
Diogo Vilela
Roque

Classical music student arrives from Buenos Aires to live with his rocker cousin in Rio De Janeiro. Between parties full of rock and roll, he has to decide between his childhood girlfriend, now a respectful businesswoman, and the volleyball player Vera.

Üniversitedeki ilk günlerinde tanışan Jeremy ve Melissa kısa süre içinde birbirlerine deliler gibi aşık olur. Ancak bir süre sonra Melissa’nın yakalandığı amansız hastalık, gençleri ciddi bir sınavdan geçirirken, aşka ve umuda sıkı sıkı tutunmalarını sağlayacaktır.

Yetenekli bir şarkıcı, Atlanta müzik dünyasını bırakarak Tennessee'deki küçük bir kasabada hayata yeniden başlar. Burada yeni bir amaç edinip aşkı bulsa da geçmişinden kaçamaz.


Kate Parker’in hayatta en çok istediği şey Amerikan Dans Akademisi’ne girmektir. Fakat amacına ulaşamayınca, dans dünyasına adım atmanın kişisel yetenekten çok daha fazlasını gerektirdiğini öğrenir. Bir Hip Hop klübünde eski bir hokey oyuncusu olan yakışıklı bir dansçının da yardımıyla hayallerini gerçekleştirme şansı yakalayan Kate, hayatını dansa adayacaktır.

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.

Pink Floyd’un 1979 yılında yayınladığı albümle aynı adı taşıyan film, görüntüleri ve elbette müzikleriyle ön plana çıkıyor. Grubun efsanevi albümünün hakkını fazlasıyla veren film, şüphesiz bütün zamanların en iyi müzikallerden… Diyalogun kullanılmadığı, kesintisiz müzikle ve karikatürist Gerald Scarfe'nin çizimleriyle süslü film, uzun ve eşsiz bir klip havasında. Bob Geldof’un başarılı ounculuğuyla göz doldurduğu filmin yönetmeni, ülkemizde pek de iyi bir şöhrete sahip olmayan Gece Yarısı Ekspresi filminden tanıdığımız Alan Parker.

Biri İngiliz biri Amerikalı iki sevgilinin 1 sene boyunca yaşadıkları müzik ve cinsellik ile dolu yoğun ilişkileri.

Profesyonel bir balerin olma hayalleri kuran 17 yaşındaki lise öğrencisi Sara, annesinin bir trafik kazasında ölmesiyle bu hayallerini bir kenara bırakarak Chicago'da yaşayan babası Roy'un yanına taşınmak zorunda kalır. Şehir hayatının karmaşası içinde, dansa olan tutkusunu kulüplerde gidermeye çalışırken, kendisi gibi dans tutkunu siyah bir genç adamla tanışır. Derek ve kız kardeşi Chenille ile arkadaşlık kurmasıyla hayatı renklenir.Ancak Sara ve Derek arasındaki ilişki ilerlemeye başladıkça ailelerinden ve arkadaşlarından tepki almaya başlarlar.İki genç hayallerine ev birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çabalarlar.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Yılın Mücadelesi dünyanın dört bir yanından gelen en iyi takımların buluştuğu ve her yıl düzenlenen bir break dans turnuvasıdır. Amerikalı grup on beş senedir bu dans olimpiyatlarını kazanamamaktadır. Los Angeles Hip Hop dünyasının önemli isimlerinden biri olan eski break dansçı Dante ülkesini birinciliğe yükseltmek istemektedir. Takımını çalıştırması için eskiden şampiyonluk kazanmış bir basketbol takımının koçluğunu yapmış arkadaşı Blake'ten yardım ister. Doğru koçla her takımın şampiyon olabileceği teorisiyle ülkenin en iyi break dansçılarından oluşan bir Rüya Takımı kurarlar. Yılın Mücadelesine sadece üç ay kala, Blake on iki yetenekli gencin bir takım ruhu oluşturabilmesi ve zafer kupasını Amerika’ya getirmesi için bildiği her taktiği kullanır. Film her sene Fransa’da düzenlenen gerçek Dünya şampiyonasından esinlenilerek yapılmıştır.

Dublin'in pek iyi şöhretli olmayan bölgelerinden biri olan Barrytown'da, müzik dünyasında isim yapma hayalleri kuran genç Jimmy Rabbitte, Soul çalan bir müzik grubu kurup zirveye tırmanmak üzere kolları sıvar. Yakın dostları Derek ve Outspan'la birlikte yetenekli müzisyen avına girişirler. Solistleri Deco'yu bir düğünde keşfederler. Vokalist kızları ise Jimmy'nin arka bahçesinde. Bir gazete ilanı onlara, kaşarlanmış trompetçi Joey Fagan'ı getirecektir. Grup yola çıkar. Ufaktan isimlerini duyurmaya başlarlar. Her ne kadar cover yapsalar da, artık Dublin'in de bir Soul grubu ya da deyim yerindeyse bir ruhu(!) vardır. Ne var ki Deco çekilmez birisidir, Joey ise gruptaki her kızı baştan çıkaran işe yaramaz bir serseri. Her konserleri olay olur. Egolar çatışır ve sona yaklaşırlar. Yine de gerçek bir grup olduklarını göstermek için tek bir geceleri vardır.

Talented but self-centered trumpeter Bleek Gilliam is obsessed with his music and indecisiveness about his girlfriends Indigo and Clarke. But when he is forced to come to the aid of his manager and childhood friend, Bleek finds his world more fragile than he ever imagined.

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.

Chris Cole (Mark Wahlberg) gün boyunca fotokopi makinesı tamir etmektedir. Geceleri ise dünyanın en sıkı heavy-metal grubu olan Steel Dragon'un şarkılarını yorumlayan küçük bir grupla sahneye çıkmaktadır. Steel Dragon'un solistinin gruptan atılmasıyla, şansı dönen Chris, menajeri / sevgilisi Emily (Jennifer Aniston) kendilerini hayal ettiklerinden daha çılgın bir dünyada bulurlar.

A famous pianist at the twilight of his career meets a free-spirited music critic who soon becomes his rock as his mental state deteriorates.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Aşırı havalı ve güzel Raphina'nın kalbini kazanmayı amaçlayan 14 yaşındaki Conor, birkaç delikanlıdan oluşan bir grup kurar ve grup, 1980'lerin Dublin'inde şarkı sözü yazmaya ve video çekmeye yüreklerini verir.

Dünya çapında en çok satan romanlar arasında yer alan High Fidelity (Sensiz Olmaz), tüm neşesiyle sinemaya aktarıldı. John Cusack (Being John Malkovich - Con Air), Chicago'nun arka sokaklarında batmak üzere olan bir müzik marketin sahibi Rob Gordon'u canlandırmaktadır. İki çatlak elemanı, rock müzik delisi, inanılmaz komik Barry (Jack Black) ve sessiz ama saman altından su yürüten Dick (Todd Louiso) ile birlikte modası geçmiş yöntemlerle albüm satmaya çalışmaktadır. Ancak, Rob'un hayatını batıran bir tek işi değildir. Uzatmalı sevgilisi Laura (Iben Hjelje) tarafından terkedilince ibresi tamamen şaşar. Bu olay, Rob'un aşk konusunda başarısızlıkla sonuçlanan geçmiş ilişkilerini gözden geçirmesine sebep olur. Gerçekten eğlenceli bir zaman geçirmek istiyorsanız High Fidelity'e bir şans verin. Şimdiye kadar seyrettiğiniz en iyi ilk beş komediden biri olacağı şüphesiz!

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir