
Alexia Rasmussen
Esther Woodhouse

Evine dönmekte olan hamile Esther Woodhouse korkunç bir saldırıya uğrar ver saldırgan tarafından tanınmaz hale getirilir. Ancak Esther bu olaydan sonra bir destek grubunda teselli bulunca, olaya iyi açıdan bakmaya başlar. Mutsuz ve yalnız hayatı arkadaşlığa, anlayışa ve kabullenmeye açılmıştır. Ancak, arkadaşlık ve anlayış yanlış insanlar tarafından gelince oldukça tehlikeli olaylara yol açabilmektedir...

Alexia Rasmussen
Esther Woodhouse

Kristina Klebe
Anika Baron

Alexa Havins
Melanie Michaels

Joe Swanberg
Patrick Michaels

Brittany Wagner
Counter Girl

Faust Checho
Detective Allen

Erika Hoveland
Mary Wilkens

Kitsie Duncan
Support Victim

Jim Dougherty
Store Manager

Mark A. Nash
Anchorman

Adam Stephenson
Mr. Verdel
Melissa O'Brien
Receptionist

Dennis Crosswhite
Tattoo Manager

Winter, 1843. A young woman is under investigation following the mysterious death of her family's matriarch. Her recollection of the events sheds new light on the ageless forces behind the tragedy.

Joanna Mills'in (Sarah Michelle Gellar, The Grudge 1 ve 2 filmlerinin, Buffy the Vampire Slayer dizisinin yıldızı, bir nakliyat şirketinde satış temsilcisi olarak başarılı bir görevi vardır. Ancak özel hayatı babası ve onun için saplantı duygular besleyen eski erkek arkadaşı tarafından alt üst olmuştur. Bir gün hiç tanımadığı bir kadının hunharca öldürülmesine tanık olur. Katilin bir sonraki hedefi ise kendisidir. Gördüğü kabuslar, onu öldürülen kadının yaşadığı yere götürür. Bazı sırların saklanamayacağı ve ruhların asla yok olamayacağını keşfeder. Bu cinayeti çözerken, Joanna kendisi le ilgili pek çok bilinmezi de çözecektir.

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

Sıradan bir adamın hasta oğlunu yaşatmak için suça yönelmesini anlatan çok önemli bir film… Dünyanın her yerinde rastlayabileceğiniz türde bir Sırp ailesi. Daha çok para kazanabileceği fırsatları, işini ahlaklı bir şekilde yapabilmek adına geri çeviren bir adam, gündüzleri öğretmenlik yapan ailesine düşkün bir kadın ve bu çiftin aşklarının meyvesi olan sevimli bir oğlan. Rutin ama problemsiz, sıcak bir hayatları var. Ayın sonunu zor getiriyorlar ama her sabah arabayla kırmızı ışıkta durduklarında arabanın çevresini saran sokak çocuklarına göre daha şanslı olduklarını da biliyorlar.

At yarışı kazasında kör olan genç bir kadın (Mia Farrow) amcasına (Robin Bailey) ait bir konakta yaşamaktadır. Amcasını, yengesini ve kuzenini öldüren psikopat tarafından tehdit edilir. Korku dolu hikaye böylece başlar...

Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.

Garip ve yalnız bir sakin olan Patrick (Brendan Rock), bir karavan parkının arka tarafındaki karavanda yaşamaktadır. Şiddetli bir fırtına patlak verdikten sonra, gizemli bir genç kadın (Jordan Cowan) hava koşullarından korunmak için kapısına dayanır. Gece uzadıkça ve kadın Patrick hakkında daha fazla şey keşfettikçe, oradan ayrılmakta daha da zorlanır. Kısa süre sonra kadın Patrick'in niyetini sorgulamaya başlarken, Patrick de kendi gerçeklik kavramını sorgulamaya başlar.

Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ırkçı ayrımcılık sisteminin sona ermesinin ardından Başpiskopos Desmond Tutu ülke çapında bir soruşturmanın başına getirilir. Tutu dava için, işlediği cinayetler ve acımasızlığı ile nam salan, ancak artık affedilmek isteyen bir katil tarafından azami güvenlikli bir cezaevine çağırılır. Acımasız hapishane duvarlarının içindeki Tutu, kurnaz katil ile tehlikeli ve hayat değiştirebilecek bir savaşa girecektir...

Saatli bomba gibi patlamaya hazır, uykusuzluk çeken bir adam ile tekinsiz bir sabun satıcısı; ilkel erkek saldırganlığını şok edici yeni bir terapi yöntemine dönüştürür. Kurdukları bu fikir hızla yayılır ve her şehirde yeraltı "dövüş kulüpleri" kurulmaya başlar ta ki egzantrik biri yollarına çıkıp yok oluşa doğru giden, kontrolden çıkmış bir sarmalı tetikleyene kadar.

Toplumdan uzakta, ormanlık bir alanda inziva hayatı yaşayan hayatta kalma uzmanı bir baba olan Bowdrie ve kızı Tag, bir gün nehir kenarında yaralı ve gizemli bir kadın bulurlar. Kadını evlerine alıp tedavi etmeye başlarlar ancak çok geçmeden kadının peşinde acımasız ve intikam hırsıyla dolu bir uyuşturucu kartelinin olduğunu fark ederler. Sakin ve izole yaşamları, bir anda kabusa dönüşür. Bowdrie ve kızı, evlerini ve kendilerini korumak için hayatta kalma becerilerini sonuna kadar kullanmak zorunda kalır.

Working-class British housewife Myra Savage reinvents herself as a medium, holding seances in the sitting room of her home with the hidden assistance of her under-employed, asthmatic husband, Billy. In an attempt to enhance her credibility as a psychic, Myra hatches an elaborate, ill-conceived plot to kidnap a wealthy couple's young daughter so that she can then help the police "find" the missing girl.

Göremediğiniz şeyler canınızı yakabilir. Varlıklı bir bilim adamıyla şiddetli ve kontrollü bir ilişkide sıkışan Cecilia, gecenin köründe kaçıp kayıplara karışır. Ancak tacizci eski partneri aniden öldüğünde Cecilia, ölümünün bir aldatmaca olduğundan şüphelenir. Bir dizi ürkütücü tesadüf ölümcül bir hal almaya başlayıp sevdiklerinin hayatlarını tehdit etmeye başlayınca Cecilia'nın akıl sağlığı umutsuzca kimsenin göremediği biri tarafından avlandığını kanıtlamaya çalışırken çözülmeye başlar.

Çevresel bir mesaj vermek amacıyla bir ev süpermarketini tahrip etmeye çalışan bir grup genç aktivistin hikâyesini anlatıyor. Ancak planları korkunç bir şekilde ters gider ve kendilerini içeride sıkışmış halde bulurlar. Bu sırada, ilkel avlanmaya karşı korkunç bir tutkusu olan deli bir güvenlik görevlisiyle yüzleşmek zorunda kalırlar. Gece şiddet ve terörle dolarken, gençler hayatları için çaresiz bir mücadeleye girişirler.

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

Yakın zamanda dul kalmış olan Sarah hayatını çok sevdiği çocuklarına adamış olan, dayanıklı bir annedir. Ancak yaşanacak olan olaylar onu bir hayli zorlayacaktır. Eşinin gizemli cinayetinin ardındaki sırları çözmeye kararlı olan Sarah, bir yandan da çocuklarını koruyabilmek için büyük bir mücadeleye girişmek zorundadır.

Seri katil bir çift, 17 yaşındaki Vicki’yi kaçırır. Vicki yaşadığı dehşetin içinde kurban pozisyonunu kabullenmez ve çift arasındaki dinamikleri onlara karşı kullanmaya başlar. Ben Young’ın Venedik Film Festivali’nde müthiş bir ilgiyle karşılanan bu ilk filmi 1980’lerde, Avustralya’da geçiyor. Şiddetin ağırlıklı olarak kadraj dışında yaşandığı filmde, psikolojik gerilim janrının kuralları ustaca kullanılırken, tekinsiz atmosfer, ağırlığını hissettiriyor. Güneş ışığının eksik olmadığı coğrafyada yönetmen Young’ın yakaladığı ve izleyiciyi etkisi altına alan karanlık takdire değer.

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."

Not long after John Chambers and his family arrive at their new home in a small country town of Pennsylvania, John begins to experience sleep paralysis. Lying there paralyzed, trapped within his own nightmare, other-worldly beings visit John. They are entities which exist in the darkest shadows of the night and can only be seen out of the corner of one's eye. These encounters begin to haunt John, transforming to complete terror as he discovers the entities' sole purpose... the abduction of his seven year old son. In the end, John will uncover the town's horrific secret, a portal on his land, and make one last attempt to save his son before the shadow people permanently take him away to their world.

Lakeview Terrace’daki bir genç çift, Californiya’daki rüya evlerine yeni taşınmışlardır, fakat yan komşuları onların ırkçı olmalarından dolayı onlara karşı zıt bir tavır içine girmiştir. Katı, çocuğunu tek başına yetiştiren bir baba olan LAPD memuru, etrafı kollayan kişi olmayı kendine görev bilmiştir. Geceleri mahallede devriye gezip mahalleliyi huzura kavuştururken bir taraftan da yeni evli çifti giderek daha fazla rahatsız etmeye başlar. Polisin çifte karşı rahatsız edici tavrına karşılık onların da polise karşı harakette bulunmaya başlamasıyla, olay bir trajediyle sonuçlanır.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir