
Loretta Young
Margaret Waring / Mary Brennan


Loretta Young
Margaret Waring / Mary Brennan

Jack Mulhall
George Wells

Raymond Hatton
Nick

George Barraud
Jerry, "The Gent"

Kathlyn Williams
Mrs. Wells

Fred Kelsey
Casey

Purnell Pratt
Updike

Ben Hendricks Jr.
Flanagan

Dot Farley
Lola

Winter Hall
Brewster
Georgette Rhodes
Yvonne

Wong Chung
Waiter (uncredited)

Jim Farley
Police Officer Farley (uncredited)

Bess Flowers
Nurse (uncredited)

Clarence Geldart
Doctor (uncredited)

Bu etkileyici gangster klasiğinde sahne dışında da arkadaş olan James Cagney ve Pat O'Brien, kamera önüne altıncı kez geçiyorlar. Cagney'in canlandırdığı Rocky Sullivan, yeraltı dünyasındaki başarısı sonucu bir grup serserinin gözünde onu kahramana dönüşmüş karizmatik bir ghetto kabadayısıdır. O'Brien ise Sullivan'ın sonradan rahip olan çocukluk arkadaşı Peder Connollydir ve onun hükmünü bitirmeye yemin etmiştir.

Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....

Tom Powers, Chicago’nun arka sokaklarında yavaş yavaş yükselmeye ve daha tehlikeli suçluların dikkatini çekmeye başlamış bir kabadayıdır. Ancak kısa süre sonra yaşanacak bir gangster cinayeti bu karışık ortamda çok daha büyük bir mafyatik savaşın fitilini ateşleyecektir. William A. Wellman’ın 1931 tarihinde peliküle döktüğü The Public Enemy, modern gangster filmlerinin köklerini de bünyesinde barındırır. Film “En İyi Senaryo” dalında da bir Oscar adaylığı kazanmıştır.

Lekeli Adam, Hitchcock'un çektiği en iç karartıcı filmlerden biri. Yanlışlıkla bir sigorta şirketini soyan kişi olarak teşhis edilen Manny kefaletle tahliye edilmesine rağmen, bu olayın yarattığı endişe ve utanç, karısı Rosa'yı etkilemeye başlar. Birlikte Manny'nin suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlayacak insanları bulmaya çalışırlar ama başarısız olurlar. Sonunda, şans eseri, gerçek soyguncu ortaya çıkar; ama bu, kadının ruhsal durumunda pek bir değişiklik yaratmaz. Neredeyse belgesel tarzı bir gerçekçilikle siyah-beyaz çekilen Lekeli Adam gerçek bir öyküye dayanır. Yönetmen suçlama ve mahkum etme süreçlerinin masum bir insanı bile nasıl da kolaylıkla suçlu pozisyonuna düşürdüğünü mükemmel biçimde aktarır. Öznel kamera tekniğinin ustalıkla kullanıldığı bir sekansta, Manny'yi, fişlenmenin, aranmanın, parmak izinin alınmasının getirdiği aşağılanma duygusunu yaşarken görürüz; parmaklarındaki mürekkep sanki suçlu olduğunun doğrulanmasıymış gibi görünür.

Police Lt. Leonard Diamond vies to bring a clever, well connected, and sadistic gangster to justice all the while obsessing over the gangster's girlfriend.

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

Joe Morese genç ve hırslı bir avukattır. Danışmanlığını yaptığı Ben Tucker ise bir gansgterdir. Joe bütün etik kuralları hiçe sayarak Ben ile ortak olmuştur. Amaçları, ortak oldukları bankanın büyüyerek etraftaki diğer dolandırıcılık yapan bankaralı da satın alarak hepsinin tek bir merkezden yönetilmesini sağlamaktır. Ancak bir sorun vardır: Joe'nun abisi Leo da söz konusu bankalardan birinin sahibidir ve bu plana dahil olmak istemez. Kalp sağlığında sorun vardır ve işlettiği yerde çalışanlarıyla adeta bir aile gibi olmuştur, bunun bozulmasına karşıdır. Ancak Joe'nun hırsı, bütün bunları altüst ederek onu ve etrafındaki herkesi felakete sürükleyecektir.

James “Brick” Davis, a struggling attorney, owes his education to a mobster, but always has refused to get involved with the underworld. When a friend of his is gunned down by a notorious criminal, Brick decides to abandon the exercise of the law and join the Department of Justice to capture the murderer.

Usta yönetmen Martin Scorsese'in yönetmenliğini yaptığı Gangs of New York, 1800'li yıllar New York'unda, İrlandalı ve İtalyan göçmenlerin şehrin kontrolünü ele geçirmek için sokak çetelerini oluşturmaya başladıkları dönemde geçiyor. Hikaye, Dead Rabbits ve Native Americans adlı iki çete üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dead Rabbits çetesinin lideri öldürülür ve çete dağılır. Yıllar sonra Rabbits çetesinin öldürülen liderinin oğlu kendi çetesini oluşturup diğer çetenin liderinini ortadan kaldırmaya girişecektir.

An upper-crust family dinner is interrupted by a police inspector who brings news that a girl known to everyone present has died in suspicious circumstances. It seems that any or all of them could have had a hand in her death. But who is the mysterious Inspector and what can he want of them?

An old-time crook plans a heist. When one of his two partners is found out to be a black man tensions flare.

A police detective falls for the bank robber's girlfriend he is supposed to be tailing.

Amerikalı eski usta hırsız, uslanmaz kumarbaz ve eroin bağımlısı Bob Montagnet'nin talihi ve parası Güney Fransa'da tükenmiştir. Yasadışı bir kulüpte, eroinin etkisinde kafası bulanmışken, yerel bir muhabbet tellalı olan Remi tarafından tuzağa düşürülmüş genç ve güzel bir Doğu Avrupalı kızla, Anna'yla tanışır. Kulüp polisler tarafından basılınca Bob, yıllar ötesine uzanan özel bir bağla tuhaf bir şekilde kader birliği ettiği dedektif Roger'nin hayatını kurtarır. Bob son parasını da at yarışlarında kaybedip iyice dibe vurunca, yardakçısı Raoul onu, Monte Carlo'da yapmayı planladıkları ihtişamlı son bir soyguna katılmaya davet eder...

İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.

Freaks, Tod Browning’in kendi geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak çektiği kült bir filmdir. Dönemin sirklerindeki gösterilerin parçası olan kolsuz ve bacaksız insanlar, siyam ikizleri, cüceler, iskelet insanlar, sakallı kadınlar, çift cinsiyetli insanlar gibi gerçek fiziksel deformasyonlarıyla hilkat garibelerini seyircinin önüne çıkarması Browning’in ağır eleştirilere maruz kalmasına hatta sinema kariyerinin sonlanmasına sebep olmuştur * Filmin hikayesi, hilkat garibeleriyle dolu bir sirkte geçer. Sirk artistleri arasında bulunan güzel trapez sanatçısı, cüce Hans’ın evlilik teklifini kabul eder. Fakat hilkat garibeleri, bu evliliğin Hans’ın parası için olduğunu öğrenirler. Onlarla dalga geçen trapezcinin, sevgilisi ile birlikte Hans’ı öldürme planları yaptığı ortaya çıktığındaysa, birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olan hilkat garibeleri bu kadın ve sevgilisi için korkunç bir intikam planı hazırlarlar

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Los Angeles şehrinin en azılı hırsızlık şebekesinin başındaki isim olan Tony Fate (Fait), çetesiyle birlikte paha biçilemeyen elmasları çalmaya kalktığında hiç alışık olmadıkları bir durumla karşılaşır: Karşılarına her zaman olduğu gibi L.A. polisi değil, Taiwanlı bir hükümet ajanı olan Su çıkmıştır. Aslında Su’nun peşinde olduğu kişi Fate değil, uluslararası azılı bir suçlu olan Ling’dir. Ling peşine düştüğü elmasları Fait’den alabilmek için, onun hayatta en çok değer verdiği varlık olan kızını kaçırır. Fait de çaresiz, eski ortağı olduğu için Ling’i en iyi tanıyan kişiyle, ajan Su ile işbirliği yapmak zorunda kalır. Böylece dünyada en son ortaklık yapacak iki insan güçlerini birleştirmek zorunda kalır.


Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80’lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın. Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeley’nin sansasyonel numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri. Eğlenceli ve göz kamaştırıcı şovların sahnelendiği, Roby Keeler ve Ginger Rogers gibi yeni yüzlerin rol aldığı bu filmin her dakikasını çok dramatik.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir