
Ronnie Kerr

After Billy's parents are killed he moves home to care for his little brother Johnny, who is mentally challenged. Together the two struggle through the loss of their parents. Meanwhile, Billy's best friend from childhood, Dean, has moved back to town having been injured from the war in Iraq. Over time, Billy's childhood feelings toward Dean resurface, feelings that he fears may end their friendship if discovered. Both men discover hidden secrets that will change their lives forever. These three people must come together to rebuild friendships and family in a time where everything in their world seems unsure. Written by Jeff London


Hapiste geçen 12 yılın ardından hayatına çeki düzen vermek için ninesinin yanına taşınan eski Amerikan futbolu yıldızı Eddie Palmer, sorunlu bir aileden gelen Sam adlı komşu çocuğuyla sıra dışı bir bağ kurar. Fakat Eddie’nin geçmişi yakasını bırakmayacak, yeni ailesiyle hayatını tehlikeye sokacaktır.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

1981 yılında Kansas'ta başlayan bu hikâye, küçükken aynı beyzbol takımında oynayan Brian ve Neil'in hayatlarına odaklanıyor. 8 yaşındayken amnezi geçiren Brian, neler yaşadığını hatırlayamadığı ve hayatından eksilen 5 saatte uzaylılar tarafından kaçırılıp üzerinde deneyler yapıldığına inanmaktadır. Neil ise beyzbol takımının koçunun tacizine uğramış, geri kalan hayatı boyunca onu unutamamış fahişe bir gençtir. Küçükken yaşadıkları travmatik olaylar sonucu hayatları tamamıyla değişen iki gencin yolları yıllar sonra tekrar kesişecektir. Çünkü Brian, Neil'in kendisinin uzaylılar tarafından kaçırılmasını açıklayabileceğini düşünmektedir.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.

Franky Winter (Josh Wiggins) ve Ballas Kohl (Darren Mann) çocukluklarından beri en iyi arkadaştırlar ve birbirlerinden hiç ayrılmazlar. Lise yüzme takımının yıldızları, yakışıklı ve kızlar arasında oldukça popülerdirler. Franky'nin destansı 17. doğum günü partisinin gecesine kadar. Alkolün de etkisiyle yaşadıkları beklenmedik olay bütün hayatlarını değiştirecektir. Arkadaşlık, kendini keşfetme, sevginin gücü ile ilgili yürekten ve samimi bir büyüme hikayesi.

Londra'da yaşayan Kamboçyalı bir kadın, oğlunun ani ölümüyle yıkılır ve hayattayken tanıyamadığı çocuğunu, kaybettikten sonra tanımaya karar verir. Yıkıma uğrayan aile, bir yandan acılarını aşmaya çalışırken diğer yandan da yakınlarını toparlamanın telaşındadır. Kadın, oğlunu anlamak için çıktığı bu yolculukta bir gün beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Oğlunun geçmişte güçlü hisler paylaştığı eski bir arkadaşı ortaya çıkar ve anneye bu yolculuğunda yardımcı olmaya başlar. Kadın oğlunun kendilerinden sakladığı bu gerçekle başlarda yüzleşemese de zamanla ikisi de sevdikleri bir insanı kaybetmiş olmanın ortak noktasında bir araya gelirler ve dillerini bilmeseler de yaslarının üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmeye başlarlar.

Garrard Conley’in aynı adlı otobiyografik kitabından uyarlanan film, ABD’nin Arkansas kasabasında görevli bir papazın oğlu olan ve tıpkı babası gibi dindar olarak yetiştirilen Jared Eamons’ın (Lucas Hedges) 19 yaşında gay olduğunu itiraf etmesi üzerine ailesinin yoğun baskıları sonucunda zorla bir “eşcinsel dönüşüm terapisi”ne gönderilmesini ve orada yaşadığı dramatik olayları konu alıyor.

1968'de New York'taki bir yaş günü partisinde sürpriz bir konuk ve bol alkollü bir oyun, yedi eşcinsel arkadaşın gizlenen duygular ve gerçeklerle hesaplaşmasına yol açar.

Two brothers cannot overcome their opposite perceptions of life. One brother sees and feels bad in everyone and everything, subsequently he is violent, antisocial and unable to appreciate or enjoy the good things which his brother desperately tries to point out to him.

Falling, muhafazakar bir adam ve eşcinsel oğlunun hikayesini konu ediyor. John Peterson, eşi Eric ve evlat edindikleri kızları Monica ile birlikte Kaliforniya’da mutlu bir hayat sürer. Çiftçi olan babası Willis ise, John’un aile yapısından oldukça uzakta geleneksel bir dünyaya aittir. Willis, emekli olmasının ardından ailesi ile daha yakın olmaya karar verir ve oğlunun da daveti üzerine John’un yanına gider.

Ellis French is a young, gay Black man, rejected by his mother and with few options for his future, decides to join the Marines, doing whatever it takes to succeed in a system that would cast him aside. But even as he battles deep-seated prejudice and the grueling routines of basic training, he finds unexpected camaraderie, strength, and support in this new community, giving him a hard-earned sense of belonging that will shape his identity and forever change his life.

Magnum Fotoğraf Ajansı'nda çalışan bir fotoğrafçı olan Dennis Stock (Robert Pattinson), o günlerde tanınmamış bir aktör olan James Dean'de (Dane DeHaan) ışık görür ve onunla bir fotoğraf çalışması yapmak ister. İlk başlarda pek bir sonuç çıkmasa da James'in kısa sürede şöhreti artar, ikilinin arkadaşlığı da ilerler. Sonunda James'in isteği üzerine memleketi Indiana'ya bir yolculuk yaparlar. Film, gerçek olaylardan esinlenerek çekildi.

10 yaşındaki bir kız çocuğu olan Laure, ailesi ile birlikte Paris'in doğusunda bulunan bir kasabaya taşınır. Gittiği yeni yerde komşularına, tanıştığı yeni arkadaşlarına isminin Mickaël olduğunu söyler ve yalanını yutturmayı başarır. Hatta yeni tanıştığı arkadaşı Lisa, Mickaël'a âşık olur. Bakalım, Laure'un bu yalanı başına ne tür sorunlar açacak...

Bol ödüllü bir İsrail yapımı… Arap Kültür Merkezi'nin açılış töreninde çalmak üzere Mısır'dan yola çıkan polis bandosunu İsrail'e geldiğinde karşılayan olmaz Adresi kendi başlarına bulmak için yola koyulan bando üyeleri bir otobüs tutar Ancak bu da işe yaramaz ve bando, çölün ortasındaki bir kasabada mahsur kalır Kafe sahibi Dina, ertesi sabaha kadar şehre dönme şansı olmayan bando üyelerine geceyi kendi evinde geçirmelerini teklif eder Gece boyunca bando lideri Tevfik ile Dina arasında duygusal bir diyalog gelişir.

Keith bazı şeyleri eksik yaşamış ama daha fazlasını isteyen bir çocuk Başlarda öyle görünsede aslında öyle değil İstediğine sahip olabilen ama sonuçlancağını bildiği için buna cesaret edemeyen birisi... Natalie ise herşeyi yeterli yaşamış,bir çok şeye sahip daha fazlasına ihtiyaç duymayan birisi Natalie nin hayatına Keith girdikten sonra herşey ikisi içinde zorlaşır...

Milanolu bir sanayici, durup dururken fabrikasını işçilerine hibe eder. Film, bu garip cömertliği doğuran olayları anlatır. Bundan kısa süre önce, sanayicinin evinde kalmak üzere yakışıklı ve garip bir delikanlı gelmiştir. Delikanlı ev sahiplerinden hiçbir talepte bulunmaz, ama bütün ev halkı onun cazibesine kapılmakta gecikmez. Bir süre sonra misafir aniden evden ayrılınca, burjuva ailesinin üyelerinin ve köy kökenli hizmetçilerinin hayatı altüst olur.

2003 yapimi charles martin smith filmi. turlu filmin dedektif ve profesor rollerinde bulunmus james cromwell'in yani sira filmin basrollerinde barry pepper ve annabella piugattuk adli garip isimli eskimo kadin sahsiyet yer almakta. barry pepper'i bilenler enemy of the state, saving private ryan, 25th hour, we were soldiers'dan hatirlayacaklardir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir