
Colin Blakely
Stalin

British comedy satirising Stalin's inner circle as an absolute monarchs court. In the face of rampant abuse of power and poisonous distrust some still manage to keep faith with the Bolshevist creed until the very end. In front of the firing squad a stalwart bolshevist of the first hour exclaims: "Even in the best democracy errors are being made!"

Colin Blakely
Stalin

David Suchet
Beria

Carroll Baker
Ellen Brown

Ian Hogg
Shaposhnikov

David Kelly
Sergo

Jean Heywood
Sopha

David Threlfall
Vasily

Lee Montague
Lee

Glynn Edwards
Vlasek

Nigel Stock
Molotov

Brian Glover
Nikita Krushchev

Wensley Pithey
Voroshilov

George A. Cooper
Kaganovitch
Peter Woodthorpe
Malenkov
Freddie Earlle
Mikoyan

Ricky Gervais yedi yıllık aradan sonra ilk stand-up'ında alametifarikası olan iğneleyici tarzıyla ünlüleri, ölümlülüğü ve her şeyi üstüne alınan bir toplumu hedef alıyor.

Şubat 2013’te Louis haylaz nihilizmini Phoenix, Arizona’ya götürüyor. Louis yaşlı bir kadın ile evcil hayvanından, Manhattan’da yaşamaktan, vücudunun yaşlanmasından, erkeklerin kadınların göğüsleri ile büyülenmesinden, besin zincirinin dışında yaşamanın güzelliğinden, araba sürerken çok çabuk öfkelenmesinden ve cinayetten bahsediyor ve sahnede sürekli hareket ediyor.

Dave Chappelle takes on gun culture, the opioid crisis and the tidal wave of celebrity scandals in this defiant stand-up special.

Eddie Murphy 'nin 1.5 saatlik stand-up gösterisinin canlı kaydıdır. Konu ise favorileri : kadın ve sex' tir.

As he closes out his slate of comedy specials, Dave takes the stage to try and set the record straight — and get a few things off his chest.

Ricky Gervais, insanlığın sonu temalı bu stand-up komedisinde politik doğruculuk ve aşırı hassasiyet konularında tartışmalı görüşlerini paylaşırken yine tabuları yıkıyor.

Ricky Gervais, kendi fâniliği de dâhil hiçbir konuda lafını esirgemediği, acımasızca dürüstlük içeren bu stand-up gösterisinde yaşamı, ölümü ve dünyanın durumunu ele alıyor.

Jimmy Carr finds humor in the darkest of places in this stand-up special that features his dry, sardonic wit — and some jokes he calls "career enders."

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Venerable newscaster Norm Archer reports the latest news in politics, health, culture and entertainment - such as an automotive recall of decapitation-inducing "Neckbelts" and a study finding that "depression hits losers hardest". This compilation of bogus news stories, celebrity profiles, movie trailers and skits come courtesy of the ace satirists at The Onion.

Sundance Film Festivali’nde 2005 yılında olay yaratan bağımsız bir yapım.Beverly Hills ‘te yaşayan 15 yaşındaki aktris Kimberly, iki arkadaşını sanat tarihi öğretmeniyle cinsel ilişkiye girmeleri konusunda ikna eder. Bununla da kalmaz gazeteci Emily’yi de bu durumun herkes tarafından duyulmasını sağlaması için etkisi altına alır.Zekânın nelere sebep olabileceğini, melek yüzün ardındaki karakterin durumu akıcı bir biçimde anlatıyor bize yönetmen Siega.

Bill Burr Londra'da çekilen sert stand-up komedisinde kurban rolü oynama, erkek feminizmi, el konulan kültür ve robotla seks gibi konularda içini döküyor.

Hanri Verdoux işi gereği çok seyahat ediyordu. Onun işi zengin ve yalnız kadınları baştan çıkarıp, kalplerini ve banka cüzdanlarını ele geçirdikten sonra, yeni bir kadına geçmeden önce öldürmekti. Charles Chaplin, alışık olduğumuz o neşeli karakterin dışına çıkarak, sakat karısı ve çocuğuna daha iyi bir hayat sağlamak için cinayetler işleyen bir aile babası ile tersdüz oluyor. Burada ölümsüz Tramp karakteri oldukça az pay sahibi, fakat yine de titiz ve çıtkırıldım tavırları espritüel anlamda eksik olmuyor.

Amerika'nın komedyeni Kevin Hart bir aksiyon yıldızı olmak istiyor ancak hayatını değiştirecek bir role sahip olması için önce nasıl bir aksiyon kahramanı olunacağını öğrenmesi gerekir.


Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

Joe Gillis (William Holden) genç bir senaristtir. Film, Gills’in bir havuzda kanlar içinde yatarken görüntüsü ile başlar ve daha sonra altı ay öncesine gideriz. Senaryolarını satamayan ve parasız kalan Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Alacaklılardan kaçar ve Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınarak saklanır. Buradaki ev sahibi ise, sessiz filmler döneminde ün yapmış aktrislerden Norma Desmond’dır (Gloria Swanson). Eski ününü hemen geri kazanabileceğini düşünen Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına dönmeyi amaçlamaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyler ve böylelikle Norma onun bu evde yaşamasına izin verir.

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir