Kris Alexandrea
Madison

Kris Alexandrea
Madison

Johnny Kostrey
Jesse
Johnny Uhorchuk
Aaron
Sara Chandler
Nora

Daniel Amerman
Malcolm
Adam Burch
Alex

William Castrogiovanni
Taylor
Raymond-Kym Suttle
Professor Henley
Wendy Moss
Vicky
Tahryn Smith
Grace
Michaela Rose Reggio
Paige
Andre Bolourchi
Jogger
Paul LeSchofs
Nurse Tim

Kris Ann Russell
Rose

Eileen Dietz
Katherine

Zengin bilimadamı Andre Delambre maddelerin ışınlanma yoluyla naklini sağlayan cihazı icat etmiştir. İlk insanlı deneyi büyük bir hırsla kendi üzerinde yapar ve sonuçları korkunç olur. Çünkü ışın odasına kendisi ile birlikte bir sinek girmiştir. Cihaz, sineğin kolu ve kafasını Andre'ninkilerle yer değiştirir. Korku sinemasında çığır açan baş yapıt. 2000 li yılların görsel efektleri ile karşılaştırılamayacak olsa da dev bir sinek insanın her zaman midesinin bulanmasını sağlıyor. Kurt Neumann'ın film-noir'a yakın çekim tarzı, Vincent Price, David Hedison ve Patricia Owens'ın hem filmin yapısına hem de birbirlerine olan uyumları çok iyi.

Dünya çapında bir salgın hastalık tüm insanların ölümüne yol açarken hayatta kalan tek kişi yıllar önce Orta Amerika 'da iken bilinmedik bir şekilde bu enfeksiyona direnç kazanmış olan Dr. Robert Morgan'dır. Ancak görünüşte bu böyledir. Gece bastırınca salgından ölen kurbanlar mezarlarından kalkarak kan içici birer vampire dönüşmüş olarak ortaya çıkarlar.

80’li yılların başında Batı Almanya’da geçen öyküde, ayrılmanın eşiğine gelmiş Mark ve Anna’nın yaşadıkları anlatılır. Mark’tan ayrılmak isteyen Anna, neden olarak eşine geçerli bir neden sunamaz. Başka bir adam olduğunu düşünen Mark, olayı araştırır. Anna’nın sevgilisine ulaşan Mark, onun da karısından uzun süredir haber alamadığını ve Anna’nın garip davanışlarının nedenini bilmediğini söyler. Karısının peşine düşen Mark’ın olayın daha ciddi, karanlık ve doğaüstü boyutlarda olduğunu öğrenmesi pek uzun sürmeyecektir. Andrzej Zulawski'nin fantastik, korkutucu ve sürreal öğelerle anlattığı Possession, gösterildiği dönem bazı ülkelerde yasaklanmış, bazılarında ise sansüre uğramıştı.

Helen Lyle, arkadaşı Bernie Walsh ile birlikte şehir efsaneleri hakkında bir tez hazırlamak isteyen bir üniversite öğrencisidir. Candyman hakkındaki efsaneyi duyunca tezi için Candyman üzerinde yoğunlaşır. Efsaneye göre her kim aynaya bakarak beş defa Candyman derse Candyman ortaya çıkacaktır.

1800’lerin sonunda geçen “Eight for Silver”, John McBride (Boyd Holbrook) isimli bir patoloğa odaklanıyor. Patolog, ormanda ölü bulunan 14 yaşındaki bir çocuğun bir adam tarafından mı yoksa bir canavar tarafından mı öldürüldüğüne karar vermekle görevlendirilir. Haberi duyan Seamus Laurent (Alistair Petrie) ve eşi Isabelle (Kelly Reilly), patoloğu evlerinde misafir etmeye karar verir. Çift, ölen çocuğun arkadaşı olan oğullarının da iki haftadır kayıp olduğunu John ile paylaşır. Çılgına dönen ve kızının da kaybolmasından korkan Isabelle, John’un gelişiyle bir nebze rahatlar. John ise gizemi çözmeden önce karanlık geçmişindeki korkularla yüzleşmelidir.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

Doğal olmayan varlıklar tarafından tehdit edilen dünya ve dünyada bulunan insanların yaşadıkları ele alınmıştır. Filmde her ne kadar dünyada olanlara değinilse de asıl olarak bir ailenin yaşadıkları ele alınmaktadır. Filmde bir anne bir baba ve bir erkek çocuktan oluşan bir ailenin dünya tehlikeye girdikten sonra çektiği zorluklar konu alınmıştır. Dünya da olup bitenler ve yaşananlar sonucu aile bireyleri birbirleri arasında ki güveni bir teste tabi tutacak, birbirlerini sınayacaklardır.

Stephen King'in romanından uyarlanan filmde, 1989 yazında Derry, Maine’de yaşayan bir grup çocuğun 27 yılda bir kasabanın çocuklarını avlayan şeytanı bir varlığı durdurmak için verdikleri mücadele anlatılmaktadır.

San Fransisco'da gökyüzünden yağan sporlar birbirinden güzel çiçekler açmasına sebep olur. Bunlardan birini incelemek için eve getiren araştırmacı Elizabeth Driscoll, bir süre sonra erkek arkadaşının tuhaf davranışlarından rahatsız olur. Soğuk ve mesafeli davranmaya başlayan Geoffrey'deki değişim karşısında dehşete kapılarak Sağlık Bakanlığı'ndaki iş arkadaşı Matthew Bennel'den yardım ister. Aslında sporların, uzaydan gelen, kurbanlarını uykuda avlayarak bedenlerini kopyalayan yarı bitkisel istilacılar olduğu ortaya çıkar. Elizabeth ve Matthew, arkadaşları Jack ve Nancy'nin de yardımıyla, giderek herkesin birer "kopya"ya dönüştüğü şehirde, umutsuz bir savaşa girişirler.

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel'dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice öldürülmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır...

John ve Aileen Crowley çiftinin iki çocuğu da az rastlanır bir genetik bozukluğa sahiptir. Crowley çifti çocuklarının hayatını kurtarmak için öncelikle kendilerine yardım edecek bir doktor bulmak zorundadır.

19 yaşında bir genç olan Jay Height (Maika Monroe), tüm yaşıtları gibi eğlenmeye, gezip dolaşmaya ve erkeklere ilgi duymaktadır. Ancak yaşadığı masum gibi görünen cinsel deneyimin ardından tuhaf halüsinasyonlar görmeye ve birileri ya da birşeyler tarafından çok yakından takip ediliyor olduğunu hissetmeye başlar. Jay ve arkadaşları, bu çok yakındaki tehditten kurtulmanın bir yolunu bulmadan huzur bulamayacaklardır.

Banliyö babası Craig, karizmatik yeni komşusu Austin'den çok fena etkilenir ve yetişkin bir erkek dost edinme çabaları her ikisinin de hayatını mahvetme tehlikesi yaratır.



Bir lise öğrencisi olan Dawn bekaret grubunun en aktif üyesidir. İçinde yeni yeni filizlenen cinsel dürtülerle baş etmeye çalışmaktadır. Ancak bekaret konusundaki zor görevi üvey erkek kardeşi tarafından gün geçtikçe zora sokulur. Dawn birgün vücudunda şimdiye kadar hiç görülmemiş bir durumla karşılaşır. Bunlar dişlerle ilgilidir, ancak vücudunda çıkan dişler kesinlikle ağız bölgesinde çıkmamaktadır.


The Cure (1995), AIDS hastası 11 yaşındaki Dexter ile yalnız ve öfkeli bir çocuk olan Erik’in sıra dışı dostluğunu anlatır. Dexter hastalığı nedeniyle toplumdan dışlanmıştır; Erik ise sevgisiz bir evde büyümektedir. İkili, bir tabloid haberde gördükleri sözde AIDS tedavisini bulmak için Mississippi Nehri boyunca bir yolculuğa çıkar. Bu macera, onları hem fiziksel hem duygusal sınırlarını zorlayan olaylarla karşılaştırır. Film, çocuk gözünden önyargı, cesaret ve kaybın ağırlığını işlerken, dostluğun iyileştirici gücünü ön plana çıkarır.

Ölümcül Deney efsanesinin bu animasyon versiyonunda Claire ve Leon, T virüsü bulaşmış bir zombinin serbest kaldığı havaalanında tekrar bir araya geliyor.

Film, Aegis VII gezegeninde bulunan gizemli bir antik eser olan Marker’ın, USG Ishimura gemisine getirilmesiyle başlar. Marker, mürettebatı deliliğe sürükler ve korkunç yaratıklar olan Necromorph’ların ortaya çıkmasına neden olur. Güvenlik şefi Alissa Vincent, kaosu durdurmaya ve hayatta kalanları kurtarmaya çalışırken gemi hızla bir ölüm tuzağına dönüşür
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir