
Horst Krause
Schultze


Dansçı olan April, Broadway’de seçmelere katılır. Ancak seçmelerde çuvallayan April, istediği başarıyı elde edemez. Bunun üzerine genç kadın, memleketine geri dönmeye karar verir. Doğup, büyüdüğü kasabada hayatına yön vermeye çalışan April, çok istemese de yarışmaya hazırlanan bir grup genç dansçıya koçluk yapmaya başlar. April öyle ya da böyle müzik ile birlikte yaşamaya devam edecektir.

Eksantrik piyango kazananı Charles, en sevdiği müzisyenler McGwyer Mortimer'ı tekrar bir araya getirmeyi hayal eder. Grup arkadaşları ve eski sevgilileri Wallis Adası'ndaki evinde özel bir gösteri yapma davetini kabul ettiğinde fantezisi gerçeğe dönüşür. Charles hayalindeki konseri kurtarmak için çaresizce çabalarken eski gerginlikler yeniden su yüzüne çıkar.

Genç bir satıcı, yerel bir yetenek yarışmasında sakat bir davulcunun yerine çalmayı kabul ettiğinde, bir anda dört yeni yıldız doğar. Siz daha Hayat Şarkısı diyemeden Play - Tone Plak Şirketi yöneticisi gruba konrat imzalattırır ve onları hit şarkılarıyla müzik listelerinin tepesine yerleştirir!

Davy and Ally have to re-learn how to live life in Edinburgh after coming home from serving in Afghanistan. Both struggle to learn to live a life outside the army and to deal with the everyday struggles of family, jobs and relationships. Sunshine on Leith is based on the sensational stage hit of the same name, featuring music by pop-folk band The Proclaimers.

Belle & Sebastian adlı müzik grubunun üyesi olan Stuart Murdoch tarqafından yönetilen film, Eve isimli genç kadının kişisel problemlerinden arınmak ve hayatını düzene koymak için müziğe sığınmasını ele alıyor. İskoçya'nın Glasgow kentinde geçen hikayede, genç Eve geçirdiği ağır ruhsal problemler ve depresyonlar nedeniyle hastanede tedavi altına alınmıştır. Burada terapi görmekte olan Eve, günlük problemlerini aşmak için besteler yapmaya başlar. Müzikle bütünleşmesi tedavi sürecini hızlandırır ve nihayetinde taburcu edilir. Hastaneden çıktıktan sonra müzikle ilgilenmeye devam eden genç kadın, James ve Cassie ile tanışacağı şehre giderek yeni bir maceraya atılır.

Genç Will Burton vurdumduymaz ve anti-sosyal bir gençtir. Aklındaki tek şey, dinlediği ve icra etmek istediği Rock Müziktir. Annesinin yeni işi New Jersey’e çıktığı zaman Will de yeni bir okula kayıt olur ve burada da aynı şekilde yaşamaya devam eder. Ancak buradaki fark, müzikle ilgilenebileceği bir ortam bulunabilmesidir. Okulun en popüler kızlarından birisiyle çok zıt durumlarda bulunmalarına rağmen, Rock müzik tutkuları ikisini aynı çizgiye çekecektir. Bu arada Will’in tanıştığı Charlotte de grubun oluşturulmasında büyük katkılar sağlayacaktır. Okulda oluşan diğer rock gruplarıyla büyük bir rekabet doğacak ve eğlenceli, kimi zaman da dramatik ama bolca Rock müzikli anlar yaşanacaktır.

The Beatles'ın ilk filmi olan siyah beyaz, A Hard Day's Night, videocliplerin birleşimi gibi gözükse de grubun meşgul günlerinden birini izlermişcesine kişiyi içine alıyor ve ne kadar eğlenceli insanlar olduklarını anlamamızı sağlıyor.

A girl from New York attends a college in Atlanta to join their once-famous marching band.

Bir gencin hayatı, kendisine nadir görülen bir kemik kanseri teşhisi konulması ile alt üst olur. Yaşadığı şoku atlatmasının ardından genç, hayatta az kalan zamanını değerli bir şekilde geçirmeye karar verir. Bu süreçte genç başkalarına ilham olmanın yolunu bulur * İnsanın burnunun direğini sızlatan tarz bir film. Zaman zaman neşeli, zaman zaman esprili ama genelde hüzünlü. Gerçek hayattan olması filme artı değer katıyor. Hele "Yaşamaya başlamak için ölmek üzere olduğunuzu öğrenmenize gerek yok" cümlesi nasıl da son noktayı koyuyor. Ailece izlenebilecek güzel bir film, En son sahnede gerçek kişilerin gösterildiği bölümleri es geçmemenizi öneririm.

Doktor kılığında bir veteriner, bir yarış atı sahibi ve arkadaşları, uyumsuz bir yarış atının yardımıyla bir sanatoryumu açık tutmak için mücadele ederler.

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

A detective is hired to protect the life of a singer, who has recently inherited a department store, from the store's crooked manager.

Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

The Beatles dolu bir komedi filmi. İster Help! albümlerindeki parçalardan oluşan soundtracki olsun, ister Ringo'nun peşine düşen Doğulu ekip olsun, the Beatles hayranıysanız sizi çok eğlendireceği garanti!

Artık sessiz filmlerin dönemi kapanmaktadır ve konuşmaların yeraldığı sesli filmlere geçilirken, ünlü bir sahne yıldızı, en iyi arkadaşı, olası kız arkadaşı ve kurnaz oyuncu arkadaşı bu zorlu geçiş dönemine yakalanmışlardır.

Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

Lorelei ve Dorothy taşradan büyük şehire gelmiş iki genç kadındır. Bir müzikholde dansçılık ve şarkıcılık yapan bu iki genç kadın Paris'e giden bir transatlantikte iş bulurlar. Çok geçmeden Lorelei ve Dorothy'nin etrafını zengin adamlar sarar. Zengin bir koca bulmayı isteyen Lorelei ve Dorothy aşkın anlamını öğreneceklerdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir