecekleri teknede bir ‘kaza’ planlar, kendini boğulmaktan kurtarmak için de tekneye bir demet saz saklar. Ancak planın sonunu getirmeyi yüreği kaldırmaz ve kürek çekerek karısını kıyıya çıkarır. Büyük bir keder içinde, tramvaya binip şehre giderler. Göz yaşlarıyla dolu barışmaları, düğün yapılan bir kilisede tamamlanır. Birbirlerine yeniden âşık olmuş bir halde, önce bir fotoğrafçıya, sonra da bir berbere uğrarlar. Adam berberdeki manikürcünün ona kur yapmasını görmezden gelir, karısını da çapkın bir hayranın ilgisinden korur. Devasa bir lunaparka gidip eğlendikten sonra, tekneyle eve dönerler. Ancak bir fırtına çıkar ve yelken yırtılır.

Lem ailesinin Minnesota’daki çiftliklerinde yetiştirdiği buğdayı satmak için Chicago’ya gider. Orada garson Kate ile tanışır. Lem çiftliğe geri dönmeden once birbirlerine aşık olur ve evlenirler. Lem’in annesi ve kız kardeşi Kate’i kabul eder ama oğluyla para için evlendiğini düşünen babası etmez. Çiftliğe biçiciler gelince Kate’e alırlar. Lem olayı yanlış anlar ve Kate’in de onlarla ilgilendiğini düşünür. Kate üzüntü içinde çiftlikten ayrılır. Lem ise peşinden onu bulmaya gider...

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Dul bir kadın olan Cary günün birinde genç bahçıvan Ron ile tanışır. Aralarında başlayan ilişki büyük yaş farkı nedeniyle toplumun tepkisini çeker. Üstelik genç Ron bu sorunu umursamamaktadır...

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Gilbert, obez annesi ve otistik kardeşi arasında sıkışmış; kendine ait hiçbir şeyi olmayan sıkıcı bir yaşam sürmektedir. Yaşamının sıkıcılığı çoğu zaman gözüne batmaz çünkü yaşadığı kasabada hayat, bütün olağandışılıklardan uzak bir tekdüzelikte gitmektedir. Hayatındaki tek aksiyon, otistik kardeşi Arnie'nin ortalığı karıştırmasıdır. Bir gün Gilbert, anneannesi ile birlikte kasabadan geçen Becky ile tanışır ve hayatındaki bütün dengeler bir anda altüst olur. Gilbert, âşık olur fakat aşkını doyasıya yaşamasına mani olan sorumlulukları, mutluluğa ulaşmak için önünde bir engel olarak durmaktadır.

Annesi tarafından ülkesi Almanya'dan Rus imparatoriçesinin oğluyla evlenmesi için yollanan Sophia, ülkeye vardıktan sonra prensin deli olduğunu görür. Bir ‘çatlakla’ evlendiğini anlayan Sophia, bu evlilik oyununa kendi rızasıyla dahil olacak ve yıllar geçtikçe eşini geride bırakıp tacı başına geçirmek için imparatorun tepesine adım adım tırmanmaya çalışmaya başlayacaktır.


Pregnant out of wedlock, an educated young woman is pressured by her father into an arranged marriage with a lonely farmer in this drama set during WWII.

Bu ironik ve iyimser dramın kahramanı, limon ağaçlarını korumak için İsrail devletiyle mücadeleden sakınmayan Filistinli bir dul kadın, Selma. Duvarın İsrail tarafına İsrail savunma bakanı bir villa inşa edince, Selma’nın limon bahçesi, ulusal güvenliği tehdit eden bir unsur olarak tanımlanır ve yıkılmasına karar verilir. Hakkını ve limon ağaçlarını korumak için elinden geleni esirgemeyen Selma, tuttuğu avukata âşık olup, bir de üzerine davası uluslararası bir hadiseye dönüşünce her şey karmakarışık olur.

An English mother and her teenage son spend a week preparing the sale of their remote holiday house in the South of France. Fifteen-year-old Elliot struggles with his dawning sexuality and an increasing alienation from his mother, Beatrice. She in turn is confronted by the realisation that her marriage to his father, Philip, has grown loveless and the life she knows is coming to an end. When an enigmatic local teenager, Clément, quietly enters their lives, both mother and son are compelled to confront their desires and, finally, each other.

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.

Eski bir tarih öğretmeni olan Pat Solatano, yaşamında değer verdiği her şeyi bir günde yitirmiş bir adamdır. Yaşadığı ciddi bir travma sonrası "patlar" ve ardından mahkeme kararı ile 8 ay rehabilitasyon merkezinde tedavi görür. Çıktıktan sonra hayatını düzene koymak şartıyla ailesinin evine geri yerleşen Pat'in yegane amacı, düzgün bir adam olup işini geri almak ve karısı Nikki'yi bu sayede geri kazanmaktır. Fakat durum Pat için sandığından daha zordur. Aile dostlarının düzenlediği bir yemekte Tiffany Maxwell ile tanışan Pat, genç kadınla eski eşine ulaşmak amacıyla yakınlaşır. Bir "iyilik" karşılığı Pat'e yardım teklif eden Tiffany, her ikisi için de umut ışığı olacak yeni bir kapı açacaktır.

Ruhların sonsuzluğu nerede geçireceklerine karar vermek için bir haftaları vardır. Joan hayatının aşkı ile genç yaşta ölen ilk aşkı arasında imkansız bir seçimle karşı karşıya kalır.


İşlemediği bir suçtan dolayı asılmaya çalışılan Jed Cooper, ipten kurtulur ve kasabaya bir yasa adamı olarak döner.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir