
Forrest J. Ackerman
Himself

Hollywood is a town of tinsel and glamour; but there is another Hollywood, a place where maverick independent exploitation filmmakers went toe to toe with the big guys and came out on top.


A look at the first years of Pixar Animation Studios - from the success of "Toy Story" and Pixar's promotion of talented people, to the building of its East Bay campus, the company's relationship with Disney, and its remarkable initial string of eight hits. The contributions of John Lasseter, Ed Catmull and Steve Jobs are profiled. The decline of two-dimensional animation is chronicled as three-dimensional animation rises. Hard work and creativity seem to share the screen in equal proportions.

Dövüşçü kimliğinin yanı sıra aynı zamanda sevgili, kardeş ve baba olan Muhammed Ali’nin en yakınları tarafından anlatılan sıra dışı hikâyesi… İçten ve ilham verici hikayesiyle film, ringlerin belki de en efsane ismi Ali'nin büyüleyici yaşam öyküsünün kapılarını aralıyor ve onu daha önce görülmeyen yönleriyle de perdeye aktarıyor. Arkadaşları, ailesi ve yakın çevresindeki diğer insanlarla yapılan röportajların bulunduğu filmde aynı zamanda Mike Tyson, George Foreman ve Gene Kilroy gibi diğer boks efsaneleri de yer alıyor.

Yazarlar, filozoflar ve bilim insanlarından oluşan bir heyet, denilenlere göre Plato, da Vinci, Einstein ve diğer büyük şahsiyetlere başarıyı getiren Sırrı paylaşıyor.

Captured during Billie Eilish's sold-out world tour, a concert experience from one of the most celebrated and successful artists of her generation, presented in immersive 3D.

A personal and intimate look into Demi Lovato's life as not only a regular 25 year old, but also one of the biggest pop stars in the world.

Tel Aviv çatılarından gece çekilen belgesel, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları sonucunda yaşanan sivil kayıpları ve Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin ardındaki sistemleri inceliyor.

Belgesel niteliğinde olan bu film, tarihin tozlu sayfalarını karıştırarak günümüzde bile hala cevaplanamamış soruları açığa çıkartıyor. Bu sorular uzaylı olarak bilinen efsaneler ya da "uzaylı" olarak bilinmesine sebep olan şeylerin nasıl ortaya çıktığıyla alakalı olup, film bu sorulara bilimsel bir dille cevap arıyor.

1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

Peşindeki mafyadan kaçarak Rocky Dağları'ndaki izole bir kasabaya sığınan Grace, korunma karşılığında kasaba halkının gündelik işlerine yardım etmeye başlar. Ancak üzerlerindeki baskı arttıkça, kasabalıların gösterdiği misafirperverlik yerini ağır bir sömürüye ve acımasızlığa bırakır.


Fransanın bağımsız Loudun eyaletindeki Ursuline rahibelerinin şeytan tarafından ele geçirilmelerine sebep olan büyüleri yapmakla suçlanan Peder Urbain Grandier’in, bildik şeytan filmleriyle alakası olmayan, akla hayale seslenen hikayesi. Sene 1634.

Mel Gibson’un Max Rockatansky adında bıkkın bir polisi canlandırdığı film, peşine düştüğü çetenin yardımcısını öldürmesinden sonra kendisini ve ailesini hayatta tutmak için harekete geçen bir polisin hikayesini anlatıyor.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuştur ve ne yapsa anında bütün dünya bundan haberdar olmaktadır. William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. İşi durgundur. Cehennemden çıkmış bir ev arkadaşı vardır. Boşandığından beri bir aşk hayatı yoktur. Her ikisi için de "bir şey" ya da "biri" eksik gibidir. Notting Hill'de bir yerde karşılaştıklarında Anna ve William'ın aklından geçen son şey aşktır.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.

Austin’in en ünlü DJ’i olan, Jungle Julia (Sydney Tamiia Poitier) en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le (Jordan Ladd ve Vanessa Ferlito) eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü bir şeyin farkında değildirler. Yaptıkları her şeyi izleyen biri vardır, Stuntman Mike (Kurt Russell), yüzünde derin bir yarası ve korkutucu bir arabası olan eski bir dublördür. Günlerdir kızları izleyen Mike, gecenin bitiminde, sabaha karşı yola koyulan kızların peşinden gider.

Film, esrarengiz ve tüyler ürpertici bir keşfe tanıklık eden, Kaliforniya'nın iç kesimlerindeki ıssız bir kanyonda yaşayan insanların hikayesini konu ediyor.

Orta batılı bir motosiklet kulübü olan Vandals'ın yükselişi dikkat çekmektedir. Üyelerinin hayatlarına bakıldığında kulüp, on yıl içinde yerel yabancıların bir araya geldiği bir yerden, orijinal grubun benzersiz yaşam tarzını tehdit eden daha kötü niyetli bir çeteye dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir