
鈴木亮平
Ryo Saeba


News about the disappearance of panties is still being covered every day. Kyosuke still wears Aiko Completo's panties to battle evil. Meanwhile, Aiko has mixed emotions and decides to get her panties back. Kyosuke suffers from the loss of Aiko's panties and disappears, but his biggest enemy yet is about to materialise.

Normal bir hayat sürmeye çalışan bir suikastçı, genç bir kadını korumak ve intikam peşindeki bir adama karşı durmak zorundadır. Hem de kimseyi öldürmeden!

Geri dönen bir tetikçi, bir mafya patronunun nankör oğlunu korumak, tek arkadaşının hayatını kurtarmak ve manyak baba figürüyle ilişkisini yeniden alevlendirmek için dünyanın en iyi suikastçılarını alt etmeye çalışır.

Seçkin bir kiralık katil bir yıl boyunca kimseyi öldürmeden ve dikkat çekmeden yaşamak zorunda kalır. Ama yeraltı dünyası, bu sessiz ve sakin hayatı tehdit etmeye başlar.

İngiltere'den ters giden bir işten kaçtıktan sonra, talihsiz bir tetikçi, yeni suç patronunun oğluna bakıcılık yapmak ve ona nasıl adam olunacağını göstermek zorunda kalır.

Özel Ajan Jack Carter, güçlü bir Güney Afrikalı suç ailesini alt etmek için isteksizce suçlu Archie Moses kimliğini üstlenir. Ancak gerçek Musa tehlikeye girdiğinde, o ve Carter'ın planı tamamen bozmak için birlikte çalışması gerekir.

Nick Lang, üzerine yapıştırılmış 'iyi adam' imajından sıyrılmak isteyen popüler bir film yıldızıdır. Günün birinde adam öldüren bir dedektif rolü oynamak için gerçek dedektiflerle takılmasının doğru olduğuna kadar verir ve birkaç haftayı, New York sokaklarında dedektif olan John Moss'la geçirmek üzere Hollywood'dan ayrılır.

Film, insanlar ve kuklaların birlikte yaşadığı bir dünyada geçiyor. Ancak bu dünyada kuklalar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. 1980'li yılların çocuk programı The Happytime Gang'in oyuncu kuklaları bir bir ölü bulunmaya başladığı zaman alkolik ve gözden düşmüş bir LAPD dedektifi dedektifliğe soyunuyor ve bu ölümlerin peşine düşüyor...

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.1984'te, o zamana dek yapılmış en pahalı komedi filmi olarak vizyona girdiğinde çılgınlık derecesinde sevilmiş olan Hayalet Avcıları; Dan Aykroyd ve Harold Ramis'in birlikte yazdıkları dahice senaryo kadar, Bill Murray ve Rick Moranis gibi komedyenlerin usta oyunuyla da unutulmazlar arasına girmiş bir yapım.

2035 yılı toplumda robotların büyük rol oynamaya başladığı bir zamandır. Bu şartlar altında, aslında robot fobisi olan, Chicago Polis Ofisi’nden Del Spooner için hayat giderek zorlaşmaktadır. Daha da kötüsü henüz bir cinayet davasını üstlenmiştir ki söz konusu davada katilin bir robot olmasından şüphelenilir. Bilim adamı Dr Miles Hogenmiller’ın ölümü incelenmektedir. Bilim adamının, ölümünden kısa bire süre öncesine kadar gizli bir proje üzerinde çalışmakta olduğu anlaşılır. Her ne kadar sıradan bir dedektif işi gibi görünse de bu kez gerçek ziyadesi ile ürkütücüdür.

Jimmie Shannon özgürlüğüne yaşamaktan daha çok önem vermektedir. Yaşıtı olan erkek arkadaşları hatta en yakın dostu Marco bile nikah yüzüklerini takmışken Jimmie hâlâ kısa beraberliklerle geçen hayatını sürdürmekte ve doğru kişiyi aramakla uğraşmamaktadır. Jimmie'nin büyükbabası hep bir aile kurmasını istediği torununa 100 milyon dolarlık bir miras bırakarak ölür. Ancak büyükbabanın bir şartı vardır: Jimmie'nin otuzuncu yaş gününün gece yarısına kadar biriyle evlenmesi. Jimmie'nin bunu başarabilmek için yirmi dört saatten az vakti vardır.

"Sürücü" işinin uzmanıdır : o soygunlardan kaçış için nadir bir araba sürücüsüdür. Onun olağanüstü bu yeteneği yakalanmasına engel olmuştu. Polisten başarılı bir kaçış sonrasında, kendinden emin dedektifin birincil hedefi "Sürücü"yü yakalamaktır. Onlar, çetenin soygun sonrası mahkum edilmesine yardım etmesi karşığında bağışlanacağı vaad edilir. Sürücü dedektifi yanıltmak için "Oyuncu" ( Isabelle )'dan yardım istedi.

Tom Hanks'in 1988 yılında en iyi aktör dalında Oscar® ödülüne aday gösterildiği bu komedi fiminde, Hanks, 30 yaşındaki bir adamın vücuduna sıkışmış 12 yaşındaki bir çocuğu canlandırıyor... Bir karnavalda genç Josh Baskin (Hanks) büyümeyi diler. Ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleşmiş olduğunu görür. Arkadaşı Billy'nin yardımıyla (Jared Rushton), Josh bir oyuncak firmasında işe başlar. Ancak yaşadığı her tecrübeden sonra John çocukluğun sade zevklerini özlemeye başlar...

Çin gizli servisinin bir mensubu, özel görevle Paris'e gönderilir. Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır. Kahramandan ziyade anti-kahramana yakın bir portre çizen adamımız, bir sır yumağını çözmek yolunda Paris'in altını üstüne getirecektir. Filmde, çocuğunu arayan Nebraskalı bir kadın rolünde karşımıza çıkan Bridget Fonda'dan tutun da, Paris'i bir fon olarak kullanmaktan öte amaç gütmeyen sahnelerine kadar herşey, ayağı yere basan bir senaryonun gerektirdiklerine alabildiğine uzak. Diyebiliriz ki senarist ve yapımcı kimliğiyle filme damgasını vuran Luc Besson, Jet Li'li güzel dövüş koreografileri dışında pek bir şeye aldırmadan, kung-fu motiflerinin olabildiğince çoğunu içeren bir film çekmiş... Çok aksiyon, çok Paris, çok abartı...

Yıldız Savaşları: Bölüm II - Klonlar'ın Saldırısı'nda Naboo'nun işgalinden on yıl sonra galaksi, bir iç savaşın eşiğindedir. Binlerce güneş sistemi, eski bir Jedi olan Kont Dooku'nun önderliğinde, Galaksi Cumhuriyeti'nden ayrılma tehditleri savurur. Naboo'nun eski kraliçesi Senatör Padmé Amidala'ya yapılan suikast girişiminin ardından, 20 yaşındaki Jedi öğrencisi Anakin Skywalker onu korumakla görevlendirilir. Koruma görevi sırasında genç Jedi Anakin, Padmé'ye olan aşkının yanı sıra İçindeki karanlık tarafı da keşfeder. Bir süre sonra Anakin, Padmé ve Obi-Wan Kenobi, kendilerini Ayrılıkçı Hareket'in ve Klon Savaşları'nın başlangıcının tam ortasında bulur.

Efsanevi Marvel Comics dizisine dayanan filmde, Peter Parker nihayet Mary Jane'e duyduğu tutku ile süper kahramanlık görevleri arasındaki dengeyi kurar. Ancak, ufukta belirmeye başlayan bir fırtına vardır. Peter'ın Örümcek Adam kostümü birden bire değişip siyaha dönüşerek güçlerini pekiştirmeye başlayınca, Peter da değişmeye başlar. Kostümün etkisi altındaki Peter, kibirli ve kendine aşırı güvenli biri olur; en değer verdiği kişileri ihmal etmeye başlar. Bugüne dek en korkulan iki kötü kahraman Kumadam ve Venom benzersiz güçler edinip, intikam ateşiyle yanarken, Peter en büyük savaşını kendi içinde yapmaktadır. Örümcek Adam'ın onu o yapan, onu bir kahraman yapan özelliğini, yani şefkati yeniden keşfetmesi gerekecektir.

Mucit bilim adamı Alexander Hartdegen (Guy Pearce), zaman yolculuğunun mümkün olduğunu ispatlamaya çalışmaktadır. Fakat bu tutkusu saplantı haline gelir ve içine düştüğü durum, onu geçmişi değiştirmeye zorlar. Zaman makinesini ilk kullanışında 800.000 yıl geleceğe gider. Fakat gelecek, beklediği gibi değildir. İnsanoğlu avcı ve av olarak ikiye bölünmüştür...

Dünyadaki tek süper güç olmadıklarının iyice farkında varmak zorunda kalan kahramanlarımız, süper gücü ve inanılmaz bir hızla uçma yeteneği olan Gümüş Sörfçü ve dünyayı yok etmek isteyen Galactus ile tanışırlar. Dünyayı yok etmek isteyen bu ikiliyi durdurabilecek tek güç olan Fantastik Dörtlü, yine zor ve heyecan dolu bir macera ile karşı karşıyadır.

Alex Cross, Washington polis departmanında görevli bir dedektif ve mahkeme psikologudur ve yakın zamanda iki fahişe ve bir çocuğun vahşice öldürülmesi davasını araştırmaktadır. Sonrasında prestijli bir özel okulda öğretmenlik yapan Gary Soneji'nin Maggie Rose Dunne adlı öğrenciyi kaçırması gündeme bomba gibi düşer. Maggie Rose, önemli bir senatörün kızıdır ve kendisini kaçıran öğretmen, Alex Cross'la iletişime geçmiş ve böylece Cross'u da davaya dahil etmiştir. Alex Cross, başlarda iki zengin şımarık çocuğun kaçırılmasını diğer davasından daha önemsiz bulsa da zamanla bu durumun son derece tehlikeli ve kilit bir yapıya büründüğünü fark eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.
















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir