
Asier Newman
Daniel

Daniel, an arrogant, restless young Londoner is bored with his meaningless life. He seeks sympathy from his old Jewish grandmother, who sends him on a mission to Europe to find the grave of her father who disappeared during World War II.

Asier Newman
Daniel
Hadassah Hungar Diamant
Nana

Cyrielle Clair
Berlin

Arturo Brachetti
Arturo
Geraldine de Bastion
Zara

Ferrante Ferranti
Baroque Photographer
Gordana Grubjsesic
Gordana
David Merlini
Gabor

Szabó István
Elijah
John Gordon
Daniel's Boss
Caroline Roboh
Lottie
Pavel Rimburg
Lottie's Son
Sibylla Mc Grigor
Girl in Bus
Sarah Mc Grigor
Girl in Bus
Laura Mc Donnell
Secretary

1981 yılında Kansas'ta başlayan bu hikâye, küçükken aynı beyzbol takımında oynayan Brian ve Neil'in hayatlarına odaklanıyor. 8 yaşındayken amnezi geçiren Brian, neler yaşadığını hatırlayamadığı ve hayatından eksilen 5 saatte uzaylılar tarafından kaçırılıp üzerinde deneyler yapıldığına inanmaktadır. Neil ise beyzbol takımının koçunun tacizine uğramış, geri kalan hayatı boyunca onu unutamamış fahişe bir gençtir. Küçükken yaşadıkları travmatik olaylar sonucu hayatları tamamıyla değişen iki gencin yolları yıllar sonra tekrar kesişecektir. Çünkü Brian, Neil'in kendisinin uzaylılar tarafından kaçırılmasını açıklayabileceğini düşünmektedir.

Başrollerinde Brenda Blethyn ile Marianne Jean-Baptiste’in oynadığı film, başarılı bir Afrikalı-Britanyalı olan Hortense Cumberbatch’in ailesinin tarihini araştırdığında annesinin işçi sınıfından beyaz bir kadın olan Cynthia Rose Purley olduğunu öğrenmesiyle yaşananları anlatır.

John May'in (Eddie Marsan) işi ve evi arasında geçen hayatındaki tek tutkusu sıradışı mesleğidir. Tek başlarına yaşarken hayatını kaybeden insanların geçmişlerini ve akrabalarını aramak için yola koyulan bir sosyal hizmet görevlisi olan John, ölülerin cenaze törenlerini olağanüstü bir titizlikle planlamaktadır. İşi için oldukça büyük bir özen ve tutkuyla çalışan John'un hayatı, çalıştığı departmanda başlayan işten çıkarılmalar nedeniyle büyük bir boşluğa düşer. John işinden olmuştur, ancak elindeki son davayı yerine getirebilmek için patronundan izin alır. Şimdi beklenmedik şekilde kendini özgürleştirecek olan son davayı, Billy Stoke'un davasını çözümlemek için kolları sıvar.

Danimarka Prensi Hamlet babasının cenazesine geldiğinde annesi amcasıyla evlenmek üzeredir. Doğaüstü bir şekilde nefret ettiği amcasının aslında babasını öldüren kişi olduğunu öğrenir. Bu arada savaş da patlamak üzeredir.

Bu yıl 90. yaş gününü kutlayan benzersiz karakter oyuncusu Harry Dean Stanton'ın başrolü üstlendiği bu bağımsız Amerikan filminin kahramanı çölde bir kasabada yaşayan Lucky. Sabahları güne yoga ve kahvaltıyla başlayan, ilerleyen yaşına rağmen ne sağlık ne de genel olarak hayata dair herhangi bir sorunla karşılaşmayan Lucky, bir ateisttir. Derken bir gün, bu günlerinin de sona erebileceği aklına takılır ve Lucky'nin "aydınlanma" yolculuğu başlar. Dünya prömiyerini South by Southwest Film Festivalinde yapan Lucky, David Lynch'in de dahil olduğu güçlü oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor.

Londra'da yaşayan Kamboçyalı bir kadın, oğlunun ani ölümüyle yıkılır ve hayattayken tanıyamadığı çocuğunu, kaybettikten sonra tanımaya karar verir. Yıkıma uğrayan aile, bir yandan acılarını aşmaya çalışırken diğer yandan da yakınlarını toparlamanın telaşındadır. Kadın, oğlunu anlamak için çıktığı bu yolculukta bir gün beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Oğlunun geçmişte güçlü hisler paylaştığı eski bir arkadaşı ortaya çıkar ve anneye bu yolculuğunda yardımcı olmaya başlar. Kadın oğlunun kendilerinden sakladığı bu gerçekle başlarda yüzleşemese de zamanla ikisi de sevdikleri bir insanı kaybetmiş olmanın ortak noktasında bir araya gelirler ve dillerini bilmeseler de yaslarının üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmeye başlarlar.

Dul bir gazeteci olan Phil Green (Gregory Peck) gelişme çağındaki oğluyla yaşıyor. Çalıştığı derginin patronu Phil'e ırkçılık hakkında bir dizi yazı yazmasını istiyor. Bunun üzerine Phil kendisini etrafa yahudi olarak tanıtmaya başlıyor. Birkaç hafta sonra insanların kendisine önyargıyla yaklaştığını farkeden Phil, "Beyefendilik Anlaşması" adındaki bir anti-yahudi topluluğun farkına varıyor.

A Polish-Jewish family comes to the U.S. at the beginning of the twentieth century. There, the family and their children try to make themselves a better future in the so-called promised land.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

Estranged siblings reunite after years apart, forced to confront unresolved tensions and reevaluate their strained relationships with their emotionally distant parents.

40'ına yaklaşmış olan Johanna Perry , 14 yaşından beri yanında yaşadığı ve bakıcılık yaptığı kadın ölünce, yeni bir ailenin yanına gelir. Zengin bir avukat 16 yaşındaki torunuyla beraber yaşamaktadır ve Johanna'dan torununa bakıcılık yapmasını ister. yıllardır bir rutin içerisine ve asosyal olarak devam eden Johanna'nın hayatı bu ailenin yanına gelince kökten değişir.

Okuldan atılma noktasına gelen Max Fischer'ın Rushmore'dan ihraç edilmeye tahammül etmesi mümkün değildir. Çünkü Rushmore onun sevdiği tek şeydir. Rushmore'a öğretmen olarak atanan Rosemary’i etkilemek için her şeyi yapmaya hazır olan Max'i, Herman Blume’un da bu garip ilişkiye dahil olmasıyla daha da zor günler beklemektedir. Yalnız ama ilginç fikirlere açık bir adam olan Herman, Max'e dilediği konuda maddi desteği vermeyi hazırdır. Ancak iki arkadaşın arası ikisi birden Rosemary'e aşık olunca biraz açılmaya başlar.

Robin Williams Çılgın Dünya filminde rol adığında, tamamen farklı iki Amerikan ikonu bir araya gelmiş oldu: Günümüzün önde gelen komedyenlerinden biri ve yarattığı karakterleri sayesinde, romanları edebiyatta dönüm noktası sayılan ve en iyi satanlar listesine giren John Irving. Williams'ın en sevilen filmlerinden, Ölü Ozanlar Derneği ve Oscar® ödüllü Can Dostum'daki lezzeti, iyi tabiatlı bir adamın şiddet, zina, babalık, feminizm ve ürkütücü tesadüflerden oluşan yaşamı konu edilen bu filmde de bulabilirsiniz. Garp'ın zorlu annesi rolünde Glenn Close ve transseksüel rolünde John Litgow, filmin Oscar® ödülüne aday gösterilmesinde büyük paya sahipler. Oyuncuların işbirliği, ortaya muhteşem bir sinema filmi çıkarmış.


Karısıyla arası çok da iyi olmayan Barrie, karısının karşı çıkmalarına rağmen bu aileyle yakınlık kurmaya başlar. Aynı şekilde Davies ailesinde de büyükanne Emma du Maurier bu yakınlığa karşı çıkmaktadır. Çocuklar, Barrie'nin ilham perileri olmuştur. Onlarla oyunlar oynarken yamaçları gemiye, sopaları kılıca, uçurtmaları periye ve çocukları da "Neverland'ın Kayıp Çocukları"na dönüştürür.

“Yol” aile, dostlar ve bu sürekli değişen karmaşık dünyada karşılaştığımız zorlukları anlatan güçlü ve ilham verici bir film. Martin Sheen, Saint James’in Yolu ismiyle de bilinen Camino de Santiago’da yürürken çıkan fırtına yüzünden ölen oğlunun (Emilio Estevez) cenazesini almak için Fransa’daki St. Jean Pied de Port’a gelen Amerikalı doktor Tom karakterini canlandırıyor. Tom eve geri dönmek yerine, oğlunun geziyi bitirme arzusunu gerçekleştirmek için tarihi yolculuğa çıkmaya karar verir. Tom’un planlamadığı şey ise bu yolculuğun üzerinde bırakacağı etkidir. Çok fazla yürüyüş deneyimi olmayan Tom kısa bir süre sonra yolculuğunda yalnız olmadığını fark eder.

Küçük Oliver, tacize maruz kaldığı yetimhaneden bir şekilde kaçmayı başarmıştır. Yeni hayatına başladığında, birçok farklı ve ilginç karakterdeki insanla tanışmış; bu sayede yolculuğu bir maceraya dönüşmüştür. Bu sırada bir mentor tarafından yankesicilik yapmak üzere yetiştirilen bir grup çocukla tanışması, hayatının dönüm noktalarından birine doğurur. Tüm bu karmaşaların ortasında Oliver özlemini çektiği tek şeye, gerçek bir aileye kavuşabilecek midir?


Genç Pakistanlı Omar, Londra’da alkolik ve içine kapanık babasıyla yaşar. Amcası ona önce oto yıkamada iş verir, ardından eski bir çamaşırhaneyi işletmesi için fırsat tanır. Omar, eski okul arkadaşı Johnny ile yeniden karşılaşır. Irkçı bir grupla ilişkisi olan Johnny, artık geçmişini geride bırakmış ve Omar’a yardım etmeye başlamıştır. Birlikte çamaşırhaneyi yenileyip işler hale getirirler. Johnny’nin eski arkadaşları dükkâna zarar verse de, ikili yılmadan işlerini sürdürür.

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir