
Alex D. Linz
Wilhelm 'Billy' von Huber


Alex D. Linz
Wilhelm 'Billy' von Huber

William Atherton
Ralph Stanton

James Woods
Dr. Wilhelm von Huber

Annabeth Gish
Dr. Donni McGuinness
T.J. Beacom
Ed the Bully
Austin Schwarz
Little Kid

Tony Jay
Narrator (voice)

Jack McGee
Fielding
James Benson
Gertz
Janis Benson
Gerta

Mark Moses
Alan Shepard

Michael Tylo
Guidance Technician
Michael Jeffrey Woods
Dexterity Technician

Patrick Richwood
Dieter

Scott Thompson Baker
Telemetry Technician

A teenage con artist tricks a desperate mother into hiring her as a live-in companion for her autistic daughter.

İstismar edilen bir beagle, sahibinden kaçar. Yolda, genç Marty Preston ile karşılaşır ve onu eve kadar takip eder. Çocuk, hemen köpekle bir bağ kurar ve ona Shiloh adını verir. Ancak Marty'nin sert babası, köpeğin yerel bir avcı olan Judd Travers'a ait olduğunu söyleyerek onu tutmasına izin vermez. Shiloh tekrar kötü muamele gördükten sonra kaçar ve Marty'ye geri döner. Marty, babasının köpeği tekrar Judd'a geri götürmesini engellemek için, ailesinden gizlice Shiloh'u evlerinin yakınındaki bir tepede eski bir kulübede saklar. Ancak bir gece başıboş bir köpek Shiloh'a saldırdığında sırrı ortaya çıkar ve Marty, yardım için babasına başvurmak zorunda kalır.

Naomi Watts, ailesiyle birlikte tatile çıktıklarında, göğsünden aşağısına kadar felç olan, aktif ve enerjik Avustralyalı anne Samantha Bloom'un gerçek hayatta kalma öyküsünde başrolde yer alıyor. İlerleme mücadelesine, çocuklarının eve getirdiği Penguin adlı yaralı yavru saksağan yardımcı olur.

Christine, taksi şöförlüğü yapan bir video sanatçısı. Richard ise karısından ayrıldıktan sonra iki çocuğu ile ayakta durmaya çalışan bir ayakkabı satıcısı. Christine hüzünlü ve şaşkın Richard ile tanışır. Richard ona ayağındaki yarayla ilgili şaşırtıcı bir derinlik taşıyan ilginç bir yorum yapar. Christine bütün gün kadınların ayaklarını elleyen bu adamdan etkilendiğini anlayınca onun gözüne girmek için elinden geleni yapmaya çalışır. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktır. Bu oyun esnasında bir yandan da adamın çocuklarının dünyasına girmeye çalışırız. Büyük oğlan mahallenin kızlarıyla ilk cinsel deneyimini yaşarken, henüz okuma yazma bilmeyen ufaklık da internet aracılığı ile olgun kadınları baştan çıkarmaya çalışır. Bu küçük ama şaşırtıcı film kimi zaman sevimli kimi zaman da şaşırtıcı öykülerden oluşuyor. İşin içinden çıkmak için gerçeküstü bir aşk hikayesi diyebiliriz. Ya da doğrudan Todd Solondz ve Terry Zwigoff gibi yönetmenleri referans verelim. Mümkünse kaçırmayın!

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.

İtalyan sinemasının yaşayan en büyük yönetmeni olan Bernardo Bertolucci'nin birçok eleştirmence beğenilmeyen filmi. Lama Norbu (Ruocheng Ying), Budistlerin ruhani liderlerinin ölmesi üzerine, reernkarnasyon sonucu Buddha'nın ruhunun bir çocuğa geçeceğini düşünüyor. Hindistan'dan bir kız çocuğu, Seattle'dan Amerikalı küçük Jesse (Alex Wiesendanger) ve Katmandu'dan bir çocuğu alıp kutsal Butan şehrine gidiyorlar. Burada gerçek Küçük Buddha'nın kim olduğu anlaşılacak.



Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.

Roger Avary, 80'lerde aynı video dükkanında beraber çalıştığı Quentin Tarantino'nun Rezervuar Köpekleri filminde "radyo diyaloglarının yazarı" olarak girdiği sinema dünyasında, kısıtlı bir çevre tarafından, özellikle de Mr. Stitch isimli bilimkurgu televizyon filmiyle tanınıyor. Yönetmen senaryoyu Amerikan Sapığı romanının yazarı Bret Easton Ellis ile birlikte onun romanından uyarlamış. Merkezine Wall Street'te çalışan Patrick Bateman'in kardeşi uyuşturucu satıcısı Sean Bateman'i koyan film, kampüs içinde yaşanan karışık cinselliği anlatan bir kolej filmi.

Yıl 2020 ve Mars'a gitmek için ilk görevlerinde, Luke Graham (Don Cheadle, Out of Sight) tarafından komuta edilen uzay aracı, kızıl gezegene güvenli inişini başarıyla gerçekleştirir. Fakat çok geçmeden Mars'ın gizemli manzarasının, tüm mürettebatı yok edecek kadar büyük bir felakete sebep olacak şaşırtıcı ve tuhaf bir gerçeği sakladığını anlarlar. NASA, Graham'ın kendilerine ulaşan son mesajı üzerine geride kalanları kurtarmak üzere Mars Kurtarma Ekibi'ni uzaya gönderir. Tabii geride kalan varsa... Ekip, aralarında kurdukları sıkı dostluk bağları sayesinde, aşılamaz gibi görünen engellere göğüs gererek, en sonunda gezegene inmeyi başarırlar ve nefes kesen görüntüleriyle Mars'ı keşfe çıkarlar. Görev Mars, aksiyon dolu sahneleri ve özel efektleriyle, sizi koltuklarınıza çivileyecek muhteşem bir bilim kurgu.

Psikiyatrist Chris Kelvin Solaris gezegenine yakın bir uzay istasyonuna gönderilir. Gelir gelmez istasyon komutanı olan arkadaşının kendini öldürdüğünü ve geride kalan iki bilim adamının da son derece depresif bir halde olduğunu görür. Hiçbiri olayı çözmekte Chris'e yardımcı olamaz. Ancak, Chris'e uyumadan dayanmasını tavsiye ederler. Bir süre sonra uykuya dalan Chris kendini tüm karmaşanın ortasında bulur. Eski karısı Rhea yanındadır.

A 12-year-old boy manages to flee a Communist concentration camp on his own, through sheer will and determination. All he has in his possession is a loaf of bread, a letter to deliver to someone in Denmark, and a compass to help get him there.

Hereafter' (Ahiret) ölümle farklı yollarda bağlantısı bulunan üç kişinin hikayesini anlatıyor. Amerikan işçi sınıfına bağlı olan George (Matt Damon)'un ölümden sonraki hayatla özel bir bağı bulunmaktadır. Ancak George bu bağı taşımak zorunda olduğu bir lanet olarak görmektedir. Fransız gazeteci olan Marie(Cecile De France) bütün dünyasını sarsan ölümcül bir durum yaşamıstır. Ölmüş ve tekrar hayata dönmüştür. Ve Londra'da ailesi dağılmış bir çocuk olan Marcus ikiz kardeşini kaybedince umutsuzca onu aramaya başlamıştır. Tesadüfler ya da kader ne derseniz artık onları Londra'da buluşturacaktır.

Film, sıkı kurallara bağlı bir hayat yaşayan başarılı mimar Jonathan’ın hikayesini anlatıyor. Jonathan’ın ikiz kardeşi John ise tüm gün uyumakta ve geceleri sosyalleşmektedir. Jonathan, kardeşi John’un Elena adında gizli bir kız arkadaşı olduğunu öğrendiğinde ondan ilişkisini bitirmesini ister ve hem meraktan hem de kıskançlıktan kendisi Elena ile bir ilişkiye başlar. John bu ilişkiden haberdar olduğunda, Doktor Mina Nariman’dan yardım istemesi için kardeşini ikna eder.


Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Dr. Ryan Stone zeki bir tıp mühendisidir ve emekliliğinden önce son görevine çıkan yetenekli ve deneyimli astronot Matt Kowalsky'nin yönetimindeki mekikte ilk uzay yolculuğuna çıkar. Her şey yolunda gibi görünürken rutin bir keşif yürüyüşü sırasında bir felaket yaşanır. Mekik çarpan bir cisim sonucu paramparça olur. İki bilim insanı uzay boşluğunda yapayalnız kalırlar. Yeryüzü ile iletişimleri tamamen kopmuştur ve sonsuz karanlıkla baş başadırlar. Şimdi korkunun yerini panik alır, üstelik var olan sınırlı oksijenleri de gitgide tükenmektedir. İkili eve, dünyaya dönüş yolunu bulabilecek midir?

2073 yılında, demokrasi ve kişisel özgürlüklerin tamamen yok edildiği, teknoloji hakimiyetindeki bir polis devleti olan Yeni San Francisco'da geçmektedir. Hikâye, tarihin akışını değiştirmek ve insanlığın geleceğini kurtarmak için hayatını riske atan bir zaman yolcusunu konu alır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir