
Fred Armisen
Self

"Salad Days: A Decade of Punk in Washington, DC (1980-90)" examines the early DIY punk scene in the Nation's Capital. It was a decade when seminal bands like Bad Brains, Minor Threat, Government Issue, Scream, Void, Faith, Rites of Spring, Marginal Man, Fugazi, and others released their own records and booked their own shows-without major record label constraints or mainstream media scrutiny. Contextually, it was a cultural watershed that predated the alternative music explosion of the 1990s (and the industry's subsequent implosion). Thirty years later, DC's original DIY punk spirit serves as a reminder of the hopefulness of youth, the power of community and the strength of conviction.

Michael Kamen conducts the San Francisco Symphony Orchestra in support of metal rockers Metallica in this 1999 concert performance.

Documentary about the arena-packing Swedish DJ, chronicling his explosive rise to fame and surprising decision to retire from live performances in 2016.

Coldplay'in Camden pub'larının arka odalarından gezegenin dört bir yanından stadyumlara kadar uzanan olağanüstü bir derinlemesine ve samimi bir portresi. Hikayenin kalbinde, grubun birçok yüksekler ve alçaklara dayanan sarsılmaz kardeşliği var.

Bee Gees olarak bilinen Barry, Maurice ve Robin Gibb kardeşlerin başarılarını ve karşılaştıkları engelleri anlatıyor. 60’larda erken yaşta üne kavuşan ikonik üçlü, kariyerlerine 20 tanesi liste birincisi olmuş hit dâhil olmak üzere binin üzerinde şarkı sığdırdı. Bu film, Bee Gees’in şöhret ve servetinin doruklarına çıktığı dönemde, sürekli değişen müzik piyasasının isteklerine ayak uydurmaya ve aileyle çalışmanın karmaşasını aşma çabasını yansıtıyor.

The Band grubunun veda konserini konu alan Scorsese belgeseli. Film, konserin yanı sıra grup elemanlarının kulis içi görüntülerine, Bob Dylan ve Neil Young ve Ringo Starr gibi ünlü müzisyenlerle yapılan röportajlara yer veriyor. The Last Waltz bugün Scorsese'nin müzik belgesellerinin öncülü sayılıyor.

The Beatles'ı konu alan 1970 yapımı orijinal film, 50 yılın ardından ilk kez gösterime giriyor.

A filmed version of David Byrne's Broadway show, a unifying musical celebration that inspires audiences to connect to each other and to the global community.

A celebration of the musical work of a group of session musicians known as "The Wrecking Crew." a band that provided back-up instrumentals to such legendary recording artists as Frank Sinatra, The Beach Boys, and Bing Crosby.

Daft Punk Unchained is the first film about the pop culture phenomenon that is Daft Punk, the duo with 12 million albums sold worldwide and seven Grammy Awards. Throughout their career Thomas Bangalter and Guy-Manuel de Homem-Christo have always resisted compromise and the established codes of show business. They have remained determined to maintain control of every link in the chain of their creative process. In the era of globalisation and social networks, they rarely speak in public and neither do they show their faces on TV. This documentary explores this unprecedented cultural revolution revealing a duo of artists on a permanent quest for creativity, independence and freedom.

A backstage and on-stage look at Justin Bieber during his rise to super stardom.

1980'lerin başında Stevo ve Heroin Bob, muhafazakâr Salt Lake City'de kendilerini bu işe adamış iki pankçıdır.

Sex Pistols'un büyüsüne kapılmış olan şehirdeki her genç, umutsuz kahramanımız Enn de dahil olmak üzere, bir punk olmak istemektedir. Yerel punk kraliçesi Boadicea'nın değişim öğrencileriyle dolu partisine sızan Enn, partide görür görmez aşık olduğu gizemli Zan'le tanışır. Ancak bu gençler aslında, gizemli bir geçit törenine hazırlanmak için Dünya'ya gönderilmiş olan uzaylılardır. Karanlık sır ortaya çıkınca sevdiği kızı kurtarmak isteyen Enn, yardım için Boadicea ve takipçilerine döner. Bu mücadelenin sonucunda ne Enn'in ne de Zan'in hayatı bir daha eskisi gibi olmayacaktır...

1970’li yıllarda Londra’sında asi ve kendine has genç bir kadın olan Estella, zeki olduğu kadar yaratıcıdır ve en büyük hayali kendi adına bir moda markası yaratmaktır. Talihsizlikler sonucu Londra’da beş parasız, yetim ve yalnız kalan Estella, Jasper ve Horace adında iki hırsız ile arkadaş olur. Bir şeyler aşırarak hayatlarını sürdürürler ancak Estella katiyen moda tutkusundan vazgeçmez. Estella’nın bu tutkusu ve tarzı sayesinde yolu ünlü bir moda tasarımcısı olan narsisist Baroness von Hellman ile kesişir. Baroness’in yanında çalışmaya başlayan Estella, bir gün kendisi ile ilgili korkunç bir sırrı keşfetmesi ile birlikte intikam ateşiyle dolu Cruella de Vil’ı ortaya çıkarır.

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Paul Hackett, monoton yaşamı olan genç bir bilgi işlemcidir. Bir akşam işten sonra gittiği kafede raslantı eseri Marcy adında hoş bir kadınla tanışır ve onun telefon numarasını alır. Akşam telefonda Marcy ile konuşan Paul, genç kadının daveti üzerine Soho’daki evine gitmek için yola koyulur.Tuhaf olaylarla başlayan gecesi pek de umduğu gibi gitmeyen Paul, evine dönmek için yola çıkar. Ancak aksiliklerin ve kötü tesadüflerin peşini bırakmayacağı uğursuz bir gece onu beklemektedir.

Asılsız bir iddia ile suçlanan Mikael Blomkvist (Daniel Craig), adını temize çıkartmak için elinden geleni yapmaya and içer. İsveç’in zengin endüstri patronları arasında yer alan Henrik Vanger ise, çok sevdiği ve uzun zamandır kayıp olan yeğeni Harriet’ın ortadan kaybolmasının ardındaki gerçeği aydınlatması için gazeteci Blomkvist'i görevlendirir. Başı zaten dertte olan gazeteci, yeğenin ölümünden muhtemelen sorumlu olan ailenin malikanesine doğru yol alır.Bu sırada, Milton Güvenlik adına çalışan sıra dışı "hacker" Lisbeth Salander (Rooney Mara) da Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Yolları kesişen ikili geçmişten bugüne uzanan bir cinayetler zincirini çözmeye çalışırken, aralarında hassas bir güven köprüsü de oluşacaktır...

Güney California'da 1970'lerin sonlarında geçen film, 1970'li yılların kadın, aile, zaman gibi kavramlarını derinlikli ve eğlenceli bir biçimde masaya yatırıyor. Santa Barbara'da geçen hikaye 50'lerinin ortalarında bekar bir annesi temel alıyor. Dorothea Fields sakin hayatında bir tek büyüttüğü küçük oğluyla yaşıyor. Kültürel değişim ve isyan çağına gelmiş olan Jason'ın hizaya gelmesi için 2 genç kadının yardımına başvuruyor; punkçı, özgür ruhlu bir sanatçı olan kiracısı Abbie ve anlayışlı ve seks bağımlısı yan komşusu Julie...Başrollerinde ünlü oyuncular Elle Fanning, Alia Shawkat ve Laura Wiggins'in yer aldığı filmi Mike Mills yazdı ve yönetti. Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı. Komedi-drama tarzı olan film kendini izlettirmektedir.

Süper markette çalışan Freddy (Tom Matthews) ve Frank (James Karen) marketin bodrum katında bulunan ve içinde bir cesedin bulunduğu, büyük bir tüpü incelerken yanlışlıkla tüpteki gazı boşaltırlar. Gazdan baygınlık geçiren Freddy ve Frank ayıldıktan sonra tekrar yukarı çıkarlar ve inanılmaz şeyler olmaya başlar. Tüpten sızan gaz havalandırmadan bütün markete yayılmıştır. Doldurulmuş hayvanlar, deney için dondurulmuş kobaylar ve derin dondurucudaki bir kadavra aniden canlanmıştır. Korku içinde marketin sahibi olan When’i (Clu Gulager) ararlar. Dondurucudaki kadavrayı parçalara ayırırlar ama yinede onu öldüremezler. Son çare olarak marketin karşısındaki morgun fırınında onu yakıp kurtulmak isterler ama yaktıkları zaman kadavradan çıkan dumanlar, hemen morgun yakınındaki mezarlığın üstüne siner. O sırada mezarlıkta eğlenen bir grup serseri genç ise kendilerini bir anda yaşayan ölülerin arasında bulurlar. Hepsi ayrılıp markete ve morga kaçarlar. Ölüler ise yavaş yavaş etrafa yayılmaktadır.

Bir zamanların punk grubu Sex Pistols'un basisti Sid Vicious ile sevgilisi Nancy Spungen'in biyografisi. Sex Pistols Amerika turnesinden sonra eroin bağımlısı Sid Vicious kendi solo kariyerini düşünürken bir sabah bir otel odasında Nancy'nin karnında bıçakla küvette ölü bulunur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir