
Arnaud Ducret
Pierre Lemarchal


Arnaud Ducret
Pierre Lemarchal

Odile Vuillemin
Laurence Lemarchal

Mickaël Lumière
Grégory Lemarchal

Lou Gala
Leslie Lemarchal

Candice Dufau
Karine Ferri

Sofiane Francine
Sofiane

Ilona Bachelier
Lucie Bernardoni

Lucie Bernardoni
Self

Loïc Blanco
Matthieu Gonet

Alexis Loizon
Kamel Ouali

Michael Pinelli
le kiné Star Ac

Karin Martin-Prevel
Dominique, médecin Star Ac

Jean-Louis Tribes
Gérard Louvin

Anton Csaszar
Yvan Cassar

Alain de Catuelan
Pascal Nègre

This biopic traces Elvis Presley’s life from his impoverished childhood to his meteoric rise to stardom to his triumphant conquering of Las Vegas.

Filmde Bill Gates, Steve Jobs (şu anda Apple’ın başında), Steve Wozniak, Steve Ballmer (şu anda Microsoft’un başkanı), ve Paul Allen (şu anda yatırımcı) gibi tanıdık simaların, ünivesite yıllarından başlayarak Microsoft ve Apple’ı kuruşu özetleniyor.

Besteci, şarkıcı ve dansçı George M. Cohan'ın müzisyenlik kariyerini ele alan film, 2. Dünya Savaşı'nın ilk günlerinde, Cohan'ın emekli olmaya karar vermesiyle başlıyor. Başkan Roosevelt'in davetiyle bir akşam Beyaz Saray'a konuk olacak ve Altın Madalya nişanına layık görülecektir. Cohan, bu gece sahnedeki ilk günlerini hatırlamaya başlar, filmin hikayesi de onunla birlikte doğduğu güne geri döner ve bugünden başlayarak yaşadıklarını perdeye yansıtır. Gerçek hayatta ünlü şarkılarıyla kendi müzikal şovlarının yazan, yöneten ve başrolünde yer alan ünlü sanatçı George M. Cohan'ın hikayesini ele alan filmin yönetmeni Michael Curtiz.

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Bir yaz romantizminin tadını çıkardıktan sonra, lise öğrencileri Danny ve Sandy, Rydell Lisesine transfer olduğunda beklenmedik bir şekilde yeniden bir araya gelirler. Orada Sandy, Danny'nin kalbini tekrar kazanmak için alaycı Rizzo ve Pembe Bayanlar ile mücadele etmelidir.

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.

Kahire'de doğan, 50'lerde ün kazanan, Youssef Chahine'in "Le Sixième Jour" adlı filminde oynayan, Fransızca, İspanyolca, Arapça, İbranice, Almanca ve İtalyanca şarkıları olan müzik ikonu Dalida'nın gerçek öyküsüne dayanıyor. 55 altın plak sahibi, tüm zamanların en ünlü şarkıcılarından Dalida'nın hayatının anlatıldığı filmde sadece Gigi L’amoroso ile uluslararası müzik dünyasında büyük üne, içsel bir arayışla çıktığı Hindistan yolculuğu, disko müziğinin altın yıllarında yeniden parlayışı, trajik ölümü gibi pek çok olaya yer veriliyor.

Mısır’da İsmailiye’deyiz. 1910’lu yıllar. Darbukanın sesine dayanamayan çocuk sokağa çıkıp kendini darbukanın ritmine bırakıyor. Aynı çocuk büyüdüğü zaman ailesiyle Monako’ya taşınacak ve Sporting’de prova yapan Frank Sinatra’yı seyredecek. Bu genç adam hiç durmayıp devamlı yükselecek. Yaptığı müzik 1 numara olsa da, hayranları ve genç kadınlar peşini bırakmasa da hiçbir şey onun için yeterli olmayacak. Yeni müziklerin peşinden gidecek, herkesten çok, ölürcesine çalışacak ve kimsenin kendisini sevmesine izin vermeyecek. Florent Emillio Siri’nin iki buçuk saat süren filmini Mart ayında seyrettim. ‘Cloclo’ 20. yüzyılda Fransız müziğine damgasını vuran Claude François’nın lakabı, hayatı, filmi. Aylar sonra filmi konuşmamın sebebiyse, unutulmaz bir performansla Claude François olan oyuncu Jeremie Renier. Belçikalı oyuncunun başarısıyla ‘Comme d’Habitude’, ‘Cette Annee-La’, ‘Magnolias For Ever’ ve ‘Alexandrie Alexandra’ şarkıları 2012’de yeniden hayat buluyor.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Efsane yönetmen Alfred Hitchcock ile aktris Tippi Hedren'in, "The Birds" filminin çekimleri sırasında yaşadıkları takıntılı ilişkiyi anlatan, etkileyici bir biyografi...

A famous pianist at the twilight of his career meets a free-spirited music critic who soon becomes his rock as his mental state deteriorates.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

Film Frankestein'in yönetmeni James Whale'ın hayatından kesitler sunuyor onun eşcinselliği ile ele aldığı hayatının, trajik şekilde kendi sonunu getiren, 2. Dünya savaşında yaşadıklarını anlatıyor..

Frances Farmer'ın Hollywood'ta şöhrete göz kamaştırıcı yükselişi ve sonrasında kara listeye alınmasıyla trajik bir yöne giren yaşamının gerçek öyküsüdür...

1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...

Film, ünlü gitarist ve besteci Django Reinhardt'ın hayatını ve 1943'te Alman işgali altındaki Paris'ten kaçışını konu alıyor.

Film, modern bilim ve teknoloji tarihini değiştiren İngiliz fizikçi ve teorisyen Stephen Hawking'in hayatından bir kesiti ele alıyor. Odak noktası olarak Hawking'in 1965 ve 1991 yılları arasında evli kaldığı ilk eşi Jane Wilde ile olan ilişkini konu alan filmde, öğrencilik yıllarında başlayan ilişkilerine, birlikte bilim adına yaptıklarına ve ALS hastalığının teşhisiyle yaşadıkları sarsıntılara tanık olacağız.


Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanmaktadır. Anne ve babası (Julie Walters ve James Cromwell) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (James McAvoy), zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (Maggie Smith) yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi? Film, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir