
Seyf Ali Han
Nick

Bu filmin ana karakterleri çok başarılı insanlar ve o ve o. Bu hayatta kendileri çok şey başardılar ve ayakları üzerinde sımsıkı duruyorlar. Mutluluklarını aramak için uzaklardaki Melbourne'e giderler... Ambar, şehrin en iyi radyo istasyonlarından birinde radyo sunucusu olur. Ve işte burada, Nikhil gerçek, profesyonel bir şef oldu. Bir gün kader bu ikisini bir araya getirecektir... Ve karşılaştıklarında Ambar ve Nikhil arkadaş olurlar ve sonra aynı apartmanda, ancak tamamen farklı odalarda yaşarlar.

Rosie (Lily Collins) ve Alex (Sam Claflin) 5 yaşlarından beri çok iyi arkadaştırlar. Birbirlerini başka gözle hiç bakmamışlardır, ya da gerçekten öyle midir? 18 yaşında yaptıkları seçimler sonucu birbirilerinden uzaklaşırlar. Yıllar sonra aralarına mesafeler girdikten sonra geçmişte yaşadıklarını ve anılarını unutmayı başaramamışlardır.

Geet (Kareena Kapoor) deli dolu ilerisini düşünmeyen ve kesinlikle çok konuşan her düşündüğünü bu hayatta uygulanmasını gerektiğini düşünen bir karekter. Aditya Kashyap (Shahid Kapoor) çok zengin bir işadamının oğludur. Babası vefat etmiş ,annesi başka bir adamla kaçmış, batmak üzere olan şirketin bütün sorumluluğu üzerine kalmış birisidir. Bu iki farklı insanın hayatı bir trende aynı vagona düşmekle kesişir.

After being thrown away from home, pregnant high school dropout Maria meets Matthew, a highly educated and extremely moody electronics repairman. The two begin an unusual romance built on their sense of mutual admiration and trust.

İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?

After a one night stand with Alex, Isabel realizes that she is pregnant and they decide to get married. However, along with the marriage comes compromise of one's own cultural traditions.

Bridget, ilk eşi Mark Darcy, Sudan’da öldürüldüğünde dul kalmıştır. Artık 9 yaşındaki Billy ve 4 yaşındaki Mabel’ın bekâr annesidir ve çocuklarını sadık arkadaşlarının ve hatta eski sevgilisi Daniel Cleaver’ın yardımıyla yetiştirerek duygusal bir belirsizlik içinde sıkışıp kalmıştır. Jones, Urban ailesinden hayata ve aşka doğru yeni bir yol çizmesi için baskı görmeye başlar.

Billy ve Ingrid, büyük kızları Sofia’nın nişanlısı olan Adan ile ziyarete gelip, planlarından bahsettiğinde oldukça şaşırır. Çünkü Sofia ve Adan evlilik hazırlığındadır. Meksika’da gerçekleşecek olan düğün için hazırlıklar başladığında aile ilişkileri test edilir.

İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Alice Kinney yakın zamanda eşiyle ayrılmış olan bir kadındır. Alice, yeni bir başlangıç yapmak için iki genç kızıyla memleketi Los Angeles'a geri dönmeye karar verir. Ancak Los Angeles'ta 40. yaş gününün akşamı kalacak yere ihtiyaç duyan 3 film yapımcısıyla tanışır. Misafir evinde kalmalarına izin veren Alice için sürprizlerle dolu bir gece olacaktır. Alice'in beklenmedik bir şekilde karşısına çıkan yeni ailesi ve yeni romantik ilişkisi, eski kocasının elinde bir çantayla ortaya çıkmasıyla iyice karışacaktır...

Henüz bir aylık evli olan Jules, TV fitness gurusu ve dans yıldızı Evan bir hamileliğin ünlü yıldızların hayatı için pek de kolay olmadığını anlamak üzeredir. Bebeklere bayılan yazar Wendy kendi vücudunu hormonlar ele geçirince, kendi annelik öğütlerinin o kadar da mantıklı olmadığını kabul etmek zorunda kalır... Bu arada Wendy'nin kocası, Gary, kendi rakibi süper-baba Skyler-ki çok daha genç bir yaşta ikiz babası olacaktır- gibi olmamak için bir iç savaş vermektedir. Fotografçı Holly ise bir evlat edinebilmek için dünyayı gezmeye hazırlanmaktadır ancak kocası Alex o kadar da emin değildir, panik olmuştur ve bu yüzden çareyi kendi yeni baba olmuş arkadaşlarında aramaktadır. Ve rakip yemek kamyonu şefleri Rosie ve Marco sürpriz bir soruyla karşı karşıya kalırlar: ilk çocuğunuz ilk randevunuzdan önce gelirse ne yaparsınız?

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Kevin Bacon (Footloose) ve Elizabeth McGovern (Racing With The Moon), kusursuz olmayan bir dünyada mükemmel bir çift olan Jake ve Kristi’yi canlandırıyor. Gerçek hayattaki sorunlara buldukları çözümler, She's Having A Baby’yi hem dokunaklı hem de son derece komik bir film haline getiriyor.

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Emma Morley (Anne Hathaway) ve Dexter Mayhew (Jim Sturgess) birbirlerine tamamen zıt sosyal yapılardan gelen iki genç insandır. Emma işçi sınıfı bir aileden yetişmiş, hayata dair devrimci ruhu olan bir genç kızdır. Dexter ise baba parası ile okuyan, çapkın ve eğlenceden başka bir şeyi umursamayan biridir. İkilinin yolları üniversiteden mezun oldukları gün kesişecek ve 15 Temmuz günü onlar için uzun yıllar sürecek bir arkadaşlığın başladığı gün olacaktır. Onların hayatları bazen beraber bazen uzak diyarlarda akıp giderken, her yıl 15 Temmuz'da aralarındaki ilişkinin seyrine de tanık oluruz. Mutlulukları, hüzünleri, umutlarıyla geçen 20 yılın ardından tanıştıkları mezuniyet gününün gerçek anlamını da anlayacaklardır.

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuştur ve ne yapsa anında bütün dünya bundan haberdar olmaktadır. William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. İşi durgundur. Cehennemden çıkmış bir ev arkadaşı vardır. Boşandığından beri bir aşk hayatı yoktur. Her ikisi için de "bir şey" ya da "biri" eksik gibidir. Notting Hill'de bir yerde karşılaştıklarında Anna ve William'ın aklından geçen son şey aşktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir