
Laura Birn
Aliide Truu (young)

Puhdistus (Arınma), Estonya tarihinin karanlık sayfalarında yankılanan iki kadının etkileyici ve sarsıcı öyküsünü perdeye taşıyor. Stalin döneminin zulmünü ve Sibirya sürgünlerinin acısını yaşamış Aliide ile 1990'ların başlarında Rus mafyasının pençesinden kaçan genç Zara'nın yolları beklenmedik bir şekilde kesişir. Bu iki hayatta kalanın geçmişleri, sırlarla ve pişmanlıklarla dolu bir ağ örerken, izleyiciyi derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Aile trajedileri, ihanet ve intikam arayışının iç içe geçtiği bu film, insan ruhunun dayanıklılığını ve tarihsel travmaların nesiller boyu süren etkisini güçlü bir dille anlatıyor. Gizemli bağlantılar ortaya çıktıkça, Puhdistus sizi koltuğunuza bağlayacak, düşündürücü bir sinema deneyimi sunuyor.

Laura Birn
Aliide Truu (young)

Liisi Tandefelt
Aliide Truu (old)

Amanda Pilke
Zara

Peter Franzén
Hans Pekk

Kristjan Sarv
Pasha

Krista Kosonen
Ingel

Tommi Korpela
Martin Truu

Sonja Nüganen
Linda (10 years)
Kaisa Kaljusaar
Linda (4 years)
Laura Kiis
Linda (newborn)

Tomi Salmela
Militia
Panu Vauhkonen
Tall Man

Jaanika Arum
Katia

Jarmo Mäkinen
Lavrenti

Petteri Pennilä
Andrei

İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan bir psikiyatrist, Nürnberg davalarından önce Nazi liderlerini değerlendirirken, Hermann Göring ile rahatsız edici bir bağ kurdukça kötülüğü anlama konusunda giderek daha fazla saplantılı hale gelir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Eric Lomax, Singapur’da Japonlar tarafından yakalanan ve POW kamplarına gönderilen İngiliz bir memurdur, bu kamplarda Tay-Burma Demir Yolunda çalışmak zorundadır. Kampta geçirdiği zamanlarda bir memur tarafından işkence görür ve arkadaş bir POW ile karşılaşır. Yıllar sonra ve savaşta yaşadıklarının psikolojik travmalarının acısını çekerken Lomax, eşi Patti tarafından kendisini yakalayanları bulması ve onlarla yüzleşmesi konusunda baskı görür. En yakın arkadaşı kendisine eşlik ederken, Lomax işkence sahnelerine geri döner ve kendisini tutan Japon görevli Takashi Nagase ’yı bulmayı başarır, acının ve nefretin yaşamından kendini uzaklaştırma niyetindedir..

The Gathering Storm, Winston Churchill’i İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki yıllarında sunuyor.Winston Churchill zor bir dönemden geçiyor. Nazi Almanya’sı yükselmekte ama İngiltere Parlamentosu, barış umuduyla bu yükselişi fark etmemeyi tercih ediyor. Hatta onlara uçak motoru yollama kararı alıyorlar. Churchill ise partisinin tavsiyesine kulak atmayarak Nazi tehdidine dikkati çekiyor. Ancak The Gathering Storm esas olarak, Winston Churchill ile karısı Clementine arasındaki kişisel ilişkiyi ve sevgiyi anlatan bir film. Onun kibirli tavrı, karısıyla aralarındaki bağı öyle zorluyor ki, Clementine seyahate çıkmak istiyor. Churchil onu bencillikle suçlayınca da kararı pekişiyor. O seyahatteyken, Churchill, ya geri dönmez de birine kapılırsa diye endişe içinde yaşıyor.

Uçsuz bucaksız toprakları olan bir imparatorlukta, kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bir bölgede barbarların ayaklanma çıkaracağı duyulması üzerine acımasızlığı ile nam salmış bir komutan ve beraberinde askerleri gönderilir. Yıllardır kalenin güvenliğinden sorumlu olan sulh yargıcının otoritesini sarsan bu durum, yerlilere karşı büyük zorbalık ve zulümle sonuçlanır. Olayların durulmaması üzerine, komutan ve askerleri bir görev için kaleden ayrıldıklarında yerlerine yeni bir birlik gelir. Bu birliğin başındaki genç asker Mandel kalenin tüm yetkilerini ele geçirse de düzeni sağlamak için bundan fazlasına ihtiyaç duyacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Gerçek bir öyküden esinlenen, Tyler Perry imzalı bu dramada, ABD Kadın Kolordusu'nun siyahi kadınlardan oluşan tek taburu, II. Dünya Savaşı'nda denizaşırı imkânsız bir göreve çıkar.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

The incredible, untold true story of how a group of prisoners attempt a seemingly impossible escape from the first Nazi death camp in order to provide the first eyewitness account of the Holocaust.

Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.

Onaltıncı yüzyıl Ukrayna'sında geçen bir “Romeo ve Juliet” hikayesi. Taras, yıllarca süren maceralarından ve kazak dostlarıyla birlikte kahramanlıklarından sonra rahat çiftlik hayatına yerleşir. Çok zengin olmamasına rağmen, oğlu Andrei'yi bir Leh okuluna gönderir. O zamanlar Ukrayna'da Lehler hakimiyetlerini sürdürmektedirler. Kazakların da kökeni, özgürlükleri ve Lehlerin egemenliğinin kaldırılması için mücadele eden Ukraynalı serflerdir. Bu yüzden Taras, çocuğunun düşmanın yöntemleriyle eğitileceğini ummaktadır. Bunun yerine Andrei, Soylu bir Leh ailenin kızına aşık olur. Aşk, aile onuru ve ulusal kimlik mücadelesi arasında bir çatışmaya sahne olur.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

2. Dünya Savaşı döneminde geçen film, Moe Berg'in hayatını konu ediyor. İyi bir üniversite mezunu olan ve 12 dil konuşabilen Berg, 15 yıl boyunca Chicago White Sox ve Washington Senators gibi takımlarda beysbol oynamıştır. Moe Berg ayrıca; Almanlarla nükleer silah yarışında Amerika için OSS adına casus yapmıştır.

Dini bütün olarak yetişen Hazel'in içinde zamanla bir din karşıtlığı gelişmiştir. Kafasında yalnızca bir tek şey vardır: kendi anti-kilisesini, İsa'sız Kilise'yi bulmak; toplumun dinselliğine karşı kişisel, ruhsal bir savaşıma girmek. Çaresizlik içindeki Hazel, sonunda kendi dinini bulur.

Çocukluktan beri yakın arkadaş olan Ruth (Keira Knightley), Tommy (Andrew Garfield) ve Kathy (Carey Mulligan) başka insanlara organ sağlamak için klonlanmışlardır. Üç arkadaşın çocukluk yılları yatılı bir okulda geçmiştir. Erişkinliğe ulaştıklarında ise ürpertici gerçekle tanışmaları ve kendilerine çizilmiş olan kaderlerine hazırlanmaları gerekmektedir.

1952 kışında İngiliz yetkililer bir soygun ihbarını araştırmak üzere Alan Turing’in evine girerler. Ahlâksız davranış suçlamasıyla Turing’i gözaltına alırlar. Yetkililer, modern bilgisayarcılığın öncüsünü suçladıklarından habersizdir. Bilgin, dilbilimci, satranç şampiyonu ve istihbarat görevlilerinden oluşan bir grubun lideri olan Alan Turing’in, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın kırılamaz tabir edilen Enigma makinesinin şifrelerini kırdığı bilinmektedir.

The film follows Finnish army machine gun company in Continuation War against Soviet Union, 1941–1944. Based on Väinö Linna's best selling novel Tuntematon Sotilas (The Unknown Soldier) and the novel's uncensored version, Sotaromaani (A War Novel).

David Finkel’in aynı adlı romanından sinema ekranlarına uyarlanan film, Irak’tan ülkesine dönen bir grup askerden biri olan Adam Schumann’ın (Miles Teller) Post-Travmatik Stres Bozukluğu yaşaması üzerine sivil hayata ve ailesine karşı yabancılaşmasını anlatıyor.

Gizemli bir geçmişe, olağanüstü bir zekaya, karizmaya ve vücut kontrolüne sahip bir Yahudi adam, tekrar cinayet işlemeye teşebbüs ettikten sonra akıl hastanesine döner ve burada şaşırtıcı bir keşifte bulunur.

Billy Lynn, Irak'ta savaşan bir Amerikan askeridir. Birliğiyle birlikte girdiği oldukça şiddetli bir çatışmanın ardından sağ kalan 7 arkadaşıyla birlikte ülkesine döner ve savaş kahramanı gibi karşılanır. Amerikan hükumeti tarafından ülkedeki ordu desteğini artırmak için ülke çapında bir tura çıkarılır. Turun bir parçası olarak Amerikan futbolu takımı Dallas Cowboys'un bir maçının devre arasında Destiny's Child konserinde sahneye çıkacaklardır. Bu esnada Lynn, hem insanların ona bakışını, hem de geçmişini ve Irak'ta yaşadıklarını hatırlamaya başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir