
Ottaviano Dell'Acqua
Kurt

Nükleer bir savaşın ardından yüz yıl geçmiş, dünya harap olmuş ve insanlık iki farklı gruba ayrılmıştır: yeraltında yaşayanlar ve çorak topraklarda hayatta kalmaya çalışan hurdacılar. Bu yıkık düzende, motosikletli bir grup hurdacı, terk edilmiş bir kasabaya sığınır. Ancak bu ıssız yer, sıradan farelerin değil, kana susamış, et yiyen mutasyona uğramış sıçanların istilası altındadır. Hayatta kalmak için umutsuz bir savaşa giren karakterler, her köşeden fırlayabilecek ölümcül tehditle yüzleşirken, gerilim ve vahşet dozu hiç düşmez. 1984 yapımı bu kült bilim-kurgu korku filmi, post-apokaliptik dünyanın acımasızlığını ve ilkel bir korkuyu bir araya getirerek türün meraklılarına unutulmaz bir deneyim sunuyor.

After the death of his father, a brilliant college student returns to his family home where he learns that the horrors from his childhood aren't as dead and gone as he once thought.

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Öfke virüsünden sağ kurtulan bir grup, küçük bir adada yaşamaktadır. Grubun bir üyesi ana karaya bir görev için adadan ayrıldığında yalnızca enfekte olanların değil, diğer hayatta kalanların da mutasyona uğradığı sırları, harikaları ve dehşetleri keşfedecektir.

Günümüzden çok daha uzak olmayan bir gelecek şu anki zamanımızdan tamamen farklıdır. İnsanların özgür iradesini yok eden ve onları birbirlerini yemeye iten bir virüs sebebiyle insanlık yok oluşun eşiğindedir. Yalnızca bir grup çocuk virüsten etkilenmemeyi başarmıştır. Virüsten etkilenseler de bir şekilde duygu ve düşüncelerini korumayı başarmaktadırlar. İngiltere'deki bir askeri üste bu çocuklar Dr. Caldwell tarafından yönetilen zalimce tıbbi testlere maruz kalmaktadırlar. İnsanlığın tek umudu olan bu çocuklar bulundukları üssün saldırıya uğraması ile dağılır. Çocukların arasında diğerlerinden daha farklı olan Melanie, öğretmenleri bayan Justineau, Çavuş Parks ve Dr. Caldwell üsten kaçmayı başarır. Artık insanlığın kaderini yalnızca Melanie belirleyebilecektir...

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.

Dünyanın büyük bölümünü yaşayan ölüler ele geçirmişlerdir. Yaşayan ölülerin estirdiği terör karşısında çaresiz kalan insanlar ise, 'normal' hayatlarını sürdürebilmek için çareyi tahkim edilmiş kent duvarlarının arkasına çekilmekte bulmuşlardır. Öte yandan bir avuç acımasız fırsatçı girişimci tarafından oluşturulmuş başka bir topluluk daha vardır. Bunlar da karmaşa içindeki kent caddelerinin üzerinde yükselen gökdelen kulelerinde yaşamaktadır.Kent duvarlarının dışında ölülerden oluşan ordu hızla büyüyerek güçlenir. İçeride ise anarşi doruk noktasına varmıştır. Kentteki insanların hayatını kurtarmak için bir grup paralı asker göreve çağrılır. Ölüler ordusundan insanları koruyabilmenin başka yolu kalmamıştır.

Yakın bir gelecekte, Dünya'daki normal yaşam yok edilmiştir. Paul ve iki oğlu Thomas ve Joseph, gündüzleri sükûnet, geceleri azap içinde bir hayat yaşamaktadırlar. Her gece, güneş battıktan sonra, gizemli ve şiddetli bir kötülüğün amansız saldırılarıyla karşı karşıya kalırlar. Thomas'ın gün batımından önce eve dönmediği bir günde, Paul onu bulmak için güvenli çiftliklerini terk etmek zorunda kalır. Aileyi, hayatta kalmak için umutsuz bir plan yapmaya zorlayan kabus gibi bir savaş başlar.

Nükleer savaş sonrası harap olmuş bir dünyada, Mo adında bir gezgin çölü geçerken hurda metal parçaları arasında bir robot kafası bulur. Bu parçaları, heykeltıraş kız arkadaşı Jill'e hediye olarak getirir. Jill, bu parçaları kullanarak bir sanat eseri yaratır. Ancak kimsenin farkında olmadığı şey, bu parçaların, son derece tehlikeli ve kendini onarabilen bir savaş robotu olan M.A.R.K. 13'e ait olmasıdır. Robot, Jill'in dairesinde yeniden faaliyete geçer ve ölümcül bir tehdide dönüşür. Artık Jill, yüksek teknolojili ve acımasız bu makineyle tek başına mücadele etmek zorundadır.

A horror film told in three parts, from three perspectives, in which a mysterious transmission that turns people into killers invades every cell phone, radio, and television.

Neighbors in a block wake one morning to find they have been sealed inside their apartments. Can they work together to find out why? Or will they destroy each other in their fight to escape?

Antarktika'da bir grup ABD'li bilim insanı Norveçli meslekdaşlarının boş ve yıkık araştırma üssünü incelerler, ancak buldukları avının şeklini alabilen dehşet verici bir canlıdan başka bir şey değildir.

Dünyanın geri kalanıyla bağları kesilmiş, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aile, korkunç yaratıkların dikkatini çekecek herhangi bir ses çıkarmadan korku ve sessizlik içinde yaşar.

Uzak bir hastaneye paket götürmekle görevlendirilen talihsiz bir kurye, vardığında kendini aniden bir salgının tam ortasında bulur. Hayatta kalabilmek için mutasyona uğramış yaratık sürülerine karşı amansız bir mücadele vermek zorundadır.

İngiltere'de bir genetik araştırmalar ensitüsünde insan doğasındaki şiddet ve öfkeyle ilgili bazı tehlikeli deneyler yapılmış ve bunun sonucunda 'rage' adını verdikleri bir virüs geliştirilmiştir. Bir grup aktivist, biliminsanlarının maymunlara zarar verdikleri gerekçesiyle deneylerin yapıldığı binaya sızarak korunaklı kafeslerde tutulan ve 'rage' virüsü aşılanan maymunlardan birini serbest bırakırlar. Fakat serbest kalan maymun kafesten çıkar çıkmaz eylemcilerden birine saldırır ve olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

Dünyanın Atom Çağı'na girdiği gelecekte insanlar megapollerde yaşamaya başlamıştır ve suça karşı acıması olmayan polis güçleri suçlu potansiyali gördüğü her insanı acımasızca cezalandırmaktadır. Gelecekteki Amerika radyasyona maruz kalmış çorak bir ülkedir. Boston’dan Washington DC’ye kadar tüm Doğu Yakası’nda suçluların kaotik sokaklara hükmettiği bir metropolis olan Mega Şehir Bir vardır. Düzene müdahale edebilen tek kuvvet “Hakimler” denilen şehir polisleridir. Hakimler’in hüküm verme, yargılama ve anında cezai yaptırımda bulunma güçleri vardır. Bütün şehir tarafından bilinen ve korkulan Dredd (Karl Urban) son Hakim’dir. Şehri son felaketinden yani tehlikeli bir uyuşturucu salgınından kurtarmakla görevlendirilmiştir. Rutin bir iş gününde, Dredd’e genetic mutasyon sayesinde güçlü fiziksel yeteneklere sahip olan Cassandra Anderson (Olivia Thirlby) isimli çaylağı eğitme ve değerlendirme görevi verilir...

Halley” kuyruklu yıldızı dünyaya yaklaşırken bir uzay gemisi, bu kuyruklu yıldızı önceden incelemek üzere görevlendirilir. Kuyruklu yıldızı inceleyen ekip, meteorun hemen ön kısmında organik bir uzay gemisi gibi birşey keşfederler. Bu uzay gemisinin içine araştırma için giren ekip, beraberlerinde dünyaya korkunç bir kabus getireceklerdir. Birbiri ardına içlerinden yaşam enerjileri çekilerek öldürülen kurbanların hikayesi vampirlere kadar gidecektir!…

Civilisation is coming to an end. The death of his only relative gives a feral boy the pretext to journey beyond the confines of his home environment; only by doing this will he be able to decipher his father's journal, the most valuable artefact in his legacy. This singular contribution to the post-apocalyptic sci-fi genre tells of a humanity in crisis, while at the same time conveying the adventurous spirit of adolescence.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir