
方郁婷
Huang Chiu-Yue / Yue


South America, 1960. A lonely and grumpy Holocaust survivor convinces himself that his new neighbor is none other than Adolf Hitler. Not being taken seriously, he starts an independent investigation to prove his claim, but when the evidence still appears to be inconclusive, Polsky is forced to engage in a relationship with the enemy in order to obtain irrefutable proof.

A pair of twin brothers from East L.A. choose to live their lives differently and end up on opposite sides of the law.

İki çocuğunu yanına alıp, kendisine şiddet uygulayan kocasından kaçarak New York’a gelen Clara, tıpkı onun gibi zor zamanlardan geçen dört kişiyle tanışır: Sinir krizinin eşiğinde bir hemşire olan Alice, işlemediği bir suçla lekelenen Mark, avukatı John Peter, hayatta hiçbir amacı olmayan genç Jeff ve ailesinden kalan restoranı ayakta tutma mücadelesi veren, hayalperest Timofey. Görünüşte sıradan ama dünyaları apayrı insanların New York’ta karşılaşmalarının ve birbirlerine tutunmalarının hikayesi.

Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Sean Durkin'in yazıp yönettiği The Nest, bir girişimci olan Rory'nin, Amerikalı eşi ve çocuklarını kendi anavatanı İngilitere'ye dönmeye ikna etmesini ve ailenin burada yeni bir başlangıç yapmaya çalıştığı sırada yaşananları anlatıyor. Rory, son derece hırslı bir girişimcidir. Amerikalı eşini ve çocuklarını banliyödeki rahat yaşamlarından ayrılarak kendi anavatanı İngiltere’ye taşınmaya ikna eder. Burada bir fırsat yakalayan Rory, eski firmasına katılır ve muhteşem bir malikane kiralar. Kısa bir süre sonra bu çekici yeni başlangıcın ve evliliklerinin altında yatan nahoş sırlar ortaya çıkacaktır.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Günahkar bir Dövüş sanatları uzmanı Liu Jin-xi (Donnie Yen), yeni ve sakin bir hayata başlamak istemektedir. Ancak geçmişi peşini bırakmayacaktır. Kararlı bir Dedektif ve eski ustası tarafından Liu Jin-xi avlanılmaktadır.

BUNRAKU: 1684 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğmuş geleneksel Japon kukla tiyatrosu türüdür. Egzotik doğu ile vahşi batı karışımı bir şehirde geçen film bilgisayar animasyonları ve muhteşem görüntü yönetmenliği ile dikkat çekiyor. Hiper geçeğin egemen olduğu gelecekte, ateşli silahlar yasaklanmıştır. Silah olarak kral tahtına yeniden kılıçlar oturmuştur. Bu dünyanın en güçlü silahşörü ise Nicola The Woodcutterr’dır. Nicola, 9 suikastçiden oluşan Red Gang’in üyesidir ve bunlar özellikle Atlantik'in doğusuna hakim olmuş durumdadırlar. Ancak onların hakimiyetine bozacak bir yabancı şehre adım atar. Bu esrarengiz adamın kafasındaki tek şey Nicola'yı öldürmektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.
















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir