
Basil Rathbone
Sherlock Holmes

II. Dünya Savaşı sırasında, İsviçreli bilim insanı Dr. Franz Tobel, devrim niteliğindeki bomba nişangahı icadını İngiltere'ye getirir. Ancak icadı çalınır ve Tobel kaçırılır. Sherlock Holmes, Professor Moriarty'nin (Lionel Atwill) liderliğindeki bir Nazi casusluk ağıyla mücadele eder.

Basil Rathbone
Sherlock Holmes

Nigel Bruce
Doctor Watson

Lionel Atwill
Professor Moriarty

William Post Jr.
Dr. Franz Tobel

Kaaren Verne
Charlotte Eberli

Dennis Hoey
Inspector Lestrade

Holmes Herbert
Sir Reginald

Mary Gordon
Mrs. Hudson

Harry Cording
Jack Brady (uncredited)
Harold De Becker
Peg Leg (uncredited)

Paul Fix
Mueller (uncredited)

Henry Victor
Professor Frederic Hoffner (uncredited)
John Burton
RAF Officer (uncredited)

Paul Bryar
Swiss Waiter (uncredited)

Whit Bissell
London Bobbie (uncredited)

When a woman is found dead with her throat torn out, the local villagers blame a supernatural monster. But Sherlock Holmes, who gets drawn into the case from nearby Quebec, suspects a human murderer.

Sherlock Holmes and the House of Fear (Orjinal ismi The House of Fear) yönetmenliğini Roy William Neill’in üstlendiği 1945 yapımı suç/gizem filmidir.Film Rathbone/Bruce serisinin 10.filmi olmakla beraber İngiliz yazar Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes ve Dr. Watson karakterleriyle ”The Five Orange Pips” dizisine dayanır.

During WWII several murders occur at a convalescent home where Dr. Watson has volunteered his services. He summons Holmes for help and the master detective proceeds to solve the crime from a long list of suspects including the owners of the home, the staff and the patients recovering there.

Stephen Neale is released into WWII England after two years in an asylum, but it doesn't seem so sane outside either. On his way back to London to rejoin civilization, he stumbles across a murderous spy ring and doesn't quite know to whom to turn.

Holmes ve Watson, Londra'dan Edinburgh'a giden bir yolcu trenine binerler. Görevleri, büyük bir servet değerindeki devasa "Rodos Yıldızı" elmasını korumaktır. Bu paha biçilmez mücevher, varlıklı yaşlı bir kadına aittir. Ancak yolculuğun ilk saatinde kadının oğlu öldürülür ve elmas çalınır. Şimdi, bulundukları vagondaki yolculardan herhangi biri katil ve hırsız olabilir.

England, at the start of World War Two. Mysterious wireless broadcasts, apparently from Nazi Germany are heard over the BBC. They warn of acts of terror in England, just before they take place. Baffled, the Defense Committee call in Sherlock Holmes.

Sherlock Holmes investigates when young women around London turn up murdered, each with a finger severed. Scotland Yard suspects a madman, but Holmes believes the killings to be part of a diabolical plot.

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.

Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…

Eski bir savaş gemisi, daha önce suç işlemiş olan gençlerin rehabilitasyonu için tahsis edilmiştir. Bayan Marple Rehabilite vakfının yönetim kurulu üyelerinden birisidir ve kurulun rutin toplantısı için davete icabet eder. Kurul üyelerinden birisi gemi ile ilgili yanlış giden bir şeyler olduğunu tam açıklayacakken olduğu yere yığılarak ölür. Marple bu olayı araştırmak için gemiye gider…

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

Genç Iris Henderson Balkanlar'da geçirdiği tatilinin ardından trenle ülkesine dönmektedir. Tren kötü hava nedeniyle yolda kaldığında yolcular küçük bir kasabadaki bir otele yerleşirler. Iris burada yaşlı bir kadın olan Miss Froy ile tanışır. Havanın düzelmesiyle tren yolculuğunun yeniden başlamasından bir süre sonra Iris Miss Froy'un ortadan kaybolduğunu ve onun kıyafetlerini giyen bir başka yolcunun olduğunu farkeder. Diğer yolculara bunu anlattığında müzisyen Gilbert hariç yolcuların hiçbiri Miss Froy'u hatırlamaz. Iris'e inanan Gilbert ona Froy'u bulma konusunda yardım edecektir. Alfred Hitchcock'un komedi vurgusu taşıyan nadir filmlerinden biri olan The Lady Vanishes yönetmenin İngiltere döneminin sonunda önemli bir ticari başarı yakalamasını ve Hollywood'un dikkatini çekmesini sağlamıştı..

Jerry Lundegaard borçları olan bir sahtekârdır. İhtiyaç duyduğu meblağda parayı acilen edinmeli ve borçlarını temizlemelidir. Karısının babası oldukça zengin bir adamdır; ancak gamsız bir sahtekar olan Jerry’ye yardım etmesi imkansız gibi görünmektedir. Jerry’nin aklına şeytani bir fikir gelir. Jerry, karısını kaçırmak ve kayınpederinden fidye istemek üzere iki adam kiralar. Lakin hiçbir şey planlandığı gibi ilerlemeyecektir. Sinemalarının ilk döneminden bu yana çizgilerini hiç bozmadan ilerleyen Coen Kardeşler’e büyük bir şöhret kazandıran Fargo, orijinal senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında Oscar kazanmıştı.

Concerned about his friend's cocaine use, Dr. Watson tricks Sherlock Holmes into travelling to Vienna, where Holmes enters the care of Sigmund Freud. Freud attempts to solve the mysteries of Holmes' subconscious, while Holmes devotes himself to solving a mystery involving the kidnapping of Lola Deveraux.

1880'ler Londrası'nda insanları dehşete sürükleyen Karındeşen Jack cinayetleri hüküm sürmektedir. Korku içerisindeki insanlığı bu vahşetten kurtarabilecek tek kişi Müfettiş Frederick Abberline olamak üzeredir. Psişik güçlere sahip olan Abberline, partneri Godley'le birlikte bu güçlerinin ortaya çıkardığı delilleri takip etmeye koyulurlar. Sinemaya çokça kereler ilham veren Karındeşen Jack vakasından esinlenen yapıt, bir çizgi romandan beyaz perdeye uyarlanan ilginç bir iş görünümünde.

Tamamen yeni sezona hazırlık için bir ara bölüm olarak düşünülmüş ve seyircilere sunulan yılbaşı jest bölümüdür.

When Watson reads from the newspaper there have been two similar murders near Whitechapel in a few days, Sherlock Holmes' sharp deductive is immediately stimulated to start its merciless method of elimination after observation of every apparently meaningless detail. He guesses right the victims must be street whores, and doesn't need long to work his way trough a pawn shop, an aristocratic family's stately home, a hospital and of course the potential suspects and (even unknowing) witnesses who are the cast of the gradually unraveled story of the murderer and his motive.

Bayan Marple, bir tren yolculuğundayken, yanından geçen diğer trende işlenen cinayete tanık olur. Olayı hemen polise ihbar etse de kendisine inanan olmaz. Çünkü polis ceset bulamamıştır. Polise göre ortada ceset olmadığına göre cinayette söz konusu değildir. Fakat bayan Marple bu olayın peşini bırakmaya niyetli değildir. Yaptığı küçük çapta bir araştırmanın ardından, Ackenthorpe malikanesinin cinayet ile ilgili bir ev olduğu kanısına varan Marple, daha iyi araştırma yapabilmek için eve aşçılık ve temizlik işinde çalışmak üzere girer…

Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir