
Salima Ikram
Self



Amatör bir bisikletçi olan yönetmen Bryan Fogel, sporda yasa dışı dopingin etkilerini araştırmaya başladığında yolu ülkesinin “anti doping” programının başında ki Rus bilim adamı Dr. Grigory Rodchenkov ile kesişir. Bryan Fogel, Dr. Grigory Rodchenkov’un yardımı ile kendi üzerinde yapacağı deneylerle sporda doping kullanımı gerçeğini ortaya çıkarmaya çalışırken kendini bir anda dünyanın en büyük doping skandalının ortasında bulur.

Stars of "The Walking Dead," Andrew Lincoln and Danai Gurira, walk down memory lane and visit iconic locations where pivotal moments between their characters, Rick and Michonne, were filmed.

Witness the never-before-seen footage and true story behind the John Wick phenomenon – from independent film to billion-dollar franchise.

2009 yılında Alex Gibney, Lance Armstrong'un bisiklet sporuna dönüşünü konu alan bir film çekmek üzere görevlendirildi. Doping skandalı patlak verdiğinde proje rafa kaldırıldı ve Armstrong'un itirafından sonra yeniden ele alındı. "Armstrong Yalanı" 2013 yılında başlıyor ve spor tarihinin en olağanüstü hikayelerinden birinin çözülüşüne dair sürükleyici, içeriden bir bakış sunuyor. Lance Armstrong'un kendi sözleriyle, "Çok fazla yalan yaşamadım, ama büyük bir yalan yaşadım."

For a year, acclaimed British filmmaker Jeanie Finlay was embedded on the set of the hit HBO series “Game of Thrones,” chronicling the creation of the show’s most ambitious and complicated season. Debuting one week after the series 8 finale, GAME OF THRONES: THE LAST WATCH delves deep into the mud and blood to reveal the tears and triumphs involved in the challenge of bringing the fantasy world of Westeros to life in the very real studios, fields and car-parks of Northern Ireland. Made with unprecedented access, GAME OF THRONES: THE LAST WATCH is an up-close and personal portrait from the trenches of production, following the crew and the cast as they contend with extreme weather, punishing deadlines and an ever-excited fandom hungry for spoilers. Much more than a “making of” documentary, this is a funny, heartbreaking story, told with wit and intimacy, about the bittersweet pleasures of what it means to create a world – and then have to say goodbye to it.

Sinema efsanesi Marilyn Monroe'nun ölümünün ardındaki gizemi araştıran bu belgesel, sanatçının yakın çevresinin daha önce yayınlanmamış röportajlarına yer veriyor.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Spot ışıklarında yıllar geçirdikten sonra Selena Gomez akılalmaz bir yıldız statüsüne ulaştı. Ancak yeni bir zirveye yaklaşırken beklenmedik bir durum tarafından karanlığa çekildi. Bu eşsiz dobra ve samimi belgesel, Selena Gomez’in altı yıllık yeni bir ışığa ulaşma yolculuğunu anlatıyor.

Sama İçin, savaşın kadınca deneyimlenmesinin samimi ve destansı bir yolculuğu… Genç bir anneden kızına sevgi dolu bir mektup… Film Waad El Katib’in Suriye’nin Halep şehrindeki başkaldırı sırasında, etrafında dehşetli bir çatışma tırmanırken, âşık olduğu, evlendiği ve Sama’yı doğurduğu beş yılını anlatıyor. Waad’ın kamerası inanılmaz kayıp hikâyeleri, kahkaha ve hayatta kalma hikâyelerini yakalıyor, bu sırada Waad imkânsız bir seçimle boğuşmakta: Kızının hayatını korumak için şehirden kaçmalı mı yoksa kaçmamalı mı? Hele de kaçmak, şimdiye kadar oldukça fazla şeyi feda ettiği özgürlük mücadelesini terk etmek anlamına gelirken.

Film, anavatanlarının 2014 yılında IŞİD terör örgütü tarafından ele geçirilmesinin ardından bir araya gelen bir grup isimsiz aktivist tarafından hazırlanan, "Rakka Sessizce Katledildi" başlıklı bir belgeseli konu alıyor. Filmde, savaşla derin ve kişisel temasta bulunan cesur yerel gazeteci grubunun hayatın saklı yüzü ile karşılaştıkları anları ve dünyadaki en kötü güçlere karşı kendi hayatlarını nasıl riske attıkları anlatılacak.

Amerikan Hükümeti Ark of the Conenant’ı bulması için Arkeolog Dr. Indiana Jones'u görevlendirir. Ark’ta ünlü 10 Emir’in varolduğuna ve kutsal güçler olduğuna inanılmaktadır. Üstelik Hitler’in ajanları da Ark’ın peşindedirler. Jones, eski aşkı Marion’la birlikte Nepal’den Kahire’ye kadar tuzak ve tehlikeyle dolu bir maceraya atılır.

Tarihin en ünlü maceracı arkeologu Indiana Jones’a babası Dr. Henry Jones tarafından bir günlük gönderilir. Bu günlüğün içerisinde gizemli Kutsal Kase’ye dair bazı ipuçları ve bir harita bulunmaktadır. Özel bir koleksiyoncudan babasının ortadan kaybolduğunu öğrenen Indiana Jones, müze kuruatörü Marcus Brody’i de yanına alarak İtalya’ya babasını aramaya gider. Burada kendilerini buldukları yer ise bir Nazi bölgesidir ve Naziler de Kutsal Kase’nin peşindedir. Babasını kurtarmaya giden Indiana’nın birincil hedefi Kutsal Kase’yi Nazilerden önce ele geçirmek olacaktır.

Film, paranormal bir takım olaylarla çevrili olan varlıklı bir ailenin çocuklarını kurtarmak için yükselen genç şaman ikilisi Hwa Rim ve Bong Gil'den yardım alması sonrasında gelişen olayları konu almaktadır.

23. yüzyılda New York. Dünya yok olmanın eşiğindedir. Her 5000 yılda bir geri dönerek yaşamı yok etmeye çalışan şeytani güç, bir gezegen biçiminde hızla dünyaya yaklaşmaktadır. Tek kurtuluş beşinci güç olarak adlandırılan, kimsenin ne olduğunu bilmediği elementin dünyaya ulaşmasıdır.Bunu başaracak tek kişi eski bir asker olan taksi şoförü Korben Dallas'dır. Ancak onun ilgilenmesi gereken mükemmel güzellikte bir yaratık vardır.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

Şangay’da bir gece kulübündeki kargaşadan son anda kaçan Indiana Jones, yanında uzakdoğulu küçük yardımcısı ve istemeden kader birliği ettiği genç ve çekici şarkıcı Willie olduğu halde, kendisini Hindistan’da bulur. Maceraperest arkeolog, küçük bir köydeki çocukları kaçırarak madende çalıştıran ve zulüm eden Thuggee tarikatıyla karşı karşıya gelir. Kana susamış bu şeytani tarikatın hedefi, yüz yıl önce İngiliz sömürgeciler tarafından yasaklanan korkunç eylemlerine devam etmek için madenlerde kaybolmuş olan kutsal elmasları bulmaktır.

Mısır tarihi uzmanı arkeolog Dr. Daniel Jackson, araştırmaları sırasında çok eski bir geçit bulur. Bu geçit, başka bir gezegene açılmaktadır. Albay O'Neil komutasındaki bir grup askerle birlikte geçitten diğer tarafa geçerler. Eski mısırı andıran bu gezegen, androjen yarı tanrı RA tarafından yönetilmektedir. Acımasız RA'nın eline düşen ekibin, kurtulmak için RA'yı altetmesi gerekecektir.

Bekar insanların 45 gün içinde bir eş bulmak üzere bir otele yerleştirildiği distopik bir gelecekte, bunu başaramayanlar seçtikleri bir hayvana dönüştürülerek ormana sürülür. Karısı tarafından terk edilen David, hayvana dönüşmemek için verilen sürede bir eş bulmak zorundadır.

Binlerce yıl önce, Mısır'da baş rahip Imhotep ve firavunun gözdesi Anck-Su-Namun arasında yasak bir aşk yaşanmaktadır. Ancak aşkları açığa çıktığında, cezaları korkunç olur. Anck-Su-Namun intihar ederken, Imhotep ise Hom-Dai adı verilen bir ritüelle diri diri mumyalanarak Ölüler Şehri Hamunaptra'ya gömülür. 1923 yılında, Amerikalı maceraperest Rick O'Connell, İngiliz kardeşler Evelyn ve Jonathan Carnahan'a Hamunaptra'yı bulmaları için rehberlik eder. Üçlü, farkında olmadan korkunç bir laneti uyandırır ve Imhotep yeniden canlanır. Imhotep'in dönüşüyle birlikte, dünyayı tehdit eden karanlık güçlerle mücadele etmek zorunda kalırlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir