
Daniel Ibáñez
El cantante

A rock band has to record their third LP, which will either propel them to stardom or fade into oblivion. Despite executives’ reservations, their idea is to have the recording take place in New York. But everything complicates, and the creative process turns into a hellish ordeal. A love triangle with all its consequences unfolds, band members desert, romantic relationships shatter, rehearsals become rampant with drugs and alcohol, and the unbearable pressure from the record label leads to endless fights and arguments only interrupted by fleeting moments of happiness. Meanwhile, unknowingly, they will be composing an album that will leave a mark on an entire generation.

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.

Pink Floyd’un 1979 yılında yayınladığı albümle aynı adı taşıyan film, görüntüleri ve elbette müzikleriyle ön plana çıkıyor. Grubun efsanevi albümünün hakkını fazlasıyla veren film, şüphesiz bütün zamanların en iyi müzikallerden… Diyalogun kullanılmadığı, kesintisiz müzikle ve karikatürist Gerald Scarfe'nin çizimleriyle süslü film, uzun ve eşsiz bir klip havasında. Bob Geldof’un başarılı ounculuğuyla göz doldurduğu filmin yönetmeni, ülkemizde pek de iyi bir şöhrete sahip olmayan Gece Yarısı Ekspresi filminden tanıdığımız Alan Parker.

Ünlü İngiliz pop süperstarı Robbie Williams’ın ani yükselişi, çalkantılı düşüşü ve dikkat çekici geri dönüşü. Robbie Williams’ın kendi bakış açısından anlatılan samimi bir yolculuk. Çocukluğundan, solo kariyerindeki rekorlara ve şöhretin gölgesindeki içsel çatışmalara uzanan film, müzik tarihinin en büyük eğlence ikonlarından birinin gerçek hikâyesini anlatıyor.

In the early 1960s, a quintet of hopeful, young African-American men form an amateur vocal group called The Five Heartbeats. After an initially rocky start, the group improves, turns pro, and rises to become a top flight music sensation. Along the way, however, the guys learn many hard lessons about the reality of the music industry.

Sokak dansçısı Skyler, eğitimli dansçı kız kardeşi Tosha'nın gölgesinden çıkar ve Honey dans stüdyosuyla bir dans yarışmasına katılır; ödül üniversite bursudur.

Yılın Mücadelesi dünyanın dört bir yanından gelen en iyi takımların buluştuğu ve her yıl düzenlenen bir break dans turnuvasıdır. Amerikalı grup on beş senedir bu dans olimpiyatlarını kazanamamaktadır. Los Angeles Hip Hop dünyasının önemli isimlerinden biri olan eski break dansçı Dante ülkesini birinciliğe yükseltmek istemektedir. Takımını çalıştırması için eskiden şampiyonluk kazanmış bir basketbol takımının koçluğunu yapmış arkadaşı Blake'ten yardım ister. Doğru koçla her takımın şampiyon olabileceği teorisiyle ülkenin en iyi break dansçılarından oluşan bir Rüya Takımı kurarlar. Yılın Mücadelesine sadece üç ay kala, Blake on iki yetenekli gencin bir takım ruhu oluşturabilmesi ve zafer kupasını Amerika’ya getirmesi için bildiği her taktiği kullanır. Film her sene Fransa’da düzenlenen gerçek Dünya şampiyonasından esinlenilerek yapılmıştır.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

70′li yılların ünlü kadın gruplarından olan The Runaways’in gerçek hikayesinin anlatıldığı filmin yeni fragmanı yayınlandı. Başrollerde Kristen Stewart ve Dakota Fanning var. The Runaways’in solisti Cherie Currie’yi Dünyalar Savaşı, Push, I am Sam gibi filmlerde rol kapan genç oyuncu Dakota Fanning canlandırırken, hem gitarist hem de vokal Joan Jett’i Kristen Stewart oynuyor.Kristen Stewart pek haz ettiğim bir oyuncu değil bunu sürekli blogu takip edenler kolaylıkla görebilirler. Ancak bu filmi açıkçası Kristen Stewart olsa bile merak ettim çünkü 70′lerin Rock’n Roll çılgınlığını aktaracak bir film gözüyle bakıyorum. Ayrıca o dönemde meşhur olmuş bir kadın müzik grubunun gerçek hikayesinin anlatılacak olması da gerçekten ilgi uyandırıcı. En azından benim için durum bu. En ünlü kadın müzik gruplarından The Runaways’i sevenler de bu filmi dört gözle bekliyorlardır. Ancak kötü bir haber: Film 9 Nisan’da ABD’de gösterime giriyor ama Türkiye’de gösterime girmeyecek.

After a series of traumatic childhood events, a psychosomatically deaf, dumb and blind boy becomes a master pinball player and the object of a religious cult.

Talented but self-centered trumpeter Bleek Gilliam is obsessed with his music and indecisiveness about his girlfriends Indigo and Clarke. But when he is forced to come to the aid of his manager and childhood friend, Bleek finds his world more fragile than he ever imagined.

Onların müzikteki ideali seyircilere "Dirty Dancing" filmini hatırlatacak: Mambo, rumba ve cha-cha adına, Castillo Kardeşler (Armando Assante ve Antonio Banderas) Amerika'yı fethetmeye geliyorlar. Pulitzer ödüllu romandan sinamaya aktarılan bu filmi, Arne Glimcher (Just Cause) yönetiyor. "Mambo Krallar"ı, bu ikilinin şöhrete giden yolu bulma hikayesini anlatıyor. Filmde Assante ve Banderas, büyük çıkış yapan karizmatik müzisyen kardeşleri canlandırıyor. Castillo Kardeşler ün ve başarıyı, "I Love Lucy" TV dizisinde konuk sanatçı olarak yer aldıkları bölümle yakalarlar. En iyi Latin aktörler izleyicileri nefessiz bırakacak şarkılar eşliğinde (aralarında En İyi Şarkı Oskar adayı olan "Beautiful Maria of My Soul"da var) filmi muhteşem bir müzikal haline getiriyorlar.

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.

Bir grup genç hayatlarının doruk noktasındadır. Mutlu ve heyecan dolu olan birbirinden bağımsız gençler bir gece bir şekilde birbirlerine bağlanırlar. 6 genç hayallerini dahi aşan eğlenceli ve romantik bir gecede bir araya gelirler.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

Tár, dünya çapında sanatının en iyilerinden biri olarak kabul edilen ve büyük bir Alman müzik orkestrasının ilk kadın şefi olmayı başaran Lydia Tár'ın hayat hikayesini konu ediyor.

New York, 1960'ların başları. Canlı müzik sahnesinin ve çalkantılı kültürel değişimin ortasında, Minnesota'dan 19 yaşındaki gizemli bir genç, gitarı ve devrimci yeteneğiyle West Village'a gelir. Amerikan müziğinin akışını sonsuza dek değiştirecektir.


Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Chess Records'un yükselişinin ve şarkıcılarının hikayesi. Seks, şiddet, ırkçılık ve rock 'n roll'la dolu 1950 Chicago'sunda; Muddy Waters, Leonard Chess, Little Walter, Howlin' Wolf, Etta James ve Chuck Berry gibi Amerika'nın müzik efsanelerinin hayatları Cadillac Records ile beyazperdede.

Bir tarafta öğrencilerinin korkulu rüyası, jazz öğretmeni Terrence Fletcher, diğer tarafta \"en iyi\" olmayı kafaya koymuş, aşırı hırslı genç öğrencisi Andrew Neyman. İki taraf da baskın karakterinden taviz vermeyince çok geçmeden mantık dışı olaylar gelişmeye başlar. Bu süreçte elleri çalışmaktan kanlar içinde kalan Neyman, küfürbaz Fletcher'ın hakaretle bezeli eğitim tekniklerine boyun eğmek zorunda kalır. Ama Neyman'ın da kendine göre numaraları vardır ve en sonunda, karşı karşıya kalacakları müzikal düellodan önce işler iyice çıkmaza girer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir