
Débora Falabella
Luísa

Luísa is a romantic, dreamy and delicate young woman married to Jorge, an engineer, a man of good habits and good economic conditions. They didn't know each other well, but got married and Luísa was a good wife, "she was clean and happy as a bird". Everything get changed when she meets a childhood love, her cousin Basílio. What seemed to be a great adventure will became a nightmare and Luísa will discover the price of her infidelity.

Débora Falabella
Luísa

Fábio Assunção
Basílio

Glória Pires
Juliana

Reynaldo Gianecchini
Jorge

Simone Spoladore
Leonor

Zezeh Barbosa
Joana

Laura Cardoso
Tia Vitória

Nilton Bicudo
Reinaldo

Guilherme Fontes
Sebastião

Gracindo Júnior
Castro

Murilo Grossi
Túlio
Alexandre Hendersen
Namorado de Joana

Ana Lúcia Torre
Vizinha

Anselmo Vasconcelos
Policial
Anderson Mello
Recepcionista

Baştan çıkarma, yasak aşk ve kurtuluşun ilgi çekici ve günahkâr bir keşfi olan Gabriel's Inferno, bir adamın imkansızlığını - affetmeyi ve sevgiyi kazanmaya çalışırken kendi kişisel cehenneminden kaçışının büyüleyici ve çılgınca tutkulu bir hikayesidir.

Profesör Gabriel Emerson nihayet Julia Mitchell'in kimliği hakkındaki gerçeği öğrenir, ancak gerçekleşmesi çok geç gelir. Julia, saygın Dante uzmanının onu hatırlamasını bekliyor ve onunla daha fazla bir şey yapmak istemiyor. Gabriel başkasının kollarında sevgi bulmadan kalbini geri kazanabilir mi?

The final part of the film adaption of the erotic romance novel Gabriel's Inferno written by an anonymous Canadian author under the pen name Sylvain Reynard.

Umut vadeden bir müzisyen yakında göreve gidecek bir askerle anlaşmalı evlilik yapmayı kabul eder. Ama sahte ilişkileri bir trajedi sonucu fazlasıyla gerçek bir hâl alır.

Yasak bir aşk ve değişen sosyal normlar hakkında incelikle işlenmiş bir hikaye olan Benim Polisim, polis memuru Tom (Harry Styles/Linus Roache), öğretmen Marion (Emma Corrin/Gina McKee) ve müze kuratörü Patrick (David Dawson/Rupert Everett) arasında yaşanan ve kırk yıla yayılan bir aşk üçgenini anlatıyor.

Nick ve Noah, aşklarının en büyük sınavıyla karşı karşıya: Noah, Oxford Üniversitesi'ndeki yeni hayatına adım atarken Nick, Londra'da kalıp babasının şirketinde çalışmak zorundadır. Mesafe ve artan baskılarla kuşatılan ikili; kıskançlık, hırs ve onları ayırmaya kararlı güçler karşısında ilişkilerinin her şeye rağmen ayakta kalabileceğini kanıtlamak için her riski göze almak zorundadır.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Sosyetik bilinçli Bayan Bennet (Mary Boland), kocasının (Edmund Gwenn) isteksiz yardımıyla, beş kızına, uygun ve zengin birer koca arayışına girişir. Bayan Bennet'in inatçı kızı Elizabeth (Garson) zengin ve yakışıklı, ama bir o kadar da alaycı ve kaba Bay Darcy'e (Olivier) aşık olunca, başından beri zor olan planlar daha da zorlaşır. Ancak bu zeka, görgü ve aşk dolu hikayede Elizabeth, Bay Darcy'nin kalbini sadece kendi koşullarıyla kazanacaktır. İlk başta kendisine gösterdiği ilgisizliğin intikamını tatlı bir şekilde aldıktan sonra.

Val Xavier, a drifter of obscure origins, arrives at a small town and gets a job in a store run by Lady Torrence. Her husband, Jabe M. Torrance, is dying of cancer. Val is pursued by Carol Cutere, the enigmatic local tramp-of-good-family.

Genç bir tıp öğrencisi olan Shaw, asi bir dövme sanatçısı olan Rule’a, onu gördüğü ilk andan beri aşıktır. Ancak Rule, Shaw’ı hiç o gözle görmemiştir. İtiraflarla dolup taşan unutulmaz bir gece, aralarındaki ilişkiyi sorgulamalarına yol açar: Bu iki zıt karakter büyük bir aşk mı yaratacaklar, yoksa birbirlerinin hayatını zindana mı çevirecekler?

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

1950'li yılların Harlem'inde genç bir kadın, babasının dükkanında, gelecek vadeden bir saksafoncuyla tanışır. Aşkları, değişen zamanların, coğrafyaların ve profesyonel başarıların ötesine geçen nefes kesici, romantik bir hikayeye dönüşür.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Kardeşinin ölümünden sonra yeni bir başlangıç için Milano'ya taşınan June, yeni uluslararası okulundaki kusursuz onur öğrencisi Will'de huzur bulur. Ama Will'in gizli MMA dövüşlerine katılan sorunlu arkadaşı James'le başlayan rekabet, hızla karşı konulmaz bir çekime dönüşür. June güvenli olanla istediğini sandığı her şeyi altüst eden aşk arasında seçim yapmak zorundadır.

Tüm zamanların en sıradışı aşkı... Dünya çapında 65.000 gösterim... En popüler müzik... Paris opera binasını kendisine mesken tutan Hayalet (Gerard Butler), zamanının büyük çoğunluğunu org çalarak ve opera binasını gezerek geçirir. Genç opera sanatçısı Christine’in (Emmy Rossum) açılış gecesindeki büyüleyici performansı, hem seyircileri hem de tiyatronun hayaletini derinden etkiler. Ve operanın gizemli hayaleti kendisini bu yıldızı korumaya adar. Fakat bu genç sopranoya sahip çıkmak isteyen tek güçlü erkek o değildir. Operanın sahibi Vicompte Raoul de Chagny’nin (Patrick Wilson) de gözü Chtristine’dedir. Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber’in “The Phantom of the Opera” adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyaz perdeye uyarlandı. Film 77. Oscar ödüllerinde 3 dalda aday gösterildi...

Miles Raymond, bütün hayatı bir yazar olabilme hayalleriyle geçmiş, ama evliliğindeki gibi mesleğinde de başarısız olmuş, bir İngilizce öğretmenidir. En yakın arkadaşı Jack ise, hiç kimse tarafından tanınmayan bir televizyon oyuncusudur ve evlenmek üzeredir.Miles’ın son yazarlık denemesi de başarısızlıkla sonuçlanınca en yakın arkadaşı Jack’i, evlenmeden önce, bir haftalık bir yolculuğa davet eder.

Doğdukları zamandan beri hiç ayrılmayan 4 iyi arkadaşın ilk defa birbirlerinden ayrı geçirecekleri o güzel yazın hikayesini anlatıyor.Genç kızlar hepsine tesadüf bir şekilde uyan bir pantolon alırlar ve farklı vücut yapılarına sahip oldukları için bunun bir sihir olduunu düşünürler .Bu pantolonu birbirleri arasındaki bağları için kullanmaya karar verirler. Hayatta dostlukların ne kadar önemli olduğunu anlatan güzel bir gençlik filmi.


Sue Hecker'ın romanının bu uyarlamasında bir muhasebeci, nişanlısı tarafından aldatılmasını kendi cinselliğini keşfetmek için bir fırsat olarak görünce başını belaya sokar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir