
John Garfield
Rims Rosson


John Garfield
Rims Rosson

Anne Shirley
Bobby Halevy

Claude Rains
Mr. Henry Halevy

Roscoe Karns
Willie Sands

Lee Patrick
Florrie Halevy Sands

Dennie Moore
Gertrude 'Gert' Mills

George Tobias
Herbert 'Herbie' Smith

Elisabeth Risdon
Mrs. Myrtle Halevy (as Elizabeth Risdon)

Berton Churchill
Mr. 'B.N.' Norman, Office Manager

Tom Dugan
Second Carpenter (uncredited)

Lucile Fairbanks
1st Nurse - Greenwich Clinic (uncredited)

Frank Faylen
Cab Driver (uncredited)

Sam Flint
City Hospital Doctor (uncredited)
Gus Glassmire
Joe - Clerk Hurt in Elevator (uncredited)

Creighton Hale
Stamp Collecting Mailman (uncredited)

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Zengin bir adam olan Bob Merrick, arabasıyla yaptığı kaza sonrasında ünlü bir beyin cerrahının ölümüne ve cerrahın karısının da kör kalmasına neden olur. Suçluluk duygusu içerisindeki Merrick, hayatını tıp ilmine adar. Amacı doktorun karısı Helen'in gözlerine yeniden kavuşmasını sağlamaktır. Zamanla Helen ile aralarında bir yakınlaşma başlar.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Çatırdayan bir evliliği çiftlerin iki farklı bakış açısından anlatan filmin bu bölümünde James McAvoy'un canlandırdığı Conor Ludlow'un hayatını izleyeceğiz.

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Yanlız yaşayan bir doktor olan Kate, stajını tamamladığı yerel hastaneden ayrılarak Chicago’da bir hastanenin çalışma teklifini kabul eder. Tek üzüldüğü konu, çok severek oturduğu göl kenarındaki evini bırakacak olmasıdır. Bir sonraki kiracıya, kendisine gelecek mektupları göndermesi için yeni adresini yazdığı bir not bırakır. Evin yeni kiracısı Alex geldiğindeyse çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Her yer son derece bakımsız, yıpranmış ve pislik içindedir. Bir önceki kiracıdan kalan notta okudukları ise Kate ve Alex’in hayatlarında, çok büyük bir şaşkınlığın ve zamanın imkansızlıklarıyla dolu bir aşkın başlamasına neden olacaktır.Sandra Bullok ve Keanu Reeves, 1994’teki Hız Tuzağı filminden sonra bir kez daha, David Auburn’un yönetimindeki Göl Evi’nde biraraya geliyorlar.

Halinden memnun tombiş bir genç olan Tracy Turnblad, bir televizyonda yayınlanan dans yarışmasına katılmaya hak kazanınca Baltmore’u çalkalayan müzik ve eğlence dolu bir macera da başlamış olur. Tracy’nin kendisi gibi etine dolgun annesi rolünde John Travolta, babası rolünde ise Christopher Walken rol alıyor.

Henüz sevdiği kadınla tanışmamış bir adamla tanışın... Alfie için hayat, kadınların sunduğu her şeyden zevk almaktır. Zengin dullardan, çocuğu olan bekar kız arkadaşına kadar Alfie her şeye sahiptir... Ve bu halinden oldukça memnundur. Ancak bu playboy yaşam tarzının sonuçları, hayatındaki kadınları ve en yakın arkadaşını aniden etkileyince, Alfie hayatta romantizmden başka neler olabileceğini düşünmeye başlar. Eğer varsa tüm bu yaşadıkları nedir?

Darbe döneminde bir Ege kasabasında, canından çok sevdiği küçük kızı ve babaannesiyle birlikte yaşayan Memo, mental yetersizliği olan ama küçük dünyasında mutlu yaşayan bir çobandır. 1983 yılında bir gün, sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine kalan ve sıradan hayatı birden altüst olan Memo, idam cezasına çarptırılır ve böylece ‘Yedinci Koğuş’a gelir. Burada hayatta kalması pek mümkün görünmemektedir. Fakat başta onu nefretle karşılayan tüm koğuş, onun iyilik dolu kalbini görür, yavaş yavaş Memo’nun cinayet işleyebilecek bir kişiliği olmadığına ikna olmaya başlar ve zamanla hayatına dokunduğu herkes Memo’nun hayatını kurtarmak için seferber olur. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova’nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Memo suçsuzdur ve şimdi yaşamına geri dönebilmesi için bir mucizeye ihtiyacı vardır.

Pregnant out of wedlock, an educated young woman is pressured by her father into an arranged marriage with a lonely farmer in this drama set during WWII.

Hayatını kütüphaneci olarak idame ettiren Taylor, aniden işsiz kalır. Kendisine yeni bir hayat kurmak için Montana'daki küçük kasabasına geri döner. Şimdi Taylor, kardeşini ve kasabadaki küçük oteli, farklı fikirleri olan iş adamı Joel Sheenan'dan kurtarmak zorundadır. Böylece Taylor için mücadele dolu anlar başlar.

Allie, a veterinarian in Evergreen, reluctantly will spend Christmas with her long-distance boyfriend. Bound for the airport, she has engine trouble, and Ryan, headed to Florida with his daughter Zoe, stops to help. Sure they won’t meet again, they ignore their attraction, and part ways. At the diner, Zoe wishes on a snow globe, and a storm seems to grant her wish.

Jim is a test pilot. His wife Ann and best friend Gunner try their best to keep him sober. But the life of a test pilot is anything but safe.

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Western filmlerine uzun bir ara veren Clint Eastwood, kendi yapım şirketi Malpaso Company ile yaptığı Pale Rider - 1985 ile yeniden at sırtında...Eastwood, western filmlerindeki tipik "ismi olmayan adam" tarzı bir rolle bilinmeyen bir yerlerden çıkıp madencilerin bulunduğu kasabaya geliyor ve kasaba halkını ezen güçlerin karşısına dikiliyor... Kasabanın güçlü kozları, Eastwood'u durdurmak için uzaklardan usta silahşörler kiralayıp getirince işler iyice karışıyor...Pale Rider, ağır ilerleyişine rağmen, ustalıkla kurgulanmış finaliyle, farklı bir Eastwood westerni.

Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.

Sadece bir haftadır çıktığınız kız arkadaşınıza evlilik teklif eder misiniz? Aşk ve evlilik için son şansı olduğu düşüncesi ile bir haftadır birlikte olduğu Lila'ya evlilik teklif eden Eddie Cantrow, kısa sürede hayatının en büyük yanlışını yaptığını anlayacaktır.Lila hayatının kadını olmak bir kenara, hayatının kabusu olabilecek bir kadındır. Edie'nin hayatı tam anlamı ile başına yıkılmıştır. Balayı sırasında Miranda ile tanışması ise, ölmek üzere olan bir insana verilen hayat öpücüğü gibi Edie'nin karşısına çıkan bir şans olur.

Jimmie Shannon özgürlüğüne yaşamaktan daha çok önem vermektedir. Yaşıtı olan erkek arkadaşları hatta en yakın dostu Marco bile nikah yüzüklerini takmışken Jimmie hâlâ kısa beraberliklerle geçen hayatını sürdürmekte ve doğru kişiyi aramakla uğraşmamaktadır. Jimmie'nin büyükbabası hep bir aile kurmasını istediği torununa 100 milyon dolarlık bir miras bırakarak ölür. Ancak büyükbabanın bir şartı vardır: Jimmie'nin otuzuncu yaş gününün gece yarısına kadar biriyle evlenmesi. Jimmie'nin bunu başarabilmek için yirmi dört saatten az vakti vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir