
John Cusack
Martin Q. Blank

Martin Blank (John Cusack) kendi başına çalışan bir kiralık katildir ama birden bire vicdanının sesini dinlemeye başlar. Aldığı işlerden biri onu büyüdüğü yer olan Grosse Pointe, Michigan'a gitmesini gerektirir; aynı zamanda geleneksel lise mezuniyet toplantısı da gerçekleşmektedir. Sekreteri ve psikiyatrı bu toplantıya katılmasında ısrarcı davranınca Blank, bu fikre bir anda sıcak bakar. Grosse Pointe'de yalnızca yıllardır yaptığı işi değil aynı zamanda geçmişini de sorgulamaya başlayacaktır.

John Cusack
Martin Q. Blank

Minnie Driver
Debi Newberry

Dan Aykroyd
Grocer

Joan Cusack
Marcella

Alan Arkin
Dr. Oatman

Hank Azaria
Steven Lardner

Jeremy Piven
Paul Spericki

Mitchell Ryan
Mr. Bart Newberry

Michael Cudlitz
Bob Destepello

Steve Pink
Terry Rostand

K. Todd Freeman
Kenneth McCullers

Doug Dearth
Eckhart

Ann Cusack
Amy

Barbara Harris
Mary Blank

Jenna Elfman
Tanya

Quan, "Satılık" tabelalarının cirit attığı Milwaukee banliyölerinde çalışan bir emlakçı olan Marvin Gable'ı canlandırıyor. Gable, ölüme terk ettiği eski suç ortağı Rose'dan kan kırmızı bir zarf alır. Kadın mutlu değildir. Şimdi Marvin, acımasız tetikçilerin dünyasına, ihanetlerle ve ölümcül savaş alanlarına dönüşen görüşe açık evlerle dolu bir dünyaya geri dönmüştür. Asabi bir mafya babası olan kardeşi Knuckles peşindeyken Marvin peşini bırakmayan seçimleriyle ve asla tam olarak gömemediği geçmişiyle yüzleşmek zorundadır.

Başarılı tetikçi Joe Flood (Dave Bautista) ölümcül bir hastalığa yakalanınca işleri kendince çözmeye karar verir ve kendisine suikast yapılması talebinde bulunur. Ancak tuttuğu tetikçiler aynı zamanda eski kız arkadaşını da (Sofia Boutella) hedef alınca, çok geç olmadan suikastçı meslektaşlarından oluşan bir orduyu savuşturmak ve hayatının aşkını geri kazanmak zorunda kalır.

Austin’in en ünlü DJ’i olan, Jungle Julia (Sydney Tamiia Poitier) en yakın arkadaşları Shanna ve Arlene’le (Jordan Ladd ve Vanessa Ferlito) eğlenmektedir. Sabaha kadar eğlenen üçlü bir şeyin farkında değildirler. Yaptıkları her şeyi izleyen biri vardır, Stuntman Mike (Kurt Russell), yüzünde derin bir yarası ve korkutucu bir arabası olan eski bir dublördür. Günlerdir kızları izleyen Mike, gecenin bitiminde, sabaha karşı yola koyulan kızların peşinden gider.

Xian, Çinli bir milyonerin kızıdır ve tek amacı Maha Jaya denen bölgeyi suçtan arındırıp, buradaki halkın güven içinde yaşaması ve düzgün eğitim alıp topluma yararlı birer insan olabilmelerini sağlamaktır. Ancak bu bölgeyi avucunun içinde tutup, buradaki halkı sömüren kartel Xian'ın planlarına engel olmaya kararlıdır. Xian'ın ne olursa olsun geri çekilmeyeceğini anlayan kartel başına ödül koyar ve bu da Xian için neredeyse imkansız bir kovalamacanın başlaması demek olur. Ancak Xian tek başına değildir ve bir zamanlar kartelin kazık attığı bir grup paralı asker de Xian'ın yanında bu savaşa katılır!

Suikast Treni'nde Brad Pitt, birçok işte raydan çıktıktan sonra işini barışçıl bir şekilde yapmaya kararlı şanssız bir suikastçı olan Uğur Böceği'ni canlandırıyor. Ancak kaderin başka planları olabilir, çünkü Uğur Böceği'nin son görevi onu dünyanın en hızlı treninde dünyanın dört bir yanından gelen ölümcül düşmanlarla - hepsi birbiriyle bağlantılı ama çelişkili hedeflere sahip - bir çarpışma rotasına sokar...

İşini titizlikle yerine getiren bir seri katil olan Gon için işler sanıldığından daha kolay ilerlemektedir. Kurbanlarının ölüm şeklini seçerken zorlanmayan bu yüzden sıkça tercih edilmeyi başaran Gon, iyi de para kazanmaktadır. Yeni bir iş alan Gon, güzeller güzeli Mo Kyeong'u öldürmesi için görevlendirilir. Bu işi de titizlikle yerine getirmeye çalışacak olan Gon, Mo Kyeong'u gördüğünde ilk görüşte aşık olacaktır. Hayatı boyunca işine sadık bir adam olan Gon, aşkının peşinden mi gidecektir yoksa işini mi tamamlayacaktır?

Adrenalininizi yükseltmek istiyorsanız bunun pek çok yolu var ve bugün tetikçi Chev Chelios'un (Jason Statham) hepsine ihtiyacı olacak. Çünkü işleri yoluna koymak, kız arkadaşına veda etmek ve bütün bunların hepsini kendine yakışır bir şekilde yapmak için sadece bir saati var. Şimdi tek soru, bütün bunları görecek kadar hayatta kalabilecek mi?

Paris'te polis dedektifi olarak görev yapan Hubert , emniyet müdürünün oğlunu dövdükten sonra amiri tarafından izne gönderilir.Bu sırada 20 yıl önce birlikte olduğu Miko adlı Japon kadının ölüm haberini alan Hubert, Miko'nun vekilinin yaptığı çağrı üzerine acilen Japonya'ya gider. Miko yıllar önce çok özel anılar yaşadığı Hubert'i yasal varisi olarak belirlemiş ve ona bir vasiyet bırakmıştır.Bu vasiyet Hubert'e Japonya'da tek bir şey getirir: Bela!

Jean-Claude Van Damme'ın başrolü oynadığı, Yüzleşme, Görevimiz Tehlike 2 ve Kırık Ok gibi yüksek tempolu filmlerin yönetmeni John Woo'nun yönettiği bir aksiyon filmi. Chance Boudreaux, New Orleans sokaklarında iş ararken babasının "insan avcıları" tarafından öldürüldüğünü öğrenen Natasha ile karşılaşır. Natasha, kendisini koruması ve bu katilleri bulması için Chance'i kiralar... Ama bilmedikleri bir şey var... Chance de bu katillerin avlarından biridir ve artık ya o ölecektir yada avcıları öldürecektir...


Yeni boşanmış, 37 yaşında ve kariyerinin doruğunda Manhattan'lı genç bir kadın olan Rafi'nin hayatı, Manhattan'ın batı yakasında yaşayan 23 yaşındaki genç ressam Dave kendisine aşık olunca, bambaşka bir şekle bürünür. Çünkü genç adam Rafi'nin terapistinin oğludur. Film, herkesin aşka bakış açısı üzerinden yola çıkar: arkadaşların, akrabaların, hatta bu aşk söz konusu olduğunda, Rafi'nin terapisti Lisa'nın... Tabii -iki kişi aşık olduğunda- bir yanda onları ayırmak için uğraşanların ve diğer yanda ne pahasına olursa olsun onları bir araya getirmeye çalışanların...

Psikolog Bill Capa (Bruce Willis) bir hastasının intihar etmesi üzerine bunalıma girer. Bir süreliğine bulunduğu ortamdan uzaklaşmak için meslektaşı Bob Moore'u (Scott Bakula) ziyarete gider. Bu esnada onun bir grup terapisine de katılan Capa, Moore'un da öldürülmesiyle kendini esrarengiz olayların ortasında bulur.

Jimmy Tudeski, eski kirli işlerinden sıyrılmış kendisine yeni bir yaşam kurmuştur. Karısıyla birlikte sade ve mütevazi bir yaşam sürmeye başlamışlardır. Jimmy artık ev işlerine yardımcı olmakta, yemek işini bizzat üstlenmektedir. Karısı da kocasının bu yeni durumuna inanamamaktadır! Fakat bu huzur uzun sürmeyecektir. Komşusu Oz’un karısı Macar kökenli bir gangster tarafından kaçırılınca, karısıyla birlikte olaya el atmaya karar verir. Önceleri ilgililenmek için elinden geleni yapsa da, kısa bir süre sonra davetsiz misafirler bahçesinde bitecek ve Jimmy’nin eski defterlerini açacaklardır...

Doc McCoy, Jack Benyon adlı bir gangsterin yardımıyla Meksika'daki bir hapishaneden çıkar. Jack'in Doc'a yardım etmesinin nedeni, büyük bir soygun işinde ona ihtiyaç duymasıdır. Doc'ın eşi Carol ve Jack'in adamlarının yardımıyla soygun gerçekleştirilir ama bu sırada bir koruma öldürülmüştür. Kısa sürede işler karışır ve Doc aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır.

John ve Jane Smith, renksiz bir evlilik süren sıradan bir şehirli çifttir. Ancak her ikisi de diğerinin öğrenmek için cinayet işleyebileceği bir sır gizlemektedir: Bay ve Bayan Smith, yüksek ücretli, olağanüstü kiralık katildirler ve rakip kurumlar için çalışmaktadırlar. Bay ve Bayan Smith, birbirlerini öldürmek için kiralandıklarında evliliklerinde yeni bir heyecan kaynağı bulurlar ve eğlence başlar. Bay ve Bayan Smith, ölümcül yeteneklerini ortaya koyup evliliklerini müthiş bir sınava soktuklarında sonuç muhteşem bir macera yapıtına dönüşür.

Rock yıldızı Eric Draven (Brandon Lee) ve kız arkadaşı Shelly Webster (Sofia Shinas) bir gece şehrin zalim serserileri tarafından vahşice öldürülürler. Tam olarak bir sene sonra Eric, insanüstü güç ve öngörü yetileriyle donanmış bir şekilde hayata geri döner. Gizemli bir karganın rehberliğiyle hareket eden Eric, intikam amacıyla kendisini öldürenlerin peşine düşer. Çete ise kendilerini bekleyen kaderden habersiz, bir başka kaos ve şiddet gecesine hazırlanmaktadır. James O'Barr'ın popüler çizgi romanından sinemaya uyarlanan Ölümsüz Aşk'ın yönetmen koltuğunda ise Alex Proyas oturuyor.

Bir iş korkunç derecede ters gidince, mafya tetikçisi olarak yan iş yapan eski bir polis ve aile babasının, ailesini şehirden çıkarmak için sadece bir gecesi vardır.

Brooklyn'in namlı tetikçilerinden Jimmy Conlon (Liam Neeson) en iyi arkadaşı Shawn (Ed Harris) için çalışmaktadır. Ancak günün birinde Shawn'ın çetesi, Jimmy'nin oğlu Michael için ölüm emri çıkarır. Jimmy, her ne pahasına olursa olsun oğlunun hayatını kurtarmak için tüm eski arkadaşlarına tek başına direnmek, kiralık katillerden sakınıp geceyi sağ salim çıkarmak adına tüm hünerlerini kullanacaktır.

Çakalın öykü akışındaki temel unsur, FBI Başkan Yardımcısı Carter Prestn, (Sidney Poiter) yer altı örgüt üyesi Irlandalı Declan Mulqueen (Richard Gere) ve Rus istihbarat görevlisi Valentina Koslova (Diane Gere) arasında kurulan zoraki bir ittifaktır.Çakal (Bruce Willis) takma adıyla ün salmış geçen yüzyılın en acımasız teröristinin izini sürmek amacıyla biraraya gelmişlerdir. Birbirlerine karşı tam anlamıyla yabancı olan bu üçül, zaman içinde hayatta kalabilmek amacıyla birbirlerine destek olmak zorundadırlar. Birbirlerine güvenmek ve aralarında sıkı bir işbirliği bulunması gerektiğini anlarlar. Peşlerinde oldukları bu esrarengiz katilin geride bıraktığın elektronik ipuçlarının peşine düşerler. Tıpkı korku almış bir tazı gibi.Ancak her defasında bu ipuçları onlara hiçbir fayda sağlayamaz. Bu arada geriye sayım hızla devam etmekte. Çakal söylediği terör eylemini gerçekleştirmek için olanca gücüyle çalışmaktadır.

Acı bir ayrılık yaşayan Martha, kendisi için mükemmel biri gibi gözüken Mr. Right ile tanışır. Martha, ilişkileri ilerledikçe Mr. Right’ın kiralık katil olduğunu öğrenir. Zamanla birçok düşman edinmiş olan Mr. Right düşmanlarından kaçarak yaşar. Peki, kendisini ve Martha’yı takip eden düşmanları Martha’yı kaçırınca ne olacak?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir