
Aaron Taylor-Johnson
John Lennon

Film efsane Beatles grubunun efsane ismi John Lennon'ın hayatının sadece gençlik dönemini konu alıyor. Teyzesi ile büyüyen Lennon annesi ve babasıyla ilgili gerçekleri öğrenir ve olaylar gelişir.Hayatındaki sorunlardan bir nebze olsun uzaklaşmak için en çok merak sardığı şeye yani müziğe kendisini verir.Paul McCartney ile nasıl tanıştığını,o dönemdeki kurdukları gruplarını göreceksiniz. Filmin, Lennon'ın üvey kardeşi Julia Baird'in kitabına dayanan senaryosu, Control'ün senaristi Matt Greenhalgh tarafından yazıldığını belirtelim.

Aaron Taylor-Johnson
John Lennon

Anne-Marie Duff
Julia Lennon

Kristin Scott Thomas
Mimi Smith

David Threlfall
George Toogood Smith

David Morrissey
Bobby Dykins

Thomas Brodie-Sangster
Paul McCartney

Josh Bolt
Pete Shotton

Ophelia Lovibond
Maria Kennedy

Andrew Buchan
Michael Fishwick
James Johnson
Stan Parkes
James Jack Bentham
Rod Davis

Jack McElhone
Eric Griffiths
Sam Bell
George Harrison

Colin Tierney
Alf Lennon

Kerrie Hayes
Corrine, Marie's Friend

Kanada'daki küçük bir dağ kasabası, bir okul otobüsü kazasında bir düzineden fazla çocuğun ölmesiyle sarsılır. Büyük şehirden gelen bir avukat, kazazedelerin ve kurbanların ailelerine toplu dava açmaları için yardıma gelir; ancak çabaları kasaba halkını birbirine daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Aynı zamanda, kazadan sağ kurtulan bir genç kız, maruz kaldığı farklı türde bir hasarın getirdiği masumiyet kaybıyla hesaplaşmak zorundadır.

Cheyenne şimdi ellili yaşlarını süren, bezgin, eski bir rock yıldızıdır. Yaşına rağmen eski alışkanlıklarından, giyim tarzından vazgeçmek istemeyen Cheyenne, 30 senedir görüşmediği babasının ölümü üzerine Dublin'den mecburen New York'a gelir ve cenaze sırasında babasının insani bir suça karşın intikam peşinde olduğunu öğrenir.II. Dünya Savaşı sırasında babasına Auschwitz toplama kampında Naziler tarafından işkence edilmiştir ve şimdi bu Nazi subayını bulma görevini Cheyenne üstlenecektir.

A young girl whose father is an ex-convict and whose mother is a junkie finds it difficult to conform and tries to find comfort in a quirky combination of Elvis and the punk scene.

Eski bir donanma piyadesi olan ve Yale'de hukuk bölümünde okuyan Güney Ohiolu J.D. Vance, hayallerindeki işe girmek üzeredir. Ancak ailevi bir kriz onu hafızasından silmeye çalıştığı memleketine geri dönmek zorunda bırakır. J.D. hem Appalachi yerlisi ailesinin karmaşık ve dinamik yapısında hem de madde bağımlılığıyla mücadele eden annesi Bev ile arasındaki istikrarsız ilişkide yolunu bulmak zorundadır. Onu yetiştiren güçlü ve zeki büyükannesi Mamaw'ın anılarından güç alan J.D. çıktığı bu kişisel yolculukta ailesinin onun üzerinde bıraktığı kalıcı izi kabullenmeyi öğrenir

Rachel is a rambunctious girl from a polygamist colony in southern Utah. On Rachel’s 15th birthday, she finds a forbidden cassette tape. Having never seen anything like it before, Rachel plays the cassette tape, and finds glorious rock & roll thereupon. Weeks later, Rachel realizes a miracle has occurred - and the cassette tape must have something to do with it. She leaves her family and runs away to the closest city: Las Vegas. There she searches for the singer of the band on the cassette tape.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

A modern day train hopper fighting to be a successful musician and a single mom battling to maintain custody of her daughter defy their circumstances by coming together in a relationship that may change each other's lives forever.

2003 yılının Ekim ayında alkollü bir gecede kız arkadaşından yeni ayrılmış olan Mark, üniversitenin bilgisayarlarına sızarak kampüsteki tüm kadınlarla ilgili bilgilerden oluşan bir veri tabanını içeren bir site yaratır, ardından yan yana iki fotoğraf koyarak kullanıcılardan hangisinin “daha ateşli” olduğunu seçmesini ister. Sitenin adını Facemash koyar; site bir anda virüs gibi etrafa yayılarak tüm Harvard sistemini çökertir ve görünürdeki kadın düşmanlığıyla kampüste tartışma yaratır; Mark, Facemash'ı yaratarak kasıtlı olarak güvenliği, telif hakları yasasını ve özel hayatı ihlal etmekle suçlanır. Tam o anda, Facebook'un altyapısını oluşturan iskelet ortaya çıkmıştır. Kısa süre sonra, Mark Harvard'da bir ekrandan diğerine , Ivy League üzerinden Silikon Vadisi'ne ve tüm dünyaya bir yangın misali sıçrayacak olan thefacebook.com sitesini oluşturur...

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.

İngiltere'nin en iyi atletleri 1924 Olimpiyat Oyunları'nda zafer maceralarına başladılar.... Kazandıkları başarı uluslarına gurur getirdi. İki koşucu bu, kişisel bir onur ve mücadeleleri yürekten gelen bir mücadeleydi... 1981 Akademi Ödülleri'nde en iyi film ödülü dahil olmak üzere 4 dalda ödül kazanan Ateş Arabaları'nda, İngiltere'ye en büyük spor zaferlerinden birini getiren, Harold Abraham, Eric Liddell ve takımlarının gerçek hikayesinden esinlenilmiştir...

Haley Graham asi, suçlu bir genç kızdır. Bir gün polis tarafından yakalanır ve Burt Vickerman'ın yanına gönderilir. Burt elit bir jimnastik okulunun sahibidir. Hayle'yi oraya yazdırır. Hayle okulda da sorun çıkarır. Veliler ve öğrenciler tarafından istenmez. Okulda ona desten çıkan iki kafadar patenci olan Frank ve Poot onunla beraber eğlenceli bir okul dönemi yaşayacaktır.

Kanada’nın Amerika sınırına yakın bir yerde, hayatlarını güçlükle yürütebilen iki kadın, ayakta kalabilmek için yasadışı göçmen taşıma işine bulaşırlar. Sınırı oluşturan ve kışları donan bir ırmağı, eski bir kamyonetle geçerek zor durumda göçmenleri taşıyan iki kadın karşı kıyıya yaptıkları her seyahat, son seyahat olacağına kendilerine söz verirler ancak işler planladıkları gibi gitmez. İlk filmini çeken Courtney Hunt, mesafeli ve gerçekçi tarzı ile büyük beğeni topluyor.

Dinleyicilerinin bir kısmı ona hayrandı, geri kalanları ise ondan nefret etmeye bayılıyorlardı. Programlarında banyo yaparken canlı yayına katılıp çılgın fantezilerini anlatanlara kadar herkese yer vardı. Radyo da yasaklı sözcükler kuralı uygulanırken bu sansürü ilk kıran ve dinleyicileri ile işbirliği yapıp parolalarla konuşan yine o oldu. Howard Stern'ün kendi yazdığı kitaptan beyazperdeye uyarlanan otobiyografik filmin başrolünü doğal olarak Howard Stern'ün kendisi üstlenmiş. Radyodan sonra televizyona çıkan Stern, kendi hayatı dahil her şeyi açıkça konuşabildiği için Amerika'nın en çok sevilen ve aynı anda nefret edilen insanlarından biri.



Ünlü İngiliz pop süperstarı Robbie Williams’ın ani yükselişi, çalkantılı düşüşü ve dikkat çekici geri dönüşü. Robbie Williams’ın kendi bakış açısından anlatılan samimi bir yolculuk. Çocukluğundan, solo kariyerindeki rekorlara ve şöhretin gölgesindeki içsel çatışmalara uzanan film, müzik tarihinin en büyük eğlence ikonlarından birinin gerçek hikâyesini anlatıyor.

Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır. 11 haziran 2004 günü 73 yaşında hayata veda eden soul müziğinin efsane ismi Ray Charles'ın yaşam öyküsünü anlatan 'Ray' müzikal bir otobiyografi.

Rocketman, müzik sektörünün en önemli isimlerinden olan ve ölümsüz parçalara imza atan Elton John'un Royal Müzik Akademisi'nden bir dahi olarak çıkıp süperstarlık basamaklarını tırmanmasını ve söz yazarı Bernie Taupin ile olan işbirliği sürecini konu alıyor. Tam anlamıyla bir biyografi olmayan film kurguya da yer bırakıyor. Film, Elton John'u şekillendiren yıllara ek olarak, ünlü müzisyenin şöhret kazanması ile başlayan süreçte John’un şöhretin getirileriyle ve bağımlılıkla mücadelesini de kapsıyor.

Film Ritchie Valens’in gerçek hikayesi olup Ritchie’yi Paicoma’daki çocukluk yıllarından 17 yaşında bir rock yıldızı olarak uçakta ölümüne dek odak noktasında tutar.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir