
Salomé Richard
Salomé

Salome gets a summer job in a junkyard somewhere in the country side. Under a western sun, in this place out of the world, her teenage rebellion springs up. From unexpected encounters to shared sorrows, arise promises of a new life.

Salomé Richard
Salomé

Yoann Zimmer
Clément

Estelle Meyer
Jessica

Jacques Bonnaffé
Le cycliste

Christine Citti
La mère de Clément

Aude Briant
La responsable de la déchetterie

Carl Malapa
Kevin
Iliana Zebeth
Aline

Paul Spera
Julien
Eberhard Meinzolt
Le père de Clément

Théo Cholbi
Mathis (voice)
Hugo Dufour
Hubert-Jacques
Laetitia Willmann
Jeune femme coloc

Kayla Day, ortaokul son sınıfta okuyan bir öğrencidir. Liseye geçişini sağlayacak olan dönem sonu yalnızca 1 hafta uzaktadır. 1 hafta sonra ortaokul hayatı bitecek ve yepyeni bir sayfa açılmış olacaktır. Ancak bu hayat değiştiren deneyime ulaşabilmek için genç kızın 1 hafta daha bu kabus gibi ortaokul hayatına katlanması, sorunlarla başa çıkması ve dayanıklı olması gereklidir.

İki eski dost Mathias ve Philippe, Mathias'ın trajik bir şekilde yaşamını yitiren oğlunun bisikletle tamamladığı rotayı izleyerek Atlas Okyanusu'ndan Karadeniz'e uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkar. Geçmişle yüzleştikleri bu uzun yolculuk, dostluk, kayıp ve umut üzerine dokunaklı bir hikâyeye dönüşür.

Christine, taksi şöförlüğü yapan bir video sanatçısı. Richard ise karısından ayrıldıktan sonra iki çocuğu ile ayakta durmaya çalışan bir ayakkabı satıcısı. Christine hüzünlü ve şaşkın Richard ile tanışır. Richard ona ayağındaki yarayla ilgili şaşırtıcı bir derinlik taşıyan ilginç bir yorum yapar. Christine bütün gün kadınların ayaklarını elleyen bu adamdan etkilendiğini anlayınca onun gözüne girmek için elinden geleni yapmaya çalışır. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktır. Bu oyun esnasında bir yandan da adamın çocuklarının dünyasına girmeye çalışırız. Büyük oğlan mahallenin kızlarıyla ilk cinsel deneyimini yaşarken, henüz okuma yazma bilmeyen ufaklık da internet aracılığı ile olgun kadınları baştan çıkarmaya çalışır. Bu küçük ama şaşırtıcı film kimi zaman sevimli kimi zaman da şaşırtıcı öykülerden oluşuyor. İşin içinden çıkmak için gerçeküstü bir aşk hikayesi diyebiliriz. Ya da doğrudan Todd Solondz ve Terry Zwigoff gibi yönetmenleri referans verelim. Mümkünse kaçırmayın!

Büyüme çağında olan Joe Toy bekar babasına, babasının hayatına karışmasına öfkelenmektedir. Özgürlüğünü ilan eden Joe en iyi arkadaşı Patrick ve tuhaf bir çocuk olan Biaggio ile ormana kaçar. Orada bir ev yapacaklarını ve sorumluluklarından ve ailelerinden uzaklaşacaklarını belirtirler. Eğreti evleri bitince, üç genç adam artık kendi hayatlarının efendisi olmuştur...

Two whimsical, aimless thugs harass and assault women, steal, murder, and alternately charm, fight, or sprint their way out of trouble. They take whatever the bourgeoisie holds dear, whether it’s cars, peace of mind, or daughters. Marie-Ange, a jaded, passive hairdresser, joins them as lover, cook, and mother confessor. She’s on her own search for seemingly unattainable sexual pleasure.

Lisede edebiyat öğretmenliği yapan Lance Clayton, oğlu Kyle'ı fazlasıyla tuhaf bir kazada kaybeder. Oğlunun ölüm nedenini açıklamaktan utandığı için Lance, Kyle'ın ağzından bir intihar mektubu yazar. İzni olmaksızın yerel bir gazetede basılan bu mektup Lance'ın yazarlık kariyerini başlatmış olur. Ancak Lance kendi adıyla değil, Kyle'ın ismini kullanarak yazıyordur ve bir süre sonra Kyle en çok takip edilen yazarlardan biri haline gelir.

Tom Warshaw (Duchovny), Paris'te yaşayan bir sanatçıdır. Özel yaşamı pek de istediği gibi gitmemektedir. Eşi ve on üç yaşındaki oğlu ile ilişkisini düzeltebilmek için önce geçmişi ile hesaplaşması gerekmektedir. Bunun için hayatını değiştiren olayları yaşadığı 1973 yılı New York'una doğru zihinsel bir yolculuğa çıkar. Sorunlu bir çocuk olarak yetiştiği bu dönemde en iyi dostları zihinsel engelli Pappass (Robin Williams) ve kadın hapishanesinde tutuklu olan Lady'dir (Erykah Badu). İlk hayal kırıklıklarını, ilk aşkını ve en derin dostlukları yaşadığı bu günler, Tom'un ileriki hayatında derin izler bırakacaktır. İlk gençlik yıllarına ve büyümeye dair bu zekice filmde kahkahalarınızı ve göz yaşlarınızı tutamayacaksınız.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

Banliyödeki zengin ve özel sitelerde yeni birilerinin mahalleye taşınması her zaman ilgi çeker. Özellikle de taşınanlar Jones ailesi gibi bir aileyse! Steve ve Kate Jones mükemmel bir çifttir, çocukları Mick ve Jenn ise terbiyeli, yetenekli kısacası görünüşte ideal çocuklardır. Üstelik evlerini dolduran son moda eşyaları ve mükemmel dış görünümleriyle Jones ailesi adeta reklamlardan fırlamış gibidir… Ki aslında bunun şaşırtıcı bir yanı yoktur zira Jones ailesi gerçek bir aile değil Life Image isimli bir pazarlama şirketin çalışanlarıdır. Görevleri ise aile kılığında zengin mahallelere taşınarak müşterilerin ürünlerine “canlı reklam” yapmaktır… Böylece Jones’ların yeni reklam kampanyası başlar.

A teenager living with her sister and parents in Manhattan during the 1990s discovers that her father is having an affair.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

Massie Block ve işte kızlar okulu Octavian Country Day’den bir manzara. Massie’nin grubu, diğer adıyla Güzel Kızlar Kulübü ve gruba tartışmasız liderlik eden kişi, tüm gözleri üzerinde tutmayı başaran Massie.Florida’dan gelen yeni kız Claire Lyons, dış görünüşü ve topuksuz spor ayakkabıları ile kesinlikle Güzel Kızlar Kulübü’ne uygun biri değildi. Fakat her an her şey değişebilir.

Ricky, koruyucu ailesiyle birlikte Yeni Zelanda kırsalında mutlu bir yaşam sürmektedir. Ancak üvey annesinin ani ölümünden sonra çocuk esirgeme kurumu onu geri almaya niyetlenir. Hayatından vazgeçmeye hiç niyeti olmayan Ricky, üvey babasıyla birlikte ormanın derinliklerine doğru bir kaçış yolculuğuna koyulur..

Rus kaşif Viladimir Arsenyev'in 1902-10 yılları arasında Sibirya bölgesindeki araştırmalarını konu alan aynı adlı romanından uyarlanan film; Arsenyev ve ekibinin araştırma ve haritalama çalışmaları sırasında tanıştıkları yaşlı bir yöre avcısı olan Dersu Uzala ile kurdukları derin dostluğu ve ondan hayatın anlamı ve hayatta kalmak gibi konularda aldıkları önemli dersleri anlatıyor.

1981 yazı, bazı gençler için unutulmaz bir yaz olacaktır. Çünkü yaz kampı için gittikleri dağdan, medeni dünyaya dönmeden önceki son günleri asla unutamayacakları olaylara gebedir. NASA tarafından uzaya gönderilen bir araştırma gemisinin bazı parçalarının dünyaya düşmek üzere olduğunu keşfeden astrofizik profesörü, dünyayı kurtarmanın yollarını ararken, kampın kadın müdürü Beth, aşık olduğu bu adamın gözüne girmenin yollarını aramaktadır.

Bu filmde işaret dili konuşuluyor. Altyazı yok, seslendirme yok! Zaten aşk ve nefreti anlamak için sese ihtiyacımız yok. Seyirciyi iki saatliğine bambaşka bir dünyaya sokan film Ukrayna’da sağır ve dilsiz okulunda yatılı okuyan bir gencin başına gelenleri anlatıyor.

Sundance Film Festivali’nde 2005 yılında olay yaratan bağımsız bir yapım.Beverly Hills ‘te yaşayan 15 yaşındaki aktris Kimberly, iki arkadaşını sanat tarihi öğretmeniyle cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna eder. Bununla da kalmaz gazeteci Emily’yi de bu durumun herkes tarafından duyulmasını sağlaması için etkisi altına alır.Zekânın nelere sebep olabileceğini, melek yüzün ardındaki karakterin durumu akıcı bir biçimde anlatıyor bize yönetmen Siega.

Dokuz buçuk yaşındaki Antoine ceza olarak aldığı ödevi yapamaz ve ertesi gün okula gitmekten korkar. Arkadaşı René ile birlikte okulu kırıp haytalık yaparlar. Antoine, öğleden sonra sokakta annesini başka bir erkeğin kollarında görür ve alt üst olur. Okula dönünce içinde bulunduğu ruh halini etkisiyle mazeret olarak annesinin öldüğünü iddia eder. Antoine'ın anne ve babası okula geldiklerinde gerçek ortaya çıkar. Cezalandırılmaktan korkan küçük kahramanımız bu kez akşam eve gitmekten korkar. Geceyi sokakta geçirirse de ertesi gün yakalanır ve ev hayatı tekrar başlar. Annesinin ölümüyle ilgili yalanından ötürü Antoine'a hala garezi olan öğretmeni ona ve René'ye 8 gün okuldan uzaklaştırma cezası verir. İki kafadar durumu ailelerine açıklayamayacakları için evden kaçmaya karar verirler. Amaçları denize ulaşmaktır. Ancak paraları yoktur. Bunun üzerine Antoine gece babasının bürosuna gidip bir daktilo çalmak ister. Ne planlar istendiği gibi gider ne dertler biter.

Tanrı ve sevgili kulları arasındaki sıra dışı ilişkinin 2003 yılındaki Bruce Nolan'ın hikayesi ile sona erdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Macera, ilk filmde kendini beğenmiş gazeteci olarak tanıdığımız Evan'ın hikayesi ile devam ediyor. Gazeteciliği bırakmış ve siyasete atılmış olan Evan, bu uğurda tüm yaşamını değiştirmiştir. Evini Buffalo'dan Virginia'ya taşımış ve kendisine yeni bir çevre edinmiştir. Fakat bir gün hiç beklenmedik bir ziyaretçinin karşısına çıkması ile hayatı birden ilginç bir yol alır. Tanrı, insan kılığında karşısına gelerek Evan'dan Nuh'un Gemisi'nin bir benzerini inşa etmesini ister. Bu ilginç istek sonrası işe koyulan Evan'ın garip tavırları, başta ailesi olmak üzere herkesin dikkatini çekecektir.

Seth Green, Matthew lillard ve Dax Shepard bu çılgın komedide, yolları uzun zaman önce ayrılan çocukluk arkadaşlarını canlandırıyorlar. Ancak ekibin yolu, grubun dördüncü üyesinin ani ölümü üzerine tekrar kesişecektir. Üçlü cenazeden sonra arkadaşlarının önemli bir işin peşinde olduğunu keşfederler: 1971yılında çaldığı 200.000 Dolarla kayıplara karışan uçak korsanı D. B. Cooper!...Buldukları bir haritanın üzerindeki rotayı izleyerek bu parayı bulmaya karar verirler. Fakat bu geziyi planlayan arkadaşlarının hesaplamadığı bazı ufak sorunlara karşı hazırlıksızdırlar. Onları vurmak için parmakları kaşınan oduncular, ağaçlarda yaşayan güzel hippi kızlar ve annelik iç güdülerinin peşinden giden bir ayı gibi! Muhteşem Burt Reynolds'un da katılımıyla Nehir Macerası bize şunu kanıtlıyor: Nehir aşağısında olmak, yukarısında olmaktan her zaman daha iyidir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir