
Eddie Marsan
Manny Rubens


Eddie Marsan
Manny Rubens

Helena Bonham Carter
Esther Rubens

Gregg Sulkin
Bernie Rubens

Stephen Rea
Dr. Barrie

Catherine Tate
Aunt Lila

Peter Serafinowicz
Uncle Jimmy

Geraldine Somerville
Alice Barrie

Richard Katz
Rabbi Linov
Ben Newton
Alvie
Charlie Clark
Boy with Caliper

Nick Shirm
Michael Hempel
Thomas Drewson
Terry Shivers

Matt Bardock
Mr. Grieg
Alex Black
Linton
Cameron Crighton
Captain

Yakın arkadaş olan Stacy ve Lydia, destansı birer Bat Mitzvah töreni planlamaktadır. Ama planları, havalı bir oğlan ve okulda yaşanan dramalar yüzünden mahvolmak üzeredir.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

Arkadaşlar, aile ve aşıklardan oluşan bir çevrede herkes sevgiyi bulmak için çabalamaktadır. Aynı zamanda affetmenin de ne demek olduğu bu insanlar arası ilişkilerde ortaya çıkacaktır. Tüm bu insani duygular ise, savaşın ortasında ona aldırış etmeksizin var olmaktadır… Komedi ve savaş ortasındaki dramın içeiçe geçtiği, umursamazlıkları ve biraz da bencillikleri yansıtan bu yapım izleyenler tarafından beğeniliyor. Sizlerin de filmi seyrettikten sonra yorumlarınızı bekliyoruz.

Danny Strong & Lee Daniels'ın senaryosundan uyarlanan ve Wil Haygood'un Washington Post'ta yazdığı otuz yıl boyunca Beyaz Saray'da sekiz Başkan'a hizmet etmiş bir kahyayla ilgili makaleden ilham alınan THE BUTLER Amerikan toplumunun yaşadığı vatandaşlık hakları hareketinden Vietnam'a kadar tüm büyük değişimleri ve bu değişimlerin bu kahyanın hayatını ve ailesini nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor...

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Notting Hill ve Bridget Jones's Diary'nin yapımcılarından romantizm rüzgarları. Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayacak. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz...Noele'e tam 1 hafta kala Aşk Her Yerde. Karı-koca, sevgili, baba-oğul, rock yıldızı ve menajeri arasında birbirinden farklı tam on hikayenin içinde.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

Evliliği dağılmak üzere olan bir yargıç, dini ilkelere dayanarak kan naklini reddeden genç bir çocuğun yer aldığı bir davada karar vermelidir.

İngiliz futbol takımı Evsizler Dünya Kupası için Roma'ya doğru giderken yetenekli yeni oyuncuları, geçmişini ardında bırakıp takımın bir parçası olmayı öğrenmelidir.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

Brian Selznick’in aynı adlı çocuk romanından uyarlanan filmde, Ben (Oakes Fegley) ve Rose (Millicent Simmonds) gizlice hayatlarının daha farklı olmasını dileyen, iki ayrı çağdan iki farklı çocuktur. Ben, hiç tanımadığı babasının özlemini çekerken, Rose da hayranı olduğu ve yaşamını gazetelerdeki haberlerden kestiği bir kupür albümünde toparladığı bir aktrisi bulma hayali kurmaktadır. Ben’in evinde gizli bir ipucu bulması ve Rose’un onu çok heyecanlandıran bir gazete başlığını okumasıyla, her iki çocuk da hayatlarındaki eksik şeyleri bulmak için büyüleyici bir simetriye sahip olan maceralara atılır.

Top gol çizgisinden ağlara doğru yuvarlanır ve 50.000 taraftar tezahürata başlar. Bu size maçın aslında olağan bir futbol maçı olmadığını gösterir. Bu bir savaştır! Savaş alanı Paris'te işgal edilen bir stadyumdur. Ordular: Alman yıldız takımı, P.O.W müteffiklerine karşı. Amaçları ise Yahudi ırkından olmayanların üstünlüğünü kanıtlamaktır. Tahmin edin, kim kazanır ? Daha doğrusu kim maçı bir kaçış yolu olarak kullanır? Sylvester Stallone, Michael Caine ve Max von Sydow, bu gerilim dolu filmde rol alıyorlar. John Houston tarafından çekilen film, savaşların kendine özgü kurallarına ve galibiyetin hem oyun sahasında, hem de savaş alanında elde edilebileceğini gösterir. Ayrıca Pele, Bobby Moore, Osvoldo Ardiles, Co Prins, Mike Summerbee gibi gerçek hayattaki futbol efsanelerinin muthiş yeteneklerini sergilemelerini keyifle izleyeceksiniz.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Kevin Durant’ın rol aldığı bu eğlenceli ve enerjik basketbol filminde, basketbolun yıldızı 16 yaşındaki bir hayranıyla yeteneklerini değiş tokuş eder. Genç hayranı Brian kahramanı Kevin Durant’ın yeteneklerini alınca, okul takımının yıldızı olur… Kevin Durant ise aniden atış yapamamaya başlar. Playoff karşılaşmaları yaklaşırken, Brian gerçek bir kazanan olmak için çok çalışmak gerektiğini öğrenir ve kahramanının kötü şeyler yaşamasını önlemek için işleri çok geç olmadan yoluna koymaya çalışır...

Doktorlarını kaybeden dört akıl hastasının başından geçen çılgın olayları işleyen dayanılmaz bir komedi macera... Islah olmaz yalancı ve saldırgan teşhirci Billy (Michael Keaton) ve psikolojik tedavi grubundaki arkadaşları New York'ta kayboldular. Temizlik budalası Henry (Christopher Lloyd), Kendisini İsa sanan Jack (Peter Boyle) ve içe kapanık şizofren Albert (Stephen Furst) hep birlikte "delice" bir maceraya atıldı. Kayıp doktorlarını iki namussuz dedektifin elinden kurtarmak için, müthiş dörtlü sokaklara döküldü!

Shaun, hayatında ciddi olarak daha hiçbir şeyi başaramamıştır. Tüm hayatı, ne için yaptığını hala bilmediği işi, iki deli ev arkadaşı Ed ve Pete, kız arkadaşı Liz ve annesi arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki en önemli şeyse kendini bulduğu tek yer olan Winchester adlı bardır. Liz tarafından ilgisiz olmakla, annesi tarafından yeteneksiz olmakla suçlanır, arkadaşları ise onun hakkında yorum yapacak kadar bile akıllı değildir. Shaun bir gün hayatının fırsatını yakalayacağını düşünmekle zamanını harcarken bütün Kuzey Londra'yı zombiler basar. Sokaklar ölülerin işgali altında kalınca ve ölüm hemen yanı başınızda olunca ne hissedersiniz? Tabii ki Shaun gibi sevdiğiniz herkesi kurtarmayı. Zaten kurtarılacaklar listesinde sadece dört isim vardır; Liz, Ed, Pete ve annesi.

19. yüzyılın sonlarında Londra'da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden, trajik bir kazanın ardından birbirine düşman kesilen iki yetenekli sihirbazdır. Zamanla rakibinin üstün yeteneğini ve imza hilesini çözmeyi takıntı haline getiren ikili, sahnede birbirini alt etmek için sınır tanımayan amansız bir savaşa girişir. İhtiras, kıskançlık ve aldatmacayla örülü bu rekabet, her ikisi için de geri dönülemez ve ölümcül bir saplantıya dönüşür.

21 yaşına basan Tim Lake, ailesindeki tüm erkeklerin sahip olduğu gizli bir yeteneğinin olduğunu öğrenir. Lake ailesinin tüm erkekleri zamanda seyahat etme yeteneğine sahiptir ve Tim de artık bunu kullanabilecektir. Bunu fırsat bilen Tim geçmişindeki utanç verici anlara gidip olayları değiştirmeye başlar. Kısa bir süre sonra Londra'ya taşınır ve son derece çekici bir kadın olan Mary'e aşık olur. Tim herkesten gizlediği yeteneğini ilişkilerine de yeni bir 'boyut' getirmesi için kullanmaya başlar ve bu sayede her adımı hatasız atlatmayı planlar. Ancak bir süre sonra her sorunu bu şekilde çözemeyeceğini ve hataların da hayatın gerekli birer parçası olduğunu fark eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir