
Ellen Burstyn
Edna

The story of a woman who survives the car accident which kills her husband, but discovers that she has the power to heal other people. She becomes an unwitting celebrity, the hope of those in desperate need of healing, and a lightning rod for religious beliefs and skeptics.

Ellen Burstyn
Edna

Sam Shepard
Cal

Richard Farnsworth
Esco

Roberts Blossom
John Harper

Clifford David
George

Pamela Payton-Wright
Margaret

Jeffrey DeMunn
Joe

Eva Le Gallienne
Grandma Pearl

Lois Smith
Kathy

Madeleine Sherwood
Ruth

Richard Hamilton
Earl Carpenter

Carlin Glynn
Suzy Kroll

Lane Smith
Don

Penelope Allen
Ellie

Ebbe Roe Smith
Hank Peterson

Hereafter' (Ahiret) ölümle farklı yollarda bağlantısı bulunan üç kişinin hikayesini anlatıyor. Amerikan işçi sınıfına bağlı olan George (Matt Damon)'un ölümden sonraki hayatla özel bir bağı bulunmaktadır. Ancak George bu bağı taşımak zorunda olduğu bir lanet olarak görmektedir. Fransız gazeteci olan Marie(Cecile De France) bütün dünyasını sarsan ölümcül bir durum yaşamıstır. Ölmüş ve tekrar hayata dönmüştür. Ve Londra'da ailesi dağılmış bir çocuk olan Marcus ikiz kardeşini kaybedince umutsuzca onu aramaya başlamıştır. Tesadüfler ya da kader ne derseniz artık onları Londra'da buluşturacaktır.

The year is 1955, and a great flood is coming to Northfork, Montana. A new hydroelectric dam is about to be installed in the mountains above the town, ready to submerge the valley in the name of progress. It is the responsibility of a six-man Evacuation Committee to relocate the townsfolk to higher ground. Most have duly departed, but a few stubborn stragglers remain – among them a priest caring for a sickly orphan, a boy whose fevered visions are leading him to believe he is a member of a roaming band of lost angels desperately searching for a way home.

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Zambiya’da bir köyde yaşanan bir olayın ardından 8 yaşındaki Shula, büyü yapmakla suçlanır. Kısa bir yargılama sürecinin ardından suçlu bulunun küçük kız, devlet tarafından gözaltına alınır ve çölün ortasında bulunan bir cadı kampına sürgün edilir. Shula’nın cadı kampına katılmasının ardından, onun için yeni yaşamının kurallarının gösterildiği bir tören düzenlenir. Törende Shula, kampta yaşayan diğer insanlara yapıldığı gibi uzun bir kurdele ile büyük bir ağaca bağlanır. Ona, kurdeleyi keserse lanetleneceği ve bir keçiye dönüşeceği söylenir. Shula artık bu kurdele ile yaşamak zorundadır.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

İngiltere'de sıkıcı bir fabrika şehrinde yaşayan Joe Lampton'ın kendisini idare ettiği bir işi vardır. Bir tiyatro ekibine katılarak boş geçen akşamlarını değerlendirmek ister. Patronunun kızı Susan ise hem gerçek hayatta hem sahnede rol kesmektedir. Susan, Joe'ya ilgi gösterince Joe bir anda patronun damadı olmanın hayalini kurar. Öte yandan tiaytro grubundaki orta yaşlı başka bir kadınla da yakınlaşmaktadır. Joe, mutsuz bir evlilik yürüten bu Fransız kadın ile patronun kızı Susan'ı beraber idare etmeye başlar...

Constance ailesi ve diğer aileler, tablo gibi mükemmel duran bir New Hampshire kasabasında gençleri düzende tutmak için çabalarken, çevrelerinde skandallar bitmemektedir: sarhoş bir okul hizmetlisi (Arthur Kennedy, En İyi Yardımcı Oyuncu Adayı) üvey kızını travmaya sokar, bu bir cinayete sebep olur, ardından bir duruşma ve bu fotoğraf gibi duran kasabada bir daha hiç birşeyi eskisi gibi bırakmayacak gerçekler ortaya çıkar. Bu etkileyici dramda, mükemmel performanslar var.

Don Piper'ın 2004 imzalı çok satan biyografik romanından uyarlanan yapım bir araba kazası sonucu 90 dakika boyunca resmi olarak ölü kalan, ardından hayata dönerek cenneti ziyaret ettiğini iddia eden Don Piper'ın hikayesini anlatıyor.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Sarah ve Jillian uzun zaman dost olan bu ikili Indiana gibi fark edilmemiş ufak bir kasabada iki kız gizemi fark ederler. Jillian fesatçı paragöz Sarah ise bir yıldız sporcu ve aynı zamanda öğrencidir. Jillian ve Sarah bu küçük kasabanın sırrını çözmeye ve onlara düşen görevleri yerine getirmeye koyulurlar. Bir dergi ve şifreli bir video bunların sırrı ne olabilir ? Son gerçeği de meydana çıkarmak için bu sırrın temelleri bu küçük kasabada veya başka bir yerde olacaktır.

Film, Downey'in canlandıracağı başarılı bir avukatın, annesinin cenazesi için memleketine dönmesinden sonra yaşananları anlatacak. Babasıyla arası pek de iyi olmayan avukat, Alzheimer hastası babasının, yıllar önce davasına baktığı bir adamın ölümüyle bağlantısı olup olmadığını araştırırken, unuttuğu kökleriyle ve babasıyla da tekrar karşılaşacak.


Fedakar bir annenin, kızının hastalığı sürecinde yaşadıkları ve onu iyileştirmek için verdiği mücadeleyi konu alan roman Christy Beam ve kızı Annabel Beam‘in hikayesi…

A 12-year-old boy manages to flee a Communist concentration camp on his own, through sheer will and determination. All he has in his possession is a loaf of bread, a letter to deliver to someone in Denmark, and a compass to help get him there.

Ölmek üzere olan bir mahkûm, ölümcül hastalığının tedavisinin bu dağda olduğuna inanarak doktorunu mistik bir dağa doğru tehlikeli bir yolculuğa zorlar.

The Doctor and Clara face their Last Christmas. Trapped on an Arctic base, under attack from terrifying creatures, who are you going to call? Santa Claus!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir