
Ranbir Kapur
Sanjay Dutt


Ranbir Kapur
Sanjay Dutt

Paresh Rawal
Sunil Dutt

Vicky Kaushal
Kamlesh Kanhaiyalal Kapasi

Anushka Sharma
Winnie Diaz

Dia Mirza
Manyata Dutt

Manisha Koirala
Nargis Dutt

Sonam Kapoor Ahuja
Ruby

Boman Irani
Ruby's father / Dr. Asthana

Karishma Tanna
Pinky

Jim Sarp
Zubin Mistry

Sayaji Shinde
Bandu Dada

तबु
Herself (Cameo) (uncredited)

Arshad Warsi
Himself / Circuit (Cameo) (uncredited)

Sencay Dat
Himself (Cameo) (uncredited)

Ashnoor Kaur
Kiran Bagga


A Prohibition-era nightclub crooner has his career is cut short when his throat is slashed by a mob boss.

Kişisel problemlerinden dolayı profesyonel kariyerine ara vermiş olan bir beyzbol oyuncusu, yerel bir süpermarketin manav bölümünde çalışan down sendromlu genç Produce ile arkadaş olur ve birdenbire uykusundan uyanıp canlanır. Artık hayatının bir anlamı ve amacı vardır.

Çizdiği resimlerin gözlerini boş bırakarak imzasını atan rakiplerinin aksine resimlerinin satılmasını umursamayan ve zamanın zengin ressamlarının aksine beş parasız yaşayan, sosyetenin övgülerine rağmen onların ruhsuzluğunu yüzlerine en uygunsuz şekilde vurmaktan da geri durmayan fütursuz bir kişilik.Ve güzel gözlü Jeanne

10 yıldır Londra'da yaşayan 29 yaşındaki Rona evine, İskoçya'daki Orkney Adaları'na döner. Ayık gezen ama yalnız olan Rona, bu iyileşme yolculuğuna çıkmasına neden olan olaylara dair hatırladıklarını bastırmaya çalışırken kendini, bu gizemli topraklara doğru çekilmeye başlar. Gün geçtikçe şiddetli rüzgârlar ve buz gibi denizin ortasında kalan Rona, içindeki umudu ve gücü keşfeder.

Efsanevi boksör Roberto Duran, 1968’de profesyonel olarak ringe ilk çıktığında henüz 16 yaşındaydı. 1980’de Sugar Ray’i yenerek bir rekora doğru ilerleyen Duran, rövanşta bir daha dövüşmeyeceğini söyleyerek spor camiasını şoka uğratmıştı… 2002’de emekli olan Roberto Duran ve onun efsane antrenörü Ray Archel arasındaki birbirlerinin hayatlarını değiştirecekleri ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin senaristliği ve yönetmenliğini Jonathan Jakobowicz üstleniyor. Filmin başrolünde Édgar Ramírez rol alırken bu biyografik dramda kendisine Robert De Niro, John Turturro, Jurnee Smollet Bell ve Ellen Barkin eşlik ediyor.

Julie, doğum sonrası depresyonunun neden olduğu karanlığı geride bırakmak için yaratılışının parlak Crayola renkli dünyasına kaçan yeni bir anne ve çocuk kitabı yazarıdır.

Boksör olan Lion, kardeşi Stan’ın bir suç patronuna olan borcunu ödeyebilmek için son kez bir dövüş turnuvasına katılmaya karar verir. Kardeşler bunun için ülkeyi dolaşmak zorunda kalır ve bu süreçte onlara beklenmedik biri eşlik eder. Stan, Lion'u hayatının dövüşü için eğitirken bir dizi olay kardeşleri parçalamakla tehdit eder ancak birbirlerine olan sevgileri ve daha iyi bir hayata kavuşmak için olan inançları onların bir arada yol almasını sağlar.

Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen filmde, dönemin en ünlü sanat tarihçisi ve eleştirmenlerinden biri olan John Ruskin ile evlenen genç Euphemia "Effie" Gray'in hikayesi ele alınıyor. Bir türlü yolunda gitmeyen evlilik zamanla hayal kırıklığı ve acıları da beraberinde getirir. Bir gün kocasının arkadaşlarından biri olan ressam John Everett'e modellik yapan Effie, ressama aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. En yakın arkadaşı Elizabeth Eastlake'in verdiği cesaretle kocasından ayrılmaya karar veren Effie için dönemin sert muhafazakarlığıyla yüzleşme vakti de gelmiştir. Ünlü oyuncu Emma Thompson'ın senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı filmin yönetmenliğini Richard Laxton üstleniyor.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

P.T. Barnum'ın hayatından esinlenen film, bir vizyonerin 1800’lü yıllarda yoktan başlayarak hırsı ve hayal gücüyle nasıl dünya çapında harika bir şov ve sirk konsepti yaratmasını anlatıyor.

2003 yılının Ekim ayında alkollü bir gecede kız arkadaşından yeni ayrılmış olan Mark, üniversitenin bilgisayarlarına sızarak kampüsteki tüm kadınlarla ilgili bilgilerden oluşan bir veri tabanını içeren bir site yaratır, ardından yan yana iki fotoğraf koyarak kullanıcılardan hangisinin “daha ateşli” olduğunu seçmesini ister. Sitenin adını Facemash koyar; site bir anda virüs gibi etrafa yayılarak tüm Harvard sistemini çökertir ve görünürdeki kadın düşmanlığıyla kampüste tartışma yaratır; Mark, Facemash'ı yaratarak kasıtlı olarak güvenliği, telif hakları yasasını ve özel hayatı ihlal etmekle suçlanır. Tam o anda, Facebook'un altyapısını oluşturan iskelet ortaya çıkmıştır. Kısa süre sonra, Mark Harvard'da bir ekrandan diğerine , Ivy League üzerinden Silikon Vadisi'ne ve tüm dünyaya bir yangın misali sıçrayacak olan thefacebook.com sitesini oluşturur...

2009 Chicago En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Erkek Oyuncu (F. Timi), En İyi Görüntü 2009 İtalyan Ulusal Sinema Gazetecileri Sendikası: En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yapım Tasarımı.. İyi saklanmış bir sır, örtbas edilmiş bir skandal, sıra dışı bir kadın... Benito Mussolini'nin yaşamında bir sır vardır: bir eş ve kabul edilen, sonra da varlığı inkâr edilen bir oğul. Sırrın adı Ida Dalser'dir. Duçe'nin resmi biyografisinde sözü edilmeyen, tarihin karanlık bir sayfası; Mussolini'ye ve ideallerine kalpten inanan, tüm varlığını onun başarısı uğruna feda eden, ancak zalimce harcanan Ida Dalser'in inanılmaz ama gerçek hikâyesi.

Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Toplumsal olaylarla ilgili konuları ele alan film toplum gerçeklerinden sinemaya aktarılmıştır. Sivil toplum kurumu olan TWLOHA nın depresyon, bağımlılık ve kendini öldürmek isteme konularında sorun yaşayan insanlara yardım etmeyi hedefleyen bu kurum ile ilgili hikayeleri izleyeceksiniz.

Dört savaş fotoğrafçısının gerçek hikayesi… Greg Marinovich, Joao Silva, Kevin Carter ve Ken Oosterbroek 90'ların hemen başında Güney Afrika'ya gider Irk ayrımcılığının hüküm sürdüğü, vahşet ve şiddet dolu bu topraklarda ilk defa özgür bir seçim yapılacaktır Dört savaş fotoğrafçısı, bu kritik dönemde hayatlarını tehlikeye atarak dünyaya gerçekleri duyurmaya çalışır...

Dito, New York'un fakir ve tehlikeli mahallelerinde yaşayan, serseri bir yaşamla farklı arayışların arasında kalmış genç bir adamdır. Sürekli birlikte takıldığı üç arkadaşı arasında en büyükleri olan Antonio'ya sevgi ile birlikte ayrı bir saygı beslemektedir. Fakat Dito, birlikte sokaklarda takılırken yaşadığı hayattan çok daha farklı bir naifliği de içinde barındırır. Özellikle son derece zeki olan kız arkadaşının yanında bu yönünü daha fazla ortaya çıkarabilen Dito'nun hayatı, İskoçya'dan New York'a taşınan arkadaşı Mike sayesinde önemli bir dönemece gelecektir. Sanata çok düşkün olan ve şiir yazan Mike, Dito'ya sokaklar ve şiddetin haricinde de yaşanabilecek keyifli bir yaşam alternatifi sunar. Gittikçe Mike'dan daha çok etkilenen Dito için seçimini yapma vakti gelmiştir.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir