
Ethan Taylor
Leo

When a robotics expert channels the grief of losing his 11 year-old son into building 'Robin', a fully functioning robotic doll, a series of horrific events makes it clear Robin will do whatever it takes to have his creator all to himself.

Gazeteci Rachel'ın, oğlu Aidan'la birlikte Seattle'da yaşadığı korkunç olayların ardından 6 ay geçmiştir. Genç kadın ve oğlu, dehşet dolu anılardan kaçmak için Oregon'daki küçük bir sahil kasabasına taşınırlar. Ama tedirgin edici geçmişi, burada da Rachel'in karşısına çıkar. Bir cinayet mahallinde bulunan delillerin arasındaki bir video kaset tanıdık bir işarettir. Yoksa kötücül Samara'nın itikam isteyen ruhu yeniden mi iş başındadır? Hideo Nakata, 1999 yılında çektiği Japon Ringu 2'sinin ardından bu kez Hollywood Halka'sıyla karşımıza çıkıyor. Bu kez bir kez daha Rachel rolüne soyunan Naomi Watts'ın yanı sıra filmin kadrosunda Simon Baker ve yıllar önceki Günah Tohumu Carrie rolü ile ünlen bir başka kült korku figürü, Sissy Spacek de yer alıyor.

Şeytan hiç beklenmedik yerlerde saklanmaktadır. Macaulay Culkin, Henry adında melek yüzlü ailesi ve kardeşlerine sevgi dolu, iyi kalpli bir çocuğu canlandırır. Oysaki kuzeni Mark (Elijah Wood) onun gülüşünün arkasındaki sırları bilmektedir. Alıştığımız iyi çocuk rollerinin dışında bu filmde Macaulay Culkin, kendinde çeşitli gizleri barındıran, çevresine korku saçan birini canlandırıyor.

Güzel bir hafta sonu geçirmek isteyen Jessie ve Gerald, ıssız bir göl evine giderler. Huzur dolu geçen zamanlarına biraz da eğlence katmak için seks oyunu oynayan çiftin hayatı birden kabusa dönüşür. Bir kaza sonucu Gerald öldüğünde, Jessie elleri yatağa kelepçeli bir haldedir. İçinde bulunduğu durumdan kurtulmaya çalışan Jessie, ilerleyen saatlerde odanın içinde bir başkasının daha olduğunu düşünmeye başlar...

Genç bir adam, yıllar önce ayrıldığı evine geri döner. Burada üvey babası ve hayatı boyunca kendisine işkence eden sırlarla yüzleşmek zorunda kalır.

Acımasız ruhlarda dolu bu muhteşem gerilim, sarsıcı özel efektlerle sizi korkudan kaskatı kesecek, koltuklarınıza çivileyecek ve kalp atışlarınızı hızlandıracak... Freeling ailesi Cuesta Verde'deki evlerinin, yeraltındaki dünyadan gelen ziyaretçiler tarafından yok edilmesinden sonra yeni bir eve taşınırlar. Ama ölülerin ruhları, ailenin psişik güçlere sahip kızı Carol Anne'ni ele geçirmeye kararlıdır...

1970’lerde geçen film, 12 yıl boyunca bir seri katili izliyor ve işlenen korkunç cinayetleri katilin kendi gözünden perdeye yansıtıyor.

John Reilly discovers that his family's newly inherited castle in Italy is haunted by a relentless, bloodthirsty creature.

Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler. "Şeytanla dans etmeye devam edersen bir gün peşinden evine gelir."

İki kez Oscar ödüllü Sally Field, Kiefer Sutherland ve Ed Harris, adaletsiz bir dünyada adalet arayışını konu alan bu büyüleyici gerilim filminde başrolleri paylaşıyor. Karen McCann'ın düzenli hayatı, bir yabancının evine girip 17 yaşındaki kızını öldürmesiyle paramparça olur. Ancak, katilin yasal bir boşluktan yararlanıp serbest bırakılmasıyla şok ve keder, öfke ve inançsızlığa dönüşür. Katil bir cinayet daha işlediğinde ve bir kez daha serbest bırakıldığında, Karen onun suçlarının bedelini ödemesi gerektiğine karar verir.

Bir aile, banliyödeki yeni evlerine yerleştikten sonra burada yalnız olmadıklarını fark eder.

Nica, annesiyle ilişkilerini düzeltmek için ailesiyle birlikte kasabaya taşınan, otoriter kız kardeşi Barb’ın gelişinin ardından, korkunç bir cinayete kurban giden annesinin yasını tutmaktadır. Ancak kız kardeşi gelecek planlarına burnunu sokmaya başlayınca Nica da kısa zaman önce postayla gelen ve gülümseyen, kızıl saçlı, konuşan bebek Chucky ile teselli bulur. Fakat vahşi cinayetler ev halkını dehşete düşürmeye başladığında Nica da oyuncak bebeğin bu kan banyosunda parmağı olabileceğini düşünür. Tek bilmediği şey ise Chucky’nin şahsi bir hesabı halletmesi gerektiğidir. 20 yıl önce başladığı bir işi bitirmeye kararlıdır ve bu kez kanlı ve şok edici bir şekilde işin sonunu getirecektir.

Filmde; oğlunun doğum günü partisi için Palyaço kılığına giren sevgi dolu bir babanın, palyaço kıyafetinin onu şeytani bir yaratığa dönüştürmesi anlatılıyor.

Amerika'nın güney bölgesindeki beyazların gittiği yatılı bir hazırlık okulunun tek zenci öğrencisi olan Odin, okulun basketbol takımının yıldızıdır. Odin için hayat mükemmeldir. Okulun en popüler ve aynı zamanda dekanın da kızı olan Desi onun sevgilisidir. En yakın arkadaşı olan Hugo, ona belli etmeden onu kıskanmakta hatta içten içe kızmaktadır. Diğer arkadaşı Roger ise Desi'ye ölesiye aşıktır ama kimseye belli edememektedir. Basket takımındaki bir oyuncu olan Michael. Hugo'nun onu oyuna getirmesiyle sarhoş olup kavga çıkarınca takımdan atılır ve sevgilisi Emily, aynı zamanda da Desi'nin en yakın arkadaşıdır ve Hugo'nun kimsenin aklına gelmeyen bir oyununun da anahtar konumundaki kişidir.


Bir çocuk psikiyatrisi olan Dr. Crowe, yıllar önce bir saldırıya uğramış ve hayatı değişmiştir. Son ilgilendiği hastası, 6 yaşındaki bir erkek çocuğu olan Cole Sear'ın bir sırrı vardır. Çok az insana nasip olan bir yetenekle kutsanmış ya da lanetlenmiştir: Ölmüş ama huzur bulamamış insanların etrafımızda dolaşan hayaletlerini görüp onlarla konuşmaktadır. Crowe, güçlerinin sınırlarını bilmediği ve anlayamadığı için korku içinde olan Cole'un yalnızca sırrını paylaşan tek kişi olmakla kalmayacak, aynı zamanda onunla birlikte cesur bir yolculuğa da çıkacaktır. İkisi de, içlerindeki boşluğu, yine kendi içlerine yapacakları bir yolculukta bulacakları şeylerle dolduracaklardır. Unutmamak gereken bir nokta daha olduğunu hatırlatmadan geçmeyelim: Gerçekler, bulundukları zaman çok acıtabilir...

Graham ailesinin en yaşlı üyesi esrarengiz anneanne Ellen’ın ölümü sonrası kızı Annie, soyağaçlarının uğursuz ve korkunç detaylarını keşfetmeye başlar. Aile üyeleri ardı ardına uğursuz olaylar yaşamaktadır ve kendilerine miras kalmış bu lanetten kurtulmaya çalıştıkça, kaçınılmaz sona biraz daha yaklaştıklarını fark ederler.

Audrey Hepburn'un kör bir kadını canlandırdığı film, eve gelen saldırganlara karşı kör bir kadının verdiği amansız mücadeleyi anlatıyor... Karanlığa Kadar Bekle'de Audrey Hepburn evindeki haydutları, körlüğün verdiği avantajlarını kullanarak yenilgiye uğratır... Çünkü o karanlığa alışıktır..

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Bir ailenin hayatı, oğullarını trafik kazasında kaybetmelerinin ardından paramparça olur. Artık adam başarılı bir avukattır, kadınsa yeniden evlenmiş ve ünlü bir yazar olmuştur. Ancak aradan geçen 10 yıldan sonra ikilinin arasının düzelmesi için bir fırsat doğar * yanlış kategorilendirilmiş. kesinlikle korku veya gerilim filmi değil, çok sağlam bir dram filmi. Evet filmde bazı şeyler eksik olabilir ama çok güzel başlıyor, duygusal bir yapım baştaki neşeli sahnelerden sonra film ilerledikçe gözlerim dolarak izledim. Oyuncuların performanslarıda harikuladeydi özellikle küçük çocuğa bayıldım. Kısacası eğer dram filmi seviyorsanız kaçırmayın

19. yüzyılın sonları… Kuzeyin soğuk ülkesi İsveçte halk açlık ve işsizlikten kırılmaktadır. Çaresizlik içindeki bir grup İsveçli, bulabildikleri bir takaya atlayarak Danimarkanın Bornholm adasına gelirler. İş bulabilme imkânları açısından İsveçe göre bir gömlek daha iyi durumdaki bu komşu ülkeye ayak basanlar arasında, tekne kazıntısı küçük Pelle ve onun dedesi olacak yaştaki babası Lasse de vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir