
Martin Lawrence
Miles Logan

Başarılı bir elmas hırsızı olan Miles Logan, olaylı bir soygunla çaldığı elmasları o civardaki inşaatıdevam eden bir binanın havalandırma kanalına saklar. Polis onu tutukladığıanda kendi kendine devamlı olarak "üçüncü kat, kuzey tarafı, beşinci köşe ve büyük kanal" diyerek elması koyduğu yeri ezberlemeye çalışır. Miles, iki yıl hapis yattıktan sonra salıverilir. Tabii ki hapishaneden çıkar çıkmaz elmasları koyduğu yere gider. Ancak gittiğinde şok geçirir. Elmasları koyduğu inşaat, Los Angles Polisi'nin 37. Bölge Merkezi olmuştur. Zaman geçmeden kendini toplayan Miles, elmasları almanın yollarını denemeye başlar.

Martin Lawrence
Miles Logan

Luke Wilson
Carlson

Dave Chappelle
Tulley

Peter Greene
Deacon

Nicole Ari Parker
Mellisa Green

William Forsythe
Detective Hardcastle

Graham Beckel
Rizzo

Robert Miranda
Glenfiddish

Olek Krupa
Jean LaFleur
Saverio Guerra
Benny

Tamala Jones
Janiece

John Hawkes
Eddie

Billy 'Sly' Williams
Cop in Gem Store Elevator

Brandon de Paul
Little Friend

Richard C. Sarafian
Uncle Lou

Dedektif ve Müfettiş Lee, Hong Kong polisine bağlı uzak doğu dövüşleri konusunda rakip tanımayan son derece başarılı bir polis memurudur. Hayatta en çok değer verdiği varlık ABD'ye Çin Konsolosu olarak atanan çok saygı duyduğu bir bürokratın 11 yaşındaki kızı Soo Yung'dur. Soo Yung içinde Lee, en iyi dostu ve koruyucu meleğidir. Fakat, Çin Konsolosu, ABD'ye gidip yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra, Soo Yung kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Bunun üzerine Lee, Amerika'ya gönderilerek Soo Yung'u bu kişilerin elinden kurtarmakla görevlendirilir. Lee, Amerika'da hiç ummadığı bir durum ile karşılaşır. FBI, LAPD dedektiflerinden biri olan James Carter'ı (C. Tucker) da bu iş için görevlendirmiştir. Carter, sorumsuzluğu, vurdumduymazlığı ile çalıştığı kişiler için bir kabustur. Fakat FBI'ın amacı bir yabancı olan Carter'ı kendi işlerine karıştırmamaktır.

Dünyanın en çok aranan sanat eseri hırsızı ve onun peşindeki FBI profil uzmanı, daima bir adım önde olan kurnaz bir soyguncuyu yakalamak için gönülsüzce suç ortağı olur.

Babasının ilgisini çekmek isteyen, duygusal açıdan ihmal edilmiş Emily T. Hope kendi kaçırılışını düzenler. Ancak, babasıyla mutlu bir kavuşma anı yaşayamadan, arabası çalınır ve Emily hala arabanın içindedir! Profesyonel araba hırsızı Vincent Roche, hedeflediğinden daha fazlasını çaldığını keşfetmek üzeredir... Emily'nin art niyetli eski CIA ajanı 'amcası' onları takip etmeye başladığında, bu eğlenceli romantik macera filmi daha da hareketlenir.

Uyarı! Bu film, sinema zevkinize kalıcı olarak zarar verebilir. Bir suç dalgası şehri vurur ve bunu durdurabilecek sadece iki adam vardır. Onlar için hiçbir sakarlık imkânsız değil, hiçbir başarısızlık da çok zor değildir. Görevlerini tamamlamak için gerekirse tüm şehri yerle bir etmeye hazırlar! Dolu Silah 1 (Loaded Weapon 1), bizi her zaman gerilimde tutan filmleri utanmazca tiye alan ve nefes kesici bir hızla ilerleyen bir parodidir. Aksiyon tutkunları için tam bir ziyafet! Kuzuların Sessizliği'ni, Kirli Adam'ı, Zor Ölüm'ü, Cehennem Silah'ı ve Temel İçgüdü'yü neden izleyesiniz ki, hepsini Dolu Silah 1'de izleyebilirsiniz!

Özel Ajan Derrick Vann (Samuel L. Jackson), ortağını öldüren katilin peşine düşer. Ancak bulduğu ipuçları onu yanlış adama, Andy Fiddler'e (Eugene Levy) götürür. Aklı karman çorman olan, sürekli sorular soran satış elemanı Fiddler, Vann'a hedefine ulaşma konusunda ayakbağı olacaktır.

Aylak bir banka çalışanı olan Jinx Taylor'un her zamanki gibi başlayan günü büyük bir maceraya dönüşmek üzeredir... Çalıştığı banka soyulurken araya girip ortalığı karıştıran Jinx kendini bir anda kendini seksi bir siber-hırsız olan Jessica ile kasada kilitli bulur. Bu sırada bankadaki herkesi rehin tutan silahlı soyguncu Simon SWAT ekibiyle müzakere yaparken sinirlerine hakim olmakta git gide zorlanıyor gibidir... Acaba Jinx bir başbelası yerine bir kahraman olup günü kurtarmayı başarabilecek midir?.

Londra’da kurduğu suç imparatorluğunu bırakmak isteyen Mickey Pearson, ailesi ile birlikte Amerika’ya dönmeyi planlar. Kendisine yeni bir hayat kurmayı planlayan Mickey, işlerini devretmek için ünlü bir milyarder olan Matthew ile anlaşır. Bu sırada Mickey, yıllardır gözünden sakındığı arazilerini Coach ve çetesinden korumaya çalışır. Özel dedektif olan Fletcher ise yıllardır peşine düştüğü Mickey’nin işlediği suçları ortaya çıkarmanın derdindedir. Kendisini türlü entrikaların içinde bulan Mickey, planladığı gibi işin içinden sıyrılmayı başarabilecek midir?

Beş dedektiften oluşan narkotik soruşturma ekibi, bir çeteyi gözlemek için kızarmış tavuk restoranında çalışan olarak gizlenir, ancak hesâba katmadıkları bir şey olur. Târifleri tutunca lokantanın popülaritesi hızla artar ve böylece hiç beklemedikleri bir durumla karşı karşıya kalırlar.

Elmas düşkünü seksi Wanda (Jamie Lee Curtis) ve erkek arkadaşı Otto (Kevin Kline), elmas hırsızlığı sorgulaması için George (Tom Georgeson) ve Ken'le (Michael Palin) İngiltere'ye giderler. Elmasları almak istedikleri için polise George ve Ken'den bahsederler. Ancak George elmasları çoktan güvenli bir yere saklamıştır. Nereye sakladığını bulmanın tek yolu da Wanda'nın George'un avukatı olan Archie'ye (John Cleese) yakınlaşmasıdır.

"Sürücü" işinin uzmanıdır : o soygunlardan kaçış için nadir bir araba sürücüsüdür. Onun olağanüstü bu yeteneği yakalanmasına engel olmuştu. Polisten başarılı bir kaçış sonrasında, kendinden emin dedektifin birincil hedefi "Sürücü"yü yakalamaktır. Onlar, çetenin soygun sonrası mahkum edilmesine yardım etmesi karşığında bağışlanacağı vaad edilir. Sürücü dedektifi yanıltmak için "Oyuncu" ( Isabelle )'dan yardım istedi.

Dortmunder ve arkadaşları bir müzeden devasa bir elmas çalmayı planlıyorlar. Ancak bunun onu çalmaları gereken ilk sefer olduğu ortaya çıkıyor...

Frank (Kim Bodnia) adlı uyuşturucu satıcısının Kopenhag'da birkaç günlük uyuşturucu alıp satma işleri ve bu sırada başından geçen türlü badireleri,yönetmenin kendine has üslubuyla ne fazla süsleyerek ne de izleyiciyi sıkarak sade bir şekilde anlatışını izliyoruz.Film malesef ki Türkiye de vizyon şansı bulamamış bir başka değerli eserdir.

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...

Binbir surat Fantomas'ya, sık sık kılık değiştirdiği için ulaşmak mümkün değildir Gazeteci Fandor ise gizemli Fantomas hakkında uydurma bir röportaj hazırlar Ondan intikam almaya karar veren Fantomas, Fandor'un kılığına bürünerek bir suç işler Bu olayı çözmeye çalışan Komiser Juve da Fantomas'nın kimlik değiştirme yeteneğinden nasibini alacaktır

Dick Harper (Jim Carrey) çalıştığı şirketin iletişimden sorumlu başkan yardımcılığı görevine atandığı gün şirket iflas edince tüm ev ve iş hayatı altüst olur ve bunlarla başa çıkmak için hiç bilmediği yöntemler denemeye başlar.

Harry Doyle and Archie Lang are two old-time train robbers, who held up a train in 1956 and have been incarcerated for thirty years. After serving their time, they are released from jail and have to adjust to a new life of freedom. and soon realize that they still have the pizzazz when, picking up their prison checks at a bank, they foil a robbery attempt.

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.

Bankerlikle uğraşan İngiliz John Buckingham (Ben Chaplin), utangaçlığı yüzünden bekarlıktan kurtulmanın yolunu internette arar. E-posta aracılığıyla bir Rus kadını olan Nadia (Nicole Kidman) ile yazışır ve onu evlenmek üzere ülkesine davet eder. Fakat herşey görüldüğü kadar pembe değildir ve kadının ülkeye gelmesiyle birlikte banker yaşamının büyük tehlikede olduğunu farkeder.

Hapisten yeni çıkan Rudy Duncan (Ben Affleck) hapiste mektup arkadaşlığı yoluyla tanıştığı ve rüyalarını süsleyen güzeller güzeli Ashley (Charlize Theron) ile kendine yeni bir yaşam kurmaya karar verir. Fakat bu mutluluk Ashley'in çılgın kardeşi Gabriel (Gary Sinise) ve onun tehlikeli arkadaşlarının Rudy'nin geçmişte çalıştığı kumarhaneyi soyma planlarıyla bölünür. Rudy yeni ve temiz bir hayata başlamak isterken onu, suçun içine çeken geçmişi beklenmedik olaylarla dolu bir fırtınanın tam ortasında sıkıştırıyor. Ölüm, aşk ve şantajdan oluşmuş bu oyundan kurnazca sıyrılamazsa onu çok daha büyük tehlikeler beklemektedir.

Üçlemenin ikinci bölümünde Fantômas, dünyayı tehdit etmesini sağlayacak süper bir silah geliştirmek amacıyla seçkin bilim adamı profesör Marchand'ı kaçırır. Fantômas ayrıca ikinci bir bilim adamını, profesör Lefebvre'yi kaçırmayı planlıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir