
Amanda Detmer
Elizabeth Spencer

Ada ve Piper Spencer için şarkı söylemek nefes almak kadar doğaldır. Yetenek ve kararlılıkla kutsanmış olan bu kız kardeşler, Nashville sahnelerinde, performans sergileme hayallerini gerçekleştirmeyi umuyorlar. Ancak kızların hiç bilmediği bir aile sırrı vardır.

Amanda Detmer
Elizabeth Spencer

Laura Bell Bundy
Marq Dunn

Ronny Cox
CJ Simms

Willie Nelson
Himself

Cozi Zuehlsdorff
Piper Spencer

Matthew Barnes
Declan Martino

Myra Turley
Meemaw

Lawrence Turner
Henry Monroe

Jerri Tubbs
Shula Sloan

Kaitlyn Bausch
Ada Spencer

Lori Campbell
VA Nurse
Dara Sisterhen
Justine Sloan

David Shiflett
US Veteran

Lory Tom Thompson Sr.
Disabled Vet
Daniel Williamson
Declan Martino Guitar Player

Genç bir beyaz çocuk blues'cu olma sevdasıyla efsanevi blues'cu Willie Brown'ı bulur ve ondan kayıp şarkısını bulmak için yardım ister. Bu arada da Willie'nin şeytana sattığı ruhunu geri almak için yenilmesi zor bir gitarist olan Jack Butler'ı (Steve Vai) gitar savaşında yenmesi gerekir. Ancak Willie yerine genç blues sever kahramanımız yarışır ve kazanır.

Sokak dansçısı Skyler, eğitimli dansçı kız kardeşi Tosha'nın gölgesinden çıkar ve Honey dans stüdyosuyla bir dans yarışmasına katılır; ödül üniversite bursudur.

Yılın Mücadelesi dünyanın dört bir yanından gelen en iyi takımların buluştuğu ve her yıl düzenlenen bir break dans turnuvasıdır. Amerikalı grup on beş senedir bu dans olimpiyatlarını kazanamamaktadır. Los Angeles Hip Hop dünyasının önemli isimlerinden biri olan eski break dansçı Dante ülkesini birinciliğe yükseltmek istemektedir. Takımını çalıştırması için eskiden şampiyonluk kazanmış bir basketbol takımının koçluğunu yapmış arkadaşı Blake'ten yardım ister. Doğru koçla her takımın şampiyon olabileceği teorisiyle ülkenin en iyi break dansçılarından oluşan bir Rüya Takımı kurarlar. Yılın Mücadelesine sadece üç ay kala, Blake on iki yetenekli gencin bir takım ruhu oluşturabilmesi ve zafer kupasını Amerika’ya getirmesi için bildiği her taktiği kullanır. Film her sene Fransa’da düzenlenen gerçek Dünya şampiyonasından esinlenilerek yapılmıştır.

The story of music legend Terri Hooley, a key figure in Belfast's punk rock scene. Hooley founded the Good Vibrations store from which a record label sprung, representing bands such as The Undertones, Rudi and The Outcasts.

Kahramanlarımız son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsü; onları canlandıranlar ise Hollywood'un en parlak oyuncuları. Dünyaca ünlü yaylı çalgılar dörtlüsünün sevilen viyolonsel sanatçısı acımasız bir hastalığa yakalanınca grup dengesini kaybeder; bastırılmış duygular, çarpışan egolar ve kontrolden çıkmış tutkular yıllardır süren dostluk ve uyumu tehdit etmeye başlar. 25. yıldönümleri için verecekleri konser yaklaştığından, müzisyenler, sorunlarını çözüp birlikteliklerini korumak ile sonsuza dek ayrılmak arasında seçim yapmak zorundadır.

Talented but self-centered trumpeter Bleek Gilliam is obsessed with his music and indecisiveness about his girlfriends Indigo and Clarke. But when he is forced to come to the aid of his manager and childhood friend, Bleek finds his world more fragile than he ever imagined.

Onların müzikteki ideali seyircilere "Dirty Dancing" filmini hatırlatacak: Mambo, rumba ve cha-cha adına, Castillo Kardeşler (Armando Assante ve Antonio Banderas) Amerika'yı fethetmeye geliyorlar. Pulitzer ödüllu romandan sinamaya aktarılan bu filmi, Arne Glimcher (Just Cause) yönetiyor. "Mambo Krallar"ı, bu ikilinin şöhrete giden yolu bulma hikayesini anlatıyor. Filmde Assante ve Banderas, büyük çıkış yapan karizmatik müzisyen kardeşleri canlandırıyor. Castillo Kardeşler ün ve başarıyı, "I Love Lucy" TV dizisinde konuk sanatçı olarak yer aldıkları bölümle yakalarlar. En iyi Latin aktörler izleyicileri nefessiz bırakacak şarkılar eşliğinde (aralarında En İyi Şarkı Oskar adayı olan "Beautiful Maria of My Soul"da var) filmi muhteşem bir müzikal haline getiriyorlar.

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.

Colin Escott‘un aynı adlı biyografik romanından uyarlanan yapım, Country müziğinin efsanevi isimlerinden Hank Williams‘ın hayatını konu alıyor. Filmde Williams’ın kariyerinin yükselişini ve bu yükselişin özel hayatı ve sağlığına kötü etkilerini izliyoruz…

A famous pianist at the twilight of his career meets a free-spirited music critic who soon becomes his rock as his mental state deteriorates.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır. 11 haziran 2004 günü 73 yaşında hayata veda eden soul müziğinin efsane ismi Ray Charles'ın yaşam öyküsünü anlatan 'Ray' müzikal bir otobiyografi.

Başarılı müzik şirketi batan David Smallbone, daha parlak bir gelecek arayışına girer ve ailesini Avustralya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne taşır. Olağanüstü gerçek bi hikâyeye dayanan bu filmde, altı çocukları, bavulları ve müzik sevgilerinden başka hiçbir şeyleri olmayan David (for KING + COUNTRY'den Joel Smallbone) ve hamile eşi Helen (Daisy Betts) hayatlarını tekrar kurmak üzere yola çıkarlar. Olağanüstü gerçek bi hikâyeye dayanan bu film, Helen tüm olumsuzluklara rağmen hâlâ inançlıdır ve eşi ile çocuklarını da inanmaya devam etmeleri için teşvik eder. Kendi hayallerini geri plana atan David ve Helen, ilham verici müzik tarihinin en başarılı iki sanatçısına dönüşecek çocuklarının müzik yeteneklerinin farkına varmaya başlarlar.

Respect, müzik ikonu Aretha Franklin’in hayatına odaklanıyor. Filmde, Franklin’in babasının klisesinin korusunda şarkı söylediği çocukluklar zamanlarından, ikonik bir süperstar ve bir sivil haklar aktivistine dönüştüğü zamanlara bir yolculuk yapılıyor.

Liam Page karakterinin ağzından filmin konusu "Planlarım arasında bir rock yıldızı olmak hiçbir zaman yoktu. Üniversitede Amerikan futbolu oynayacak, NFL'de profesyonel futbolcu olacak ve lise aşkımla evlenip sonsuza dek mutlu yaşayacaktım. Gideceğimi söylediğim o gün, her ikimizin de kalbini kırmıştım. Gençtim ve kendim için doğru kararı vermiştim, fakat bu bizim için yanlış bir karardı. Tüm hissettiklerimi müziğimle dile getirdim, fakat o kızı asla unutamadım. Onun gülüşünü, onun kokusunu… Şimdi, on yıl sonra geri dönüyorum. Umarım bunca zaman sonra ona bunu anlatabilirim: Onun hâlâ Sonsuza Kadar Benim olmasını istediğimi."

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.

Jackson Maine, son zamanlarında kariyerinde düşüş gösteren yetenekli bir müzisyendir. Bir gün, henüz keşfedilmemiş genç bir yetenek olan Ally ile tanışır ve ikili arasında tutkulu bir aşk başlar. Ally'nin yeteneğinin farkedilmesi için çalışan Jack onu sahnenin büyülü dünyası ile tanıştırır. Kısa süre sonra ise Ally artık ünlü bir müzisyen olmuştur. Kendi kariyerini Ally'nin gölgesinde bırakan Jack, kaybolan ihtişamını geri kazanmaya çalışır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Joan Tewkesbury’nin senaryosu, geri planda, asıl konuyla bağlantı kurmak derdinde olmadan politik bir hikâye atıveriyor ortaya, böylece Vietnam Savaşı’nda atılan yanlış adımların ve yozlaşmış Nixon hükümetinin gölgesindeki Amerika’nın kendisini yeniden keşfettiği süreçteki tekinsiz atmosferi solumamızı sağlıyor. Film, politik mevzunun gelişimi içinde, “Country Müziği ve Western” manzarasına en iyi bakışı sunuyor ve 1970’lerin, Amerika metaforunu bitirip tüketen son filmi olduğunu kanıtlıyor. Yayılıp giden, dağınık, benzersiz bir tarzda çekilen, öyküselliği olmayan film, müzisyenler, menejerler, politikacılar, reklamcılar ve müzikseverlerden oluşan 24 karakterin, Nashville’deki koşuşturmacalı beş gün boyunca yapıp ettiklerini enfes bir tarzda gözlüyor.

Country müziğin en ünlü isimlerinden Loretta Lynn’in hayatını beyazperdeye taşıyan biyografik film “Coal Miner’s Daughter”, başroldeki Sissy Spacek’e En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırmıştı. Michael Apted’in usta rejisiyle kotardığı film Lynn’in müzik kariyerinin ilk günlerinden başlayarak genç kadının üne kavuştuğu, büyük fırtınalar atlattığı dönemleri ekrana yansıtıyor.

Bad Blake birden fazla evlilik yapmış, alkol bağımlısı, kötü şöhretli eski bir country müzik yıldızıdır. Ailesi olmayan bu adam şimdilerde küçük kasaba barlarında tek gecelik sahne almaktadır ve 28 yaşındaki oğlunu en son o dört yaşındayken görmüştür. Hayatı yıllardır yollarda geçen ve yaşamı günden güne kötüye giden Bad, gazetecilik yapan Jean Craddock'ı tanıdıktan sonra değişmeye başlar. Jean müzisyenin içindeki gerçek insanı görmeye başlamış ve aralarında beklenmedik bir ilişki doğmuştur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir