Kate Crutchley
Louise

The tale of two women: Sandra, an ambitious but naive Birmingham working girl who moves to London with the hope of securing wealthier patrons, and Louise, her social worker friend, who is fighting to change the antiquated and hypocritical prostitution laws. As both strive to achieve their goals, a cold dose of reality dashes their hopes, and the built-in biases against women in society are unmasked.
Kate Crutchley
Louise
Eleanor Forsythe
Sandra
Kim Lockett
Jean
Nancy Samuels
Rose
Richard Mangan
David Selby
Phyllis Hickson
Rose's Mother
Gillian Hawser
Jackie
Joseph Senior
Joseph
Carol Palmer
Carol
Ann Whittaker
Amanda
Paul Arlington
Mr Hanson
Pat Manning
Mr Hickson
Brigid Mackay
Mrs T
Barbara Roslyn
Girl on Sofa
Jackie Thompson
Girl on Sofa

Brandon Sullivan otuzlu yaşlarında, cinsel dürtülerine hakim olamayan bir New Yorklu'dur. Brandon'ın iş, ev ve barlardan ibaret tekdüze yaşamı, fahişeler ve porno filmler arasında geçmektedir. Dikbaşlı kız kardeşi Sissy, birkaç gün kalmak için evine gelince hayatı birden rayından çıkacaktır.

An alienated teenager, saddened that he has moved away from London, must find a way to deal with a dark family secret.

In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.

Dünya, ülkelerin arasındaki politik çıkmazlar sebebiyle büyük bir savaşın gölgesindedir. Bu dünyada gençliğine ulaşmaya çabalayan bir çocuk ise kasabalarına gelen, güzeller güzeli bir genç kadın olan Malena'nın etkisiyle kendi erkek kimliğini bulmak üzeredir. Malena, tüm güzelliğiyle faşist bir İtalyan kasabasını derinden etkilemektedir. Bütün kasabayı birbirine düşürecek olan genç, seksi ve dul kadın, bu kasabanın hem başlangıcı hem de sonu olmak üzeredir.

Mr.Dashwood yasalar gereği mirasını ilk karısından olan oğluna bırakmak zorundadır. Oğlundan ikinci karısı ve ondan olan kızlarına destek olmasını rica eder. Fakat oğlunun karısı bunun gerçekleşmesini engellemek için elini yapar. Biri tamamen duygularıyla, diğeri de sadece mantığıyla hareket eden iki kızkardeş, 19.yüzyılın erkek egemen ve ahlakçı dünyasında bir de ekonomik sorunlarla başetmek zorunda kalırlar. Tüm toplumsal ve ekonomik baskılara rağmen mantık ve duygu aşkla birleştiğinde, bu iki kızkardeşe güç verecek, onlara mutluluğun kapılarını açacaktır.

Bir zamanların punk grubu Sex Pistols'un basisti Sid Vicious ile sevgilisi Nancy Spungen'in biyografisi. Sex Pistols Amerika turnesinden sonra eroin bağımlısı Sid Vicious kendi solo kariyerini düşünürken bir sabah bir otel odasında Nancy'nin karnında bıçakla küvette ölü bulunur.

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...


Kült klasiği filmde Ewan McGregor, eroini ve ‘kötü arkadaş’ları ardında bırakmak isteyen Mark Renton’u oynuyor. Renton, zor da olsa (akıllardan silinmeyecek bir sahne sonunda) temizlenir ve Londra’ya gider. Ama geçmişten kurtulmak o kadar kolay değildir, hele eski arkadaşları kapısında bitiverirse!

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.

Klasik bir kült olan bu filmde alışılmadık bir çifti izliyoruz. Ekranlarda görmeye alışık olduğumuz türden çiftlere ait bildiğimiz ne varsa tümüne meydan okuyan bir birliktelik. Harold olarak izlediğimiz Bud Cort, zenginliğinden sıkılmış ve tüm ilgisine ölüme vermişa. Maude ise hayat hakkında pek çok şey bilen eski bir serseridir. Senaryosu Colin Higgins'e ait olan filmi Hal Ashby yönetmiş. Sevginin sınır tanımadığına dair eğlenceli ve etkileyici bir film. Müzikler ise Cat Stevens'e ait.

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

“Performans”, hippi yaşamı ile gangster yaşamını üst üste kurgulayarak bir karakterin kimlik bölünmesini zeki ve gizemli bir dille inceliyor. Buna ulaşırken anlatısını kurgu teknikleri üzerine kurması da, suçla ilgili dertlerini söyleme şekliyle çığır açmasını sağlıyor. Sub-noir dediğimiz alt türün başlangıcı anlamına gelen yenilikçi bir gangster filmi! Aynı zamanda hippi kültürünün nasıl anlatılacağına dair bir sinema dersi.

Joe, Seligman'a bir nemfoman olarak hayatının hikayesini anlatmaya devam ediyor. Bu kez yetişkinlik yıllarına odaklanır; ihmalkâr bir anne oluşunu, sadomazoşizmle ilişkisini ve vahşice dövülmesine neden olan durumu anlatır. Bu arada Seligman Joe'ya açılmaya başlar.

Güçlünün güçsüzü ezdiği bir Dünya'da yaşıyoruz.. Yaşanan ülke ne kadar demokratik olursa olsun bu farketmiyor.. Paran, kuvvetin ve cesaretin varsa karşındakine diz çöktürebilirsin.. Bu filmde de kısacası bunlar göz önüne serilmiş.. Kızların çok küçük yaşta uyuşturucuya alıştırılıp erkeklere peşkeş çekilmesi, erkek hegemonyasının hakim olduğu bir Dünya'da kaba kuvvetle herşeyin herkeze yaptırılabilir olması, uyuşturucu alan insanların bilinç kaybıyla ne yaptıklarını bilmemesi, mafyanın ve sokak çetelerinin bu işin önderleri olduğu gerçeği vs.. vs.. Belki şu an böyle yaşamıyoruz ama daha ne kadar dayanabiliriz.


Tecrübeli gey pornosu yapımcısı Stephen, henüz reşit olmamış oyuncusu Brent Corrigan'ın hakları için iki rakip yapımcıyla sonuçları ölümcül olacak bir mücadeleye girer.

Annie, uzun zamandır birlikte olduğu Duncan ile olan ilişkisinde pek de mutlu değildir. Duncan eski bir rock yıldızı olan Tucker Crowe’un takıntılı bir hayranıdır ve neredeyse ona olan bağlılığı Annie’ye olan bağlılığından daha fazladır. Tucker’ın 25 yıl önce kaydettiği bir demo kayıt orataya çıkıp yeniden ünlü olunca, Annie ve Tucker arasında hayatlarını değiştirecek bir karşılaşma yaşanır.


Amerikalı eski usta hırsız, uslanmaz kumarbaz ve eroin bağımlısı Bob Montagnet'nin talihi ve parası Güney Fransa'da tükenmiştir. Yasadışı bir kulüpte, eroinin etkisinde kafası bulanmışken, yerel bir muhabbet tellalı olan Remi tarafından tuzağa düşürülmüş genç ve güzel bir Doğu Avrupalı kızla, Anna'yla tanışır. Kulüp polisler tarafından basılınca Bob, yıllar ötesine uzanan özel bir bağla tuhaf bir şekilde kader birliği ettiği dedektif Roger'nin hayatını kurtarır. Bob son parasını da at yarışlarında kaybedip iyice dibe vurunca, yardakçısı Raoul onu, Monte Carlo'da yapmayı planladıkları ihtişamlı son bir soyguna katılmaya davet eder...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir